Dr. Oğuzhan Aygören’den kitle fonlaması araştırması: “Büyük bir balina yakalamak yerine küçük balıklardan ordu kurun”

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Oğuzhan Aygören’in Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nün önceki başkanı Prof. Dr. Stefan Koch ile birlikte yaptığı kitle fonlamasıyla ilgili araştırma, bir projenin başarıya ulaşması için çok sayıda kişi tarafından desteklenmesinin projenin topladığı fon miktarından daha önemli olduğunu gösterdi. Oyun sektöründe gerçekleştirilen analiz çalışmasına göre, geniş kitleler tarafından desteklenen oyun projeleri pazarda başarılı oluyor.

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Oğuzhan Aygören’in Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nün önceki başkanı Prof. Dr. Stefan Koch birlikte tamamladığı analiz çalışması oyun, film, yazılım gibi gelecek vadeden yenilikçi projelerin maddi olarak geniş kitlelerce desteklenmesi anlamına gelen kitle fonlamasıyla ilgili dikkat çekici bulgular ortaya koydu.

Ekonomi
Share

Boğaziçili üç öğrenciye Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda madalya

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden başarılı üç öğrenci, Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda (IMO) iki bronz ve bir gümüş madalya kazandı. Lise dönemleri boyunca ulusal ve uluslararası olimpiyatlarda ter döken Ömer Faruk Erzurumoğlu, Yusuf Kağan Çiçekdağ ve Hayrettin Eren Yıldız, olimpiyat çalışmalarının Boğaziçi Üniversitesi tercih etmelerinde çok etkisi olduğunu belirtiyor.

Dünyanın alanında en zorluları arasında gösterilen Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda (IMO) bu akademik yıl Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği lisans programına yerleşen üç öğrenci büyük başarı elde etti. Bu sene dünya çapından yaklaşık 120 ülkeden altışar kişilik milli takımların yer aldığı IMO'da, Türk Milli Takımı’ndan Yusuf Kağan Çiçekdağ ile Hayrettin Eren Yıldız bronz, Ömer Faruk Erzurumoğlu ise gümüş madalya kazandı.

Fen Edebiyat Fakültesi
Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi Üniversitesi öne çıkan proje ve ekipleriyle TEKNOFEST’teydi

Boğaziçi Üniversitesi 21-26 Eylül’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde kurduğu stant ve Deprem Tırı ile yerini aldı. Boğaziçi’nden öne çıkan projelerin tanıtıldığı sergiye katılımcılar yoğun ilgi gösterirken, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün (KRDAE) Deprem Tırı da ziyaretçilere açıldı. Boğaziçi’nin tecrübeli TEKNOFEST ekiplerinden BURST de “Robotaksi Binek Otonom Araç” yarışmasında “En Özgün Yazılım Ödülü”ne layık görüldü.

TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 2021’de Türkiye ve dünyadan yüzlerce takım eylül boyunca mücadele etti. Boğaziçi’nden toplamda dokuz takımın çeşitli yarışmalarda yer aldığı TEKNOFEST 2021’de BURST, Mavi Kırlangıç, DeepMIA ve Insight Out takımları; İnsansız Hava Aracı (İHA) Döner Kanat”, “Robotaksi Binek Otonom Araç”, “Efficiency Challenge Elektrikli Araç”, Biyoteknoloji İnovasyon”, “Ulaşımda Yapay Zekâ” ile “Sağlıkta Yapay Zekâ” yarışma kategorilerinde Boğaziçi’ni temsil etti.

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Fen Edebiyat Fakültesi
Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçili öğrencinin moleküler iletişim anteni tasarımına TÜBİTAK’tan ödül

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Özgür Kara, TÜBİTAK 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bilgi ve İletişim Teknolojileri kategorisinde moleküler haberleşme çalışmasıyla üçüncü oldu. 21-26 Eylül’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST 2021’de sergilenen araştırma projesiyle, vücut içinde kullanılabilecek mikro-robot gibi cihazların moleküler haberleşmesini daha verimli hale getirecek yeni bir alıcı tasarımı ortaya kondu.

Boğaziçi Üniversitesi öğrenci, akademisyen ve mezunlarının ulusal ve uluslararası düzeyde başarılarına bir yenisi daha eklendi. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Özgür Kara, TÜBİTAK 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bilgi ve İletişim Teknolojileri kategorisinde üçüncülüğe layık görüldü. TEKNOFEST 2021’de sergilenen ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr.

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

Maria Sklodowska-Curie Bursu’nu Dr. Öğr. Üyesi Başak Taraktaş kazandı

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Başak Taraktaş, Avrupa Komisyonu’nun Maria Sklodowska-Curie Bursu’na layık görüldü. Hesaplamalı sosyal bilimleri alanında çalışmalarını sürdüren Dr. Öğr. Üyesi Taraktaş, burs almaya hak kazanan proje kapsamında ABD’de ortaya çıkan “Black Lives Matter” (Siyahi Hayatlar Önemlidir) ve “Me Too” (Ben de) hareketlerinin kesişim noktalarını sosyal medya verileri kullanarak analiz edecek.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Başak Taraktaş, Avrupa Komisyonu’nun en rekabetçi burs programları arasında yer alan Marie Sklodowska-Curie Bursu’nu almaya hak kazandı. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Suzan Üsküdarlı’nın danışmanlığında iki yıl sürecek hesaplamalı sosyal bilimler projesiyle ABD’de ortaya çıkan “Black Lives Matter” (Siyahi Hayatlar Önemlidir) ve “Me Too” (Ben de) hareketlerini sosyal medya verileri kullanılarak derinlemesine analiz edilecek.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerle ilgili araştırma başladı

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu “Türkiye’deki Suriyeli Göçmenlerin Eğitim, İşgücü Piyasası, Demografi ve Sağlık Çıktılarının Bir Analizi” başlıklı araştırma başladı. Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmenleri temsil etme özelliği olan bir örneklemi kullanarak gerçekleştirilecek ve Suriyeli göçmenlerin ekonomi, eğitim, sağlık ve nüfus durumları hakkında çok boyutlu sorular yöneltecek projenin iki yıl sürmesi planlanıyor.

Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu projede; eğitim, ekonomi, sağlık gibi birçok alanda Suriyeli mültecilere yönelik detaylı bir analiz yapılacak. Analiz için hem Türkiye’deki yerel halk hem de Suriyeli mültecilere dair örneklem barındıran Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün her beş yılda bir yaptığı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nın (TNSA) 2018 yılı verileri kullanılacak. Bu verilerin Suriyeliler ile Türkiye’deki yerel halkın bir karşılaştırmasını yapma olanağı sağladığını ifade eden Prof. Dr.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden normalden altı kat daha iyi görüntüleyen röntgen cihazı

Boğaziçi Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Enstrümantasyon Laboratuvarı (X-Lab) bünyesinde, rutin olarak kliniklerde kullanılan cihazlara göre şimdilik 6 kat daha yüksek çözünürlükte görüntüleme yapabilen yeni bir röntgen cihazı geliştirildi. Laboratuvarın Kurucu Direktörü Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, TÜBİTAK’ın desteklediği projenin üç yıl süren yoğun bir çalışmayla tamamlandığını belirterek “Normalde tipik bir dijital röntgen cihazı 140-180 mikrometre çözünürlüğüne sahip. Biz bunu özel sensör ve yazılımlarla şu anda 27 mikrometreye kadar indirebiliyoruz. Bu şekilde vücudumuzun içindeki daha fazla detayın, şimdilik sadece 12-13 saniye süren bir çizgisel tarama şeklinde görüntülenebileceğini göstermiş olduk. Bu yaklaşım, ileride farklı uygulamalar için daha da hızlandırılabilir” diyor.

2010’da Boğaziçi Üniversitesi Medikal Görüntüleme Laboratuvarları (BUMIL) bünyesinde kurulan X-Lab; medikal teşhis sistemleri, X-ray teknolojileri, yarıiletken temelli görüntüleme teknikleri, medikal görüntü işleme ile medikal elektronik tasarımları alanında yaklaşık 10 kişilik bir lisansüstü öğrencisi araştırmacı ekiple çalışıyor. Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr.

Mühendislik Fakültesi
Share

Doç. Dr. Ilgın Gökaşar’a “otonom araç” ödülü

Türkiye Ulaşım Sistemleri Derneği’nin (AUSDER) bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “Ulaşımda Aklın Yolu Ödülleri” kapsamında Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ilgın Gökaşar "Türkiye Özel Ödülü"nün sahibi oldu. Doç. Dr. Ilgın Gökaşar, otonom araçların trafik yönetimi konusundaki yenilikçi çalışmalarıyla tanınıyor.

Ankara merkezli Türkiye Ulaşım Sistemleri Derneği (AUSDER), bu sene dördüncü kez ulaşım alanında Türkiye’de öncü projelere sahip profesyonel, bilim insanı, özel kuruluş ile yerel yönetimleri ödüllendirdi. "5G" ve "V2X" gibi bağlantı teknolojilerini kullanan sürücüsüz etkileşimli araçlar teknolojisinde Türkiye’nin öncü bilim insanları arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ilgın Gökaşar, Türkiye Ulaşım Sistemleri Derneği’nin (AUSDER) 4’üncü “Ulaşımda Aklın Yolu Ödülleri”nde Türkiye Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

“Kayıt dışı ekonominin çevreye zararı matematiksel toplamların çok üzerinde”

Kayıt dışı ekonomik faaliyetler sadece ekonomiye değil, çevreye de zarar veriyor. Kayıt dışı ekonominin çevresel etkilerini araştıran Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Mehtap Işık, küçük ölçekli işletmelerin kayıt dışı ekonomik faaliyetlerinin bile zamanla geri dönülmez yıkımlara yol açtığını söylüyor. Araştırmasında yasal olmayan yollarla yapılan atık ithalatına da değinen Işık, “Türkiye’ye yasal olmayan yollarla giren pek çok çöp ve atık, hammadde olarak bile kullanılmıyor ve döngüsel ekonomiye girmiyor,” diye ekliyor.

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Işık ve yüksek lisans tezinde danışmanlık yaptığı İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Cihat Köksal, 1961-2014 yılları arasında kayıt dışı ekonominin çevresel etkilerini araştırdı. Gerekli destekleyici politikalar geliştirilmediğinde düzenlemelerin sistemleri kayıt dışı çalışmaya ittiğini belirten Işık, Doğu Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Salih Katırcıoğlu’nun da katkılarıyla yürüttükleri çalışmalarında dikkate değer öneriler getiriyor.

Share

Boğaziçi’nin Avrupa üniversiteleriyle işbirliği CoLearn ile güçlenecek

Avrupa Birliği tarafından fonlanan CoLearn projesiyle, Boğaziçi Üniversitesi, Radboud Üniversitesi ve Bonn Üniversitesi, üniversite öğretim üyelerinin dijital yeterliklerini geliştirmek için birlikte çalışacak. Avrupa Birliği’nin eğitimciler için önerdiği DigCompEdu adı verilen dijital yeterlik çerçevesinin temel alındığı projede, aynı dersi verebilecek öğretim üyelerinden oluşan takımların çevrimiçi verebilecekleri dersleri beraber kurgulamalarını ve oluşturmalarını destekleyen bir program tasarlanacak.

Boğaziçi Üniversitesi’nin koordinatörlüğünü üstlendiği ve Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında fonlanan CoLearn projesiyle, üniversite öğretim üyelerinin dijital yeterliklerini geliştirmek için çalışılacak. Haziran 2021’de başlayan projenin 2 yıl sürmesi bekleniyor.

“Değişen teknolojileri öğrenmenin hizmetinde kullanabilmek COVID sonrasında da önemli olacak”

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden robotik biyopsi teknolojisi

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şenol Mutlu, vücut yüzeyine yerleştirilerek biyopsi gibi müdahaleleri Manyetik Rezonans (MR) görüntülenmesi sırasında yapabilecek bir teknoloji geliştirdi. Kablosuz ve pilsiz çalışan eyleyici geliştirmeye dayanan bu teknoloji sayesinde, doktorlar bir kumanda ile uzaktan kontrol edebilecekleri bir robotik sistemle biyopsi yapabilecek.

Eyleyici ya da aktüatör (actuator) bir mekanizmayı ya da sistemi hareket ettiren bir tür motor. Çalışmak için bir enerji kaynağına ihtiyaç duyan eyleyicilere bu enerji genelde elektrik akımından sağlanıyor, ancak eyleyiciler termal, manyetik, hidrolik gibi çok çeşitli enerji formlarını da harekete dönüştürebiliyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliğine dayanıklı “akıllı bitkiler” için çalışmalar başladı

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Steven Footitt ve ekibi, iklim değişikliğine dayanıklı “akıllı bitki”lerin üretilmesi için gereken genetik araştırmalarına başladı. Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Fonu (BAP) tarafından desteklenen iki yıl sürecek projeyle iklim değişikliğinin bitki tohumlarında çimlenmeyi önleyen uyku halini nasıl etkilediği gen araştırmalarıyla ortaya çıkarılacak. Footitt’e göre böylelikle akıllı bitkilerin üretilmesine büyük katkı sağlanarak, Türkiye’de tarım ve gıda güvenliği konusunda önemli bir adım atılmış olacak.

Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliğinin tarım ve gıda güvenliğine etkileriyle ilgili birçok araştırma devam ediyor. Bunlar arasında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Steven Footitt ve ekibinin projesi, bitki tohumlarındaki uyku halinin gen araştırmalarıyla anlaşılarak, iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek akıllı bitkilerin üretilmesinin önünü açmayı hedefliyor.

Share

Boğaziçi öncülüğünde yürütülen projeyle Kafkasya’daki deformasyon ve depremler daha iyi anlaşılacak

Boğaziçi Üniversitesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrullah Karabulut’un yürütücüsü olduğu projeyle, Kafkasya’daki deformasyon ve depremleri daha iyi anlamak için Türkiye ve Rusya iş birliğiyle kapsamlı sismolojik ve jeodezik veri tabanları oluşturulacak. Bu sayede yaklaşık 15 yıl öncesine uzanan verilerle bölgeye dair daha detaylı tektonik modeller elde edilmesi hedefleniyor. Üç yıl sürmesi planlanan projede araştırmacı olarak görev alan Dr. Sezim Ezgi Güvercin, Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtladı.

TÜBİTAK ile Rusya Temel Araştırmalar Vakfı (RFBR) arasındaki bilimsel ve teknolojik iş birliği kapsamında desteklenmesine karar verilen bilimsel çalışmalar içerisinde Boğaziçi Üniversitesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrullah Karabulut’un yürütücüsü olduğu proje de yer aldı. “Kafkas Bölgesinin Kapsamlı Sismolojik ve Jeodezik Gözlemlere Dayalı Sismotektoniği ve Kinematiği” başlıklı proje, Kafkasya’daki ülkelerden yer bilimleri araştırmacılarını ilk kez büyük çapta bilimsel araştırma için bir araya getirecek.

Share

Boğaziçi ve Hollanda’dan Araştırmacılardan Küresel Vatandaşlık Eğitimi

Küresel sorunların günlük hayatlarımızı şekillendirdiği bugünlerde, bilimsel-okur yazarlık kazandırmayı amaçlayan fen eğitiminin önemi artıyor. Bu kapsamda Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sevil Akaygün’ün Hollanda’dan araştırmacılarla birlikte yürüttüğü projede, Türkiye ve Hollanda’dan fen bilimleri öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına nanoteknoloji, küresel ısınma ve plastik kullanımı gibi hem bilimsel bilgi gerektiren hem de küresel ve toplumsal etkileri olan sosyo-bilimsel konularda eğitimler verilecek. Eğitimlerde ortak sorunları çözmek için küresel vatandaş olmanın önemini kavrayacak öğretmenler, bu eğitimleri daha sonra kendi öğrencilerine de uygulayabilecek.

Hollanda Bilim Diplomasi Fonu (Science Diplomacy Fund) tarafından desteklenen “Ortak bir Amacı Başarmaya Doğru: Sosyo-bilimsel Konuların Fen Eğitiminde Kullanımı Yoluyla Küresel Vatandaşlık ve Sürdürülebilir Kalkınma Eğitimi” başlıklı projede Hollanda’dan Eindhoven Teknoloji Üniversitesi ve Radboud Üniversitesi ile Türkiye’den Boğaziçi Üniversitesi yer alıyor. Koordinatörlüğünü Eindhoven Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Dürdane Bayram-Jacobs’ın yaptığı projede, Boğaziçi Üniversitesi tarafında Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr.

Share

Çocuğunu çokdilli yetiştirmek isteyen anne ve babalar ne yapmalı?

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Haznedar’ın kaleme aldığı ‘’İkidillilik ve Çokdillilik /Erken Çocukluk Döneminde Birden Fazla Dil Öğrenimi’’ (Anı Yayıncılık) başlıklı kitap okurlarla buluştu. Erken çocukluk döneminde birden fazla dil öğreniminin dilbilimsel, bilişsel, nörolojik ve sosyolojik özelliklerini inceleyen bu çalışma, çocuğunu ikidilli veya çokdilli yetiştirmek isteyen anne babalara destek olmak amacıyla hazırlanan önemli bir rehber. Prof. Dr. Belma Haznedar sorularımızı yanıtladı.

Akademik kapsamının yanı sıra gündelik hayattan örneklerle güncel ve zengin bir içerik sunan kitabın yazarı Prof. Dr. Belma Haznedar, ‘’Bugün dünyaya gözünü açan çocukların çoğu, erken çocukluk döneminden itibaren yaşamları boyunca birden fazla dile maruz kalmakta ve bu dilleri gündelik yaşamlarında etkin bir biçimde kullanmakta. Bunun bireysel olduğu kadar, ekonomik, pedagojik, sosyal ve siyasal pek çok boyutu söz konusu.

Share

Yapay zekâ ‘hayalet’ depremleri takip edecek

Yapay öğrenme ve teorik fizik alanında çalışan araştırmacı Arkadaş Özakın, 20 yılı aşkın süredir ABD’de sürdürdüğü profesyonel kariyerine nokta koydu ve geçen yıl Şubat ayında, mezunu olduğu Boğaziçi Üniversitesi’ne dönerek yapay öğrenme ve depremler konusunda yeni bir araştırmaya başladı. Özakın, yeniden Boğaziçi’nde olmaktan heyecan duyduğunu belirterek hayalini kurduğu yerde olduğunu söylüyor. Özakın ve ekibi, varlığından haberdar bile olmadığımız ‘hayalet’ depremlerin yapay öğrenme ile takibi üzerine çalışıyor.

Teorik fizikçi ve makine öğrenmesi araştırmacısı Arkadaş Özakın, Fizik ve Matematik çift anadal derecesiyle Boğaziçi Üniversitesi’nden 1997 yılında mezun oldu. Doktora derecesini Teorik Fizik dalında California Institute of Technology’den aldı. Ardından Georgia Institute of Technology’de Bilgisayar bölümünde yapay öğrenme, Georgia Tech Quantum Institute’ta ise Kuantum Bilgi İşleme Teknolojileri üzerine araştırmalar yaptı. Ardından Silikon Vadisi’nde özel bir şirkette çalıştı.

Share

Dışlandıkları dünyaya rap müzik ile sesleniyorlar

İstanbul’da fakirlik, ayrımcılık ve dışlanma gibi problemlerin çok olduğu semtler, aynı zamanda rap müziğin de yoğun olarak dinlendiği yerler arasında. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Umut Mişe, bu semtlerden Sulukule ve Bağcılar’a odaklandığı araştırmasında, rap müziğin gençlerin dışlanmayı ifade etmek için kullandıkları bir araç olduğunu iddia ediyor. Ancak Mişe’nin gözlemlediği üzere Bağcılar’daki rapçiler Sulukule rapçilerinin aksine ünlü olup para kazanmak adına zamanla dillerindeki eleştirel tondan vazgeçiyor ve piyasa mantığının kurallarına boyun eğiyor.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 2015 yılında mezun olan Umut Mişe, 2015-2018 yılları arasında aynı bölümde yüksek lisans derecesini tamamladı. Aynı bölümde doktora eğitimine devam eden ve araştırma görevlisi olarak çalışan Mişe’nin, Dr. Öğr. Üyesi Mert Arslanalp’ın danışmanlığında yazdığı yüksek lisans tezi İstanbul’da rap müziğin dışlanmanın bir aracı olarak nasıl kullanıldığını ele alıyor.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Prof. Dr. Rana Sanyal, Cartier Women’s Initiative’de 2021 Bilim & Teknoloji Öncüsü kategorisine seçildi

Onkoloji alanında ilaç adayları geliştiren RS Research Kurucu Ortağı, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal, Cartier Women’s Initiative programının 2021 Bilim & Teknoloji Öncüsü kategorisine seçildi.

2006’da kurulan Cartier Women’s Initiative programı, tüm dünyadan toplumda güçlü, sürdürülebilir ve pozitif bir etki yaratmayı amaçlayan alanında lider kadın girişimciler ve şirket sahiplerinin başarılarına ışık tutarak, işlerini büyütmeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri için finansal ve sosyal destek sağlıyor. Bu yıl programa 142 ülkeden 876 başvuru arasından çalışmalarıyla fark yaratan 24 kadın katıldı. Prof. Dr. Rana Sanyal, 7 bölgesel alana ek olarak bu yıl ilk defa açılan 'Bilim & Teknoloji Öncüsü’ kategorisinde programa kabul edilen 3 öncü arasında yer aldı.

Share

Boğaziçi Üniversitesi ve Rusya’dan araştırmacılar geleceğin pilleri için birlikte çalışacak

TÜBİTAK- Rusya Temel Araştırmalar Kurumu (RFBR) ile İkili İşbirliği Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Damla Eroğlu Pala’nın projesi, geleceğin pilleri olarak görülen lityum-sülfür bataryaların daha uzun ömürlü olabilmesi için batarya performansıyla elektrolit tasarımı arasındaki ilişkiyi araştıracak. Rusya’dan Ufa Kimya Enstitüsü (Ufa Institute of Chemistry) ile iş birliği içinde yürütülecek projenin üç yıl sürmesi planlanıyor.

Geleceğin pilleri lityum-sülfür bataryalar

Cep telefonlarından bilgisayarlara ve elektrikli araçlara kadar kullanılan mevcut en gelişmiş batarya tipinin lityum-iyon bataryalar olduğunu belirten Doç. Dr. Damla Eroğlu Pala, henüz gelişmekte olan lityum-sülfür bataryaların ise beş kat daha fazla enerji depolayabileceğini vurguluyor: “Lityum-sülfür bataryalar henüz ticari olarak erişilebilir değil, ancak çok gelecek vaadediyor; çünkü bir lityum-iyon bataryadan beş kat daha fazla teorik özgül enerji gösteriyor ve daha düşük maliyetli olma potansiyeline sahip.”

Mühendislik Fakültesi
Share

‘’Siber Güvenlik sosyal bilimciler için yepyeni bir keşif ve çalışma alanı olabilir’’

Siber güvenlik farkındalığı konusunda kuruluşundan bu yana çok sayıda etkinlik ve eğitime imza atan Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Siber Güvenlik Merkezi (BÜSİBER), Siber Güvenlik’in Sosyal Bilimler ile ilişkisine odaklanan yeni bir eğitim programı düzenledi. Hacker’ların kullandığı aldatıcı teknikler ve uygulamalar gibi dikkat çekici başlıklara da yer verilen “Sosyal Bilimler Boyutuyla Siber Güvenlik” programı hakkında Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi ve BÜSİBER Yöneticisi Doç. Dr. Bilgin Metin'den bilgi aldık.

Küresel pandemi nedeniyle dijital araçları yoğun biçimde kullandığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu da evimizdeki güven duygusunu dijital ortamlarda da hissetme ihtiyacını beraberinde getiriyor. Siber dünyanın tehlikelerinden korunmanın ilk şartı ise dijital farkındalık geliştirmek. Peki, bu noktada Sosyal Bilimler nasıl rol oynayabilir?

Share

Pages