Değerli düşün insanı ve felsefe hocamız anısına ‘’Arda Denkel Ödülleri’’

Felsefe bilimine sunduğu katkılar ve özgün bir düşün insanı olarak ürettikleriyle sadece Türkiye’de değil tüm dünyada felsefe alanında edindiği saygın konumla belleklere yerleşen; felsefeci, bilim insanı Arda Denkel adına Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından Arda Denkel Ödülleri verilmeye başlandı. İlki Aralık 2015’te gerçekleştirilen Arda Denkel Festivali kapsamında verilen ödüller, bundan böyle her yıl düzenli olarak takdim edilecek.

21 Mayıs 2000 tarihinde aramızdan ayrılan Arda Denkel anısına, geçtiğimiz yıl Aralık ayında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından düzenlenen Arda Denkel Festivali kapsamında ilk ödüller Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunları olan ve aynı zamanda Arda Denkel’i tanıma fırsatı bulmuş Zeynep Direk (Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi) Fiona Tomkinson (Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi) ve Barış Çetin Eren’e (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi) sunuldu.

2015 Arda Denkel Ödülleri’ne değer bulunan ödül sahipleri Arda Denkel’i şöyle anlattılar:

Zeynep Direk:

Arda Denkel’in öğrencisi olarak onunla ilgili pek çok anım var. Yaptığı şeye aşıktı. Öğrencileri olarak bunu görebiliyorduk. Derslere tıpkı bir oyuncunun sahneye hazırlanması gibi hazırlanırdı. Öğleden sonraki Ontoloji dersi için sabah saat 5’te uyanır ve hazırlık yapardı. Bir gün bana şunu sorduğunu hatırlıyorum: ‘’Düşünebiliyor musun Zeynep, yapmayı sevdiğim şeyden dolayı bana maaş veriyorlar!’’. Boğaziçi’ndeki altı yılım boyunca ondan çok şey öğrendim. Ama en önemlisi şuydu: ‘’Felsefenin size para kazandıracağını sanmayın. Felsefe bir meslek alanı değildir. Felsefe, farklı argümanlarla düşünmekten heyecan duymaktır ve başkalarının eleştirilerine açık yeni yaklaşımları ortaya koymaktan haz almaktır. Felsefe, birlikte düşünebilmektir’.

Fiona Tomkinson:

Arda Denkel Ödülü’ne değer bulunmak beni çok onurlandırdı. Arda ile yakın çalışma ayrıcalığına erişmiş olamasam da ona her zaman bir insan, bir akademisyen ve bir felsefeci olarak büyük hayranlık duydum… Boğaziçi Felsefe ’ye başladığım dönemlerde, bazı iş yükümlülüklerim nedeniyle konferanslara düzenli olarak devam edemememe rağmen, bu kayıpları meslektaşı-öğrencisi İrem Kurtsal’a ilettiği notlarla telafi etmemi sağlayarak bana karşı son derece kibar ve anlayışlı olmuştur… Pek çoğumuz gibi, hayatının o son trajik ayları, ölümünün ardından yaşadığımız yası ve ona duyulan sevgiyi unutmam imkânsız. Hastane odasına bıraktığım çiçekleri ve Stephen Voss ile mezarını ziyaretimiz de hala üzücü birer anı olarak aklımda…

Barış Çetin Eren:

Arda Denkel, bölümde tanıştığım ilk kişiydi. Üniversite sınavı sonuçları açıklandığında beni evden aramıştı. Aslında önce lisemi arayarak ev telefonumu bulmuş ve bana ulaşmıştı. Üniversiteye giriş sınavında en yüksek puanı almış bir öğrencinin neden Boğaziçi Felsefe’de okumak istediğini anlamaya çalışıyordu. Telefonda yaklaşık 10-15 dakika konuştuk daha sonra beni ofisine, gelecek planlarım üzerine konuşmak üzere davet etti. O yıllarda planım Türkiye’de kalmak yerine Amerika’ya giderek oradaki üniversitelere başvuru yapmaktı. Arda Denkel beni Türkiye’de kalmaya ve Amerika başvurularımı buradan yapmaya ikna etti. Onun tavsiyesini dinledim ve bu muhtemelen hayatımın akışını değiştirdi. Sanıyorum sonuç onu çok mutlu etmezdi ama ona hala teşekkür borçluyum.

Boğaziçi’ndeki öğrencilik hayatım boyunca Arda Denkel’den epistomoloji ve ontoloji dersleri alma şansına eriştim. Bu derslerde pozitif anlamda oldukça provokatif bir hocaydı. Onun bu meydan okuyan tavrı- bazen katılmasam da- dersleri çok zengin ve unutulmaz kılıyordu.

Akademik hayatım boyunca ele aldığı konuları onun kadar ciddiyetle analiz eden, sorular soran, yanıtlar bulmaya çalışan bir akademisyen daha tanımadım. Sanırım onun bu ciddiyeti, onunla kısacık da olsa sohbet etme imkânı bulmuş bir insanın ona saygı duymasına yol açıyor.

http://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/degerli-dusun-insani-ve-felsefe-hoc...

Share