Boğaziçi Üniversitesi ‘’Yarının İstanbul’u’’ için çalışacak

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı, UK Research and Innovation (UKRI) tarafından desteklenen Yarının Şehirleri projesinin İstanbul ayağının yönetim ve koordinasyon merkezi oldu. Beş yıl sürecek proje kapsamında Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı bünyesinde bir İstanbul Kent Ofisi kurulacak.

Yarının Şehirleri, Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik uluslar ve disiplinler arası bir araştırma projesi. Projenin amacı orta gelir seviyesi ve altındaki ülkelerde, kriz yönetimi anlayışından, çoklu afet tehlikeleri altında kentlerin karşı karşıya bulunduğu riskleri göz önünde bulunduran planlama ve karar alma mekanizmalarına geçişi kolaylaştırıcı çözümler sunmak.

Share

Tarlada hasadı artık robotlar yapacak

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özertan, dünyada ve ülkemizde riskle özdeşleşmiş sektörlerin başında tarımın geldiğini belirterek başta maliyet-fiyat belirsizlikleri olmak üzere son yıllarda etkilerini gözle görünür şekilde hissettiğimiz iklim değişikliğinin tarım ve gıda sektörlerini pek çok belirsizliğin yaşandığı iş kolu haline getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Özertan, ‘Tarım ekonomisinde 55 üründe dünyada ilk 10 üretici arasındayız ancak iş gücü verimliliğinde 30., arazi verimliliğinde ise 21. sıradayız’’ dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nin Tekfen Holding desteği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Malatya’da düzenlediği ‘’Açık Ders’’ seminerinde konuşan Prof. Dr. Gökhan Özertan, Türkiye’nin bir tarım ülkesi olmasına rağmen sektörün yeniliklere kapalı bir sektör olduğunu ifade etti.

Ekonomi
Share

Pizza tarifleri veren, korku hikâyeleri yazan ve elbise tasarlayan yapay zekâ ile tanışma vakti!

Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Fulbright Bursu ile Purdue Üniversitesi’nde doktora yapan ve MIT’de çalışan Pınar Yanardağ altı yıl sonra TÜBİTAK'ın 2232 programıyla Türkiye’ye dönen bilim insanlarından biri. Yanardağ, MIT Media Lab'de bulduğu dönem boyunca korku hikâyeleri yazan yapay zekâ başta olmak üzere, pizza tarifi veren veya kıyafet tasarıları yapan yapay zekâ gibi ilgi çekici projeleriyle özellikle Amerikan medyasında ilgi topladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken tanıştığı yapay zekâyı, sağlık alanına uygulayacağı projesiyle TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’na kabul edilen Yanardağ, Boğaziçi Üniversitesi’nde How to generate almost anything?” yani “Her şeyi yapay zekâ ile nasıl üretebiliriz?” başlıklı bir ders vermeye başladı. Genç araştırmacı Boğaziçi Üniversitesi’nde sağlık alanına yönelik projeler yürütecek. Yanardağ ile araştırmaları üzerine konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Mühendislik Fakültesi
Share

Hayali arkadaşlar yüksek bilişsel beceri ve yaratıcılığın ürünü

Hayali arkadaş kavramı, çoğu yetişkin tarafından bir sorun olarak görünse de, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştıran Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, çocukların hayali arkadaşlar yaratmasının bilişsel gelişimleri için yararlı olabileceğini vurguluyor. Daha önce 3-5 yaş arası çocuklarla çalışan ve şu anda da hem 3-6 hem de 8-15 yaş grubuyla ve çocukluklarında hayali arkadaşları olduğunu ifade eden yetişkinlerle projelerine devam eden Tahiroğlu’nun çalışmaları, Batı literatüründe çok sayıda örneği görülen ancak Türkiye’de sınırlı bir çalışma alanı olarak kalmış hayali oyunlar ve arkadaşlar konusunu anlamaya yönelik önemli sonuçlar sunuyor.

Çocukların hayali oyunlar ya da arkadaşlar üretmesinin yüksek bir bilişsel beceri ve yaratıcılık gerektirdiğini vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, “Hayali arkadaşı olan çocukların sosyal ve bilişsel birçok alanda iyi olmasına şaşırmıyorum, çünkü aslında bir şeyin gerçeği varken onu farklı bir şekilde hayal etmek yüksek bilişsel beceri ve hayal gücü gerektiren bir süreç.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

KOBİ’lerin dilinden anlayan yazılım Boğaziçi’nde geliştiriliyor

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Boğaziçi Üniversitesi’ne gelen ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bünyesinde araştırmalarına başlayan Dr. Fatma Başak Aydemir, yapay zekâ yöntemlerini yazılım mühendisliğinde kullanarak yürüteceği projesiyle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik yazılımların daha hızlı ve daha verimli şekilde geliştirilmesini sağlayacak.

Türkiye’de çok örneği bulunmayan ve teknik okuryazarlığı gelişmemiş şirketlerin de ihtiyaçlarına doğru şekilde cevap verecek yazılımların geliştirilmesini hedefleyen ‘’Yazılım Gereksinim Mühendisliği’’ alanında araştırmalar yapan Aydemir’in projesinin uygulama alanı ise Boğaziçi Üniversitesi’ne ait bir Teknoparkın da bulunduğu Dudullu Organize Sanayi Bölgesi olacak.

Share

Kanseri odağında yok eden çığır açıcı hedefli tedavi

Boğaziçi Üniversitesi, College de France ve Fransız biyoteknoloji şirketi Ipsen, prostat kanserinde tümör hücrelerinin tamamıyla yok edilmesini hedefleyen yeni bir tedavi için işbirliği yaptı. Projenin yürütücülüğünü Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Şahin üstleniyor.

Doç. Dr. Şahin aynı zamanda, biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren Gilead Sciences Türkiye’nin 2013 yılından bu yana yürüttüğü “Gilead ile Hayat Bulan Fikirler” programı kapsamında Türkiye’den araştırma desteğine layık görülen bilim insanlarından biri oldu. 23 Ekim tarihinde düzenlenen törenle Gilead Sciences “Hayat Bulan Fikirler” Ödülü’nü alan Doç. Dr. Şahin, 2016 yılında HIV enfeksiyonuna yol açan virüsün organizmaya girdikten sonra yarattığı etkileri inceleyen araştırma projesiyle Gilead Türkiye Fellowship ödülüne değer bulunmuştu.

Mühendislik Fakültesi
Share

Türkiye aktif iklim politikası uygulayarak milli gelirini artırabilir!

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sevil Acar’ın Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan ile birlikte hazırladığı “Dual Bir Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme ve İklim Değişikliği ile Mücadele” başlıklı TÜBİTAK projesi, hem reel milli gelirin artmasını hem ülke genelinde işsizliğin ve kayıt dışı istihdamın azalmasını sağlayacak bir iklim politikası paketi öneriyor.

Proje ayrıca, yoksul bölgelerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla söz konusu bölgelerin gelir ve istihdamının zengin bölgelerinkinden daha fazla artacağı bir senaryo çiziyor. ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr.

Share

Hücreler arası moleküler haberleşme ile hastalıkların teşhisi kolaylaşacak

2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Ali Emre Pusane’nin kurduğu Nanonetworking Araştırma Grubu, nano iletişim ve moleküler iletişim alanında çalışmalarına Güney Kore, İspanya, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerdeki üniversitelerle yapılan ortak projelerle devam ederken dünyada da tanınırlığı olan bir araştırma grubu olarak dikkat çekiyor. Dr. Birkan Yılmaz’ın Kasım ayında gruba katılmasıyla araştırma ekip daha da büyüyecek.

Moleküler iletişim için nano ölçekteki fiziksel deneyleri gerçekleştirmeye başlayan araştırma ekibi, sağlık alanında erken teşhis ve akıllı cihaz teknolojileri gibi uygulamaları yönlendirmek için moleküler düzeyde bir haberleşme altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Projelerinin detaylarını Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Doç. Dr. Ali Emre Pusane ile konuştuk.

Nano iletişim yeni bir bilim alanı olarak kabul ediliyor, bu alanı nasıl tanımlayabiliriz?

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçili genç araştırmacı geleceğin enerji depolama cihazlarını geliştirecek

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye geri dönen bilim insanlarından biri olan Betül Uralcan, gelecekte pillerin yerini alacağı tahmin edilen “süperkapasitörler” üzerine çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesi’nde başlıyor. Princeton Üniversitesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği çatısı altında bütünleşik doktora ve doktora sonrası çalışmalarını tamamlayan Uralcan, enerjinin daha hızlı bir şekilde daha küçük bir alanda depolanmasını sağlayacak olan çift katmanlı kapasitörler üzerine çalışıyor. Enerji kaynaklarının giderek kısıtlı hale geldiği ve enerji depolamanın önem kazandığı günümüzde, çift katmanlı kapasitörler hızlı, çevre dostu ve güvenli olmalarıyla öne çıkıyor.

TÜBİTAK’ın tersine beyin göçü programı ile 2019-2020 akademik yılı başında Türkiye’ye dönerek çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdürme kararı alan genç araştırmacı Betül Uralcan geleceğin enerji depolama cihazlarını geliştirecek.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden perakende sektörüne hayat kurtaran algoritma çözümleri

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Aras’ın liderliğinde hazırlanan projeyle perakende sektöründe karşılaşılan problemlerinin önüne geçiliyor. Migros için üretilen algoritmalarla firmanın mağazalarında satılan ürünlerin depolandığı dağıtım merkezlerindeki süreçlerin en verimli şekilde işlemesi sağlanırken, endüstri mühendisliği alanında sıkça karşılaşılan sorunlara dair de yeni çözümler üretiliyor.

Veri madenciliği, yöneylem araştırması ve üretim/hizmet sektörlerinde ortaya çıkan optimizasyon problemlerinin çözülmesi gibi alanlarda çalışmalarını yoğunlaştıran Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Aras, Migros Ticaret A.Ş.’nde gerçekleştirilmiş proje hakkında bilgi vererek güncel çalışmalarını paylaştı.

Mühendislik Fakültesi
Share

İklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz: ‘’Suda yavaş yavaş ısınan kurbağa gibiyiz’’

Aşırı sıcaklar, yaz ortası yaşanan seller, fırtınalar derken iklim değişikliğinin iklim krizine ve hatta bazı uzmanlarca adlandırıldığı üzere ‘’iklim felaketi’’ne evrildiği bir çağa tanıklık ediyoruz. Fırtına, kuraklık ve seller sonucunda dünyada insani yardıma muhtaç kişi sayısının 2050'ye kadar 200 milyona ulaşacağı ve bu artışın ekonomik bedelinin de 20 milyar doları bulabileceği öngörülüyor. Peki, bu gidişe nasıl engel olunacak? Prof. Dr. Levent Kurnaz ile kısa süre önce okurlarla buluşan ‘’Son Buzul Erimeden’’ adlı kitabı üzerine konuştuk.

İklim kriziyle birlikte dünya korkunç bir sona mı sürükleniyor? Bu gidişata nasıl engel olunacak? Almamız gereken en acil önlemler neler? Et tüketiminden uçak yolculuğuna tüketimde neleri azaltmalıyız?

Share

''Toplumsal kaynaşma, ortak kimlikler ve aidiyetlikler üzerinden sağlanamaz''

Araştırmacı Hasret Saygı, Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü bünyesinde tamamladığı ‘’Türkiye’nin Bir Şehrinde Yerel ve Mülteci Kadınlar Arasındaki Günlük Etkileşim: Kimliklerin Müzakeresi ve İnşası" başlıklı doktora tezinde Kırşehirli yerel kadınların ve Iraklı Türkmen kadınların dil, din ve kadınlıkla ilintili konular üzerinde üzerinde ortaklaştıkları ve ayrıştıkları noktaları inceledi.

Araştırmacı Hasret Saygı, Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü bünyesinde tamamladığı ‘’Türkiye’nin Bir Şehrinde Yerel ve Mülteci Kadınlar Arasındaki Günlük Etkileşim: Kimliklerin Müzakeresi ve İnşası" başlıklı doktora tezinde Kırşehirli yerel kadınların ve Iraklı Türkmenlerin bir araya geldiği ev buluşmalarındaki sohbetleri merkeze alıyor.

Share

“Sürdürülebilir bir gelecek için doğayla ilişkimizi değiştirelim”

Yazarları arasında Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kerem Saysel’in de bulunduğu Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES)’nun birinci küresel değerlendirme raporuna göre 1 milyon tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yeryüzünde insanın var olduğu zaman diliminde ilk defa bu kadar çok türün yok olma tehlikesi yaşadığını belirten rapor, özellikle son 50 yılda artan tüketim faaliyetlerinin ekosisteme verdiği zararı çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor.

İklim Haber ve Konda’nın “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı 2019” adlı araştırmasına göre [1] Türkiye’de toplumun yüzde 60’ı iklim değişikliğinden endişeli olduğunu belirtirken, yüzde 50’si iklim değişikliğinin etkilerini şimdiden hissettiğini kaydediyor.

Share

"İş kazaları kader değil; eğitim ve denetimle engel olmak mümkün"

Türkiye’deki işgücünün yüzde 7’si inşaat sektöründe çalışıyor. İnşaat sektöründeki ölümlü kazaların oranı diğer sektörlerle kıyaslandığında yüzde 36 gibi hayli yüksek bir oranda seyrediyor. İş kazalarının yaklaşık üçte birinin inşaat sektöründe meydana geldiği ülkemizde, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nde görev yapmakta olan Dr. Öğretim Üyesi Semra Çomu Yapıcı, İnşaat Sektöründe Meydana Gelen İş Kazaları için Fizyolojik Risk Faktörlerinin Analizi konulu bir araştırma yürütüyor. Proje kapsamında inşaat işçilerinden alınan fizyolojik veriler bu alandaki mevcut istatistiki data ile karşılaştırılacak ve elde edilecek bulgularla birlikte kazaların önlenmesi yönünde yapılabileceklere dair çözüm önerileri ortaya konulacak.

SGK istatistiklerine göre ülkemizdeki iş kazası sayısı 2017 verilerine göre 359.653 iken inşaatta iş kazası sayısı 62.802 olarak gerçekleşti. Kayıtlı olarak bildirilen toplam ölümlü iş kazası sayısının 1.633 olduğu ve bu kazalarda 587 kişinin inşaatlarda gerçekleşen kazalarda hayatını kaybettiği kaydediliyor. Sektörde en çok iş kazası ise sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli ve Bursa’da meydana geldi.

Mühendislik Fakültesi
Share

“Felsefe eğitimi ilköğretimden başlayarak verilmeli”

İnsanlığın sınırlı kaynaklar, çatışma ve kararsızlık gibi sorunlarla mücadele ettiği bugünün küresel dünyasında, felsefenin bu sorunlarla ne kadar ilgili olduğu meselesi önemli bir tartışma olarak ortaya çıkıyor. Felsefe disiplini dışındaki çok sayıda insan, felsefe eğitimi görmeyi “gereksiz bir lüks” olarak görebiliyorken, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kenneth R. Westphal, felsefenin insanları “iyi ve sorumlu bir hayat” sürmeye dair düşünmeye yönelttiğini belirtiyor. Westphal ayrıca bireylerin ilköğretimden başlayarak felsefi açıdan düşünmeyi öğrenmesi gerektiğini vurguluyor ve “İhtiyacımız olan şey akıllı, yetenekli ve sorumluluk sahibi bir gelecek kuşak ve bu da ancak temel bilimler eğitimiyle mümkün,” sözlerini ekliyor.

Kuzey Avrupa Felsefe Dergisi (SATS: Northern European Journal of Philosophy) felsefenin neden önemli olması gerektiği, nasıl önemli hale getirilebileceği, topluma ne gibi katkılar sunabileceği ve felsefenin entelektüel merkeziyetini canlandırmak için neler yapılabileceği gibi soruları tartışmak üzere makale çağrısı yaparak “felsefenin krizi” başlığını gündeme getirdi*.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden biyo-uyumlu nöroprotezler için AB ile ortak araştırma

Nörobilimin önemli uygulama alanlarından biri de hareket ve duyu işlevini kaybetmiş kişiler için tasarlanan nöroprotezler. Geliştirilen son teknolojiler sayesinde hastaların sinirlerine ve beyinlerine yerleştirilen implantlar yardımıyla nöronlarda oluşan hareket komutları algılanıyor ve bir robot kol hareket ettirilerek cisimlere erişmek, onları kavrayarak kullanmak mümkün olabiliyor. Nöroprotez teknolojisinin her geçen gün hızla geliştiği günümüzde Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı da, Avrupa’dan araştırmacıların yer aldığı konsorsiyum bünyesinde, bu alanda yeni teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Burak Güçlü’nün kurucusu olduğu Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Dokunma Duyusu Araştırma Laboratuvarı’nda  yürütülen projede nöroprotez alanında en yeni teknolojilerden biri olan ‘’Grafen Teknolojisi’’ kullanılıyor. İsveç, İspanya, Fransa ve Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi’nden ortakların yer aldığı ERA-NET kapsamındaki konsorsiyum bünyesinde yürütülmekte olan bu proje sayesinde yakın bir gelecekte yeni nesil biyo-uyumlu protezlerin hayatımıza girmesi bekleniyor. 

Share

"Fizikten keyif alıp şaşıracaksınız"

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü'nün, Hürriyet'te yayınlanan "Fizikten keyif alıp şaşıracaksınız" başlıklı yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Fizik okuyan ya da bölüme yeni giren gençler, bugünün ve yarının ihtiyaçlarını karşılayan çok iyi bir temel bilimde okuduğunuzun farkında olun. Fizik okumak iyidir, hakkını verebilirseniz sizi mutlaka geleceğe taşır. Fizik bilginizle felsefeden çok daha fazla keyif alacağınızı görüp şaşırın.

Share

Dünyanın En Önemli Robotik Araştırmacıları İstanbul’a Geliyor

İlki 1996 yılında St. Petersburg’da düzenlenen Uluslararası Konuşma ve Bilgisayar Konferansı (International Conference on Speech and Computer, SPECOM) ve 4 yıldır bu konferansın bünyesinde düzenlenmekte olan Uluslararası Etkileşimsel Katılımcı Robotik Konferansı (International Conference on Interactive Collaborative Robotics, ICR), 20-25 Ağustos 2019’da Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşecek.

Konuşma metinleştirme, multimodal etkileşim, telekomünikasyon, robotik ve akıllı ortamlar uygulamaları alanlarında çalışan araştırmacıların katılacağı SPECOM, Rusya Bilimler Akademisi St. Petersburg Enformatik ve Otomasyon Enstitüsü (St.

Share

Gökçe Kor Bıçakçı Avrupa Birliği projesi ile kirletici maddelerin giderimi araştırmasını Kanada’ya taşıyor

Dr. Gökçe Kor Bıçakcı’nın araştırma projesi, Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü ev sahipliğinde Avrupa Birliği Ufuk 2020 Programı Marie Skłodowska Curie Bireysel Araştırma Bursları kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Günlük hayatta birçok farklı ürünün içeriğinde karşımıza çıkan, canlılar ve çevre açısından büyük riskler yaratan kirletici maddelerin giderimi konusunda araştırmalar yapan Dr. Kor Bıçakcı, 24 ay süresince çalışmalarını Kanada’da proje ortağı olan University of British Columbia - Bioreactor Technology Group’da yürütecek.

Araştırma projesini Boğaziçi Üniversitesi - Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Ayşen Erdinçler ve University of British Columbia - Bioreactor Technology Group lideri Prof. Dr. Çiğdem Eskicioğlu danışmanlığında gerçekleştirecek olan Dr. Kor Bıçakcı,  bursunun son 12 aylık döneminde ise çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesi - Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde devam edecek. Dr. Kor Bıçakcı’dan araştırması hakkında bilgi aldık.

Share

Yaşlılar sosyal medya ile yaşama sarılıyor

Türkiye’de yaşlı nüfusun sosyal medya kullanımına dair Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde yapılan araştırma, yaşlı bireylerin yaşamlarında sosyal medyanın yerini ve sosyal medyadan beklentilerini ortaya koydu.

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) İşletme Bölümü’nde yüksek lisans tezi olarak hazırlanan araştırma, yaşlı nüfusun sosyal medya kullanım motivasyonlarını ve sosyal medyanın yaşlıların günlük yaşamını nasıl etkilediğini konu alıyor. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 2016’da mezun olan ve aynı bölümde Yüksek Lisans derecesini 2019’da alan Eda Sena Şenceylan’ın (BÜ ’16) yürüttüğü araştırma, İİBF Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker’in danışmanlığında sonuçlarını verdi.

Share

Pages