Boğaziçi Üniversitesi, Oxford ve 6 Avrupa üniversitesi ile ortak Avrupa Sinirbilim Üniversitesi kuruyor

Boğaziçi Üniversitesi, Avrupa Birliği bünyesindeki European University of Neuroscience and NeuroTechnology projesi kapsamında, aralarında Oxford Üniversitesi’nin de bulunduğu sekiz üniversitenin yer aldığı uluslararası ortaklığın üyesi oldu.

Sinir Bilimleri ve Teknolojileri alanında akademik ve eğitim işbirliği amacıyla kurulan konsorsiyumun imza töreni Hollanda’da, projenin yürütücüsü Radboud Üniversitesi’nde, ilgili üniversitelerin rektörlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Törene katılan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.

Share

‘’Ekonomi, siyaset ve toplumu birlikte düşünmeden sosyal politika mümkün değil’’

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2004 yılında kurulan Sosyal Politika Forumu 15.yılını geri bıraktı. Emeritus Profesör Dr. Ayşe Buğra ve Prof. Dr. Çağlar Keyder’in sosyal politika alanında bir araştırma merkezi kurma düşüncesiyle temelini Boğaziçi Üniversitesi’nde attıkları Sosyal Politika Forumu, Türkiye gibi son derece hızlı değişen bir ülkede, sosyal politika gibi dinamik bir alanda disiplinlerarası araştırmalarıyla öne çıkıyor; gelir eşitsizliği, sosyal adalet, sağlıkta eşitsizlik, engellilik gibi farklı alanlara önemli katkılar sunan yetkin araştırmacılar yetiştiriyor.

010’lardan itibaren ülkemizdeki diğer üniversitelerde de sosyal politikalar alanında araştırma merkezleri kurulmasında tetikleyici etkisi olan Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu son yıllarda önemli atılımlara imza attı. Bunlardan en önemlisi 2019 yılında sosyal politika alanının önde gelen kuruluşlarından olan Birleşik Krallık’taki Sosyal Politika Birliği (Social Policy Association) ile yaptığı uluslararası kurumsal iş birliği oldu.

Share

Yeni virüsler nasıl evrimleşiyor ve yayılıyor?

Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri Araştırma Merkezi ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören, Corona gibi yeni virüslerin evrimleşmesi ve hızlı yayılmasının nedeninin iklim değişikliği, kalabalık kentsel yaşam ve artan küresel nüfus hareketliliği olduğunu belirtiyor.

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Corona (Korona) virüsü ile ilgili dünya alarma geçti. Dünya Sağlık Örgütü'nün acil durum ilan ettiği Corona virüsü, soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesinin parçası.

Share

Yeni nesil biyoteknolojik ürünlerin izini Antarktika'da sürecek araştırma

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Berat Haznedaroğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden Doç. Dr. Turgay Çakmak ile birlikte Türkiye'nin Antarktika'da 2017'den bu yana yürütmekte olduğu araştırma projelerine dahil oldu. TÜBİTAK Kutup 1001 programı kapsamında desteklenen Haznedaroğlu ve Çakmakçı'nın ortak projesi kapsamında Antarktika'da yer alan Horseshoe Adası’nda kıyısal mikroalg ve siyanobakteri çeşitliliği araştırılacak. Bu çalışmanın yeni nesil biyoteknolojik ürün geliştirme anlamında önemli potansiyel taşıdığına işaret eden Berat Haznedaroğlu'ndan proje hakkında bilgi aldık.

Kutup bölgelerinin geleceği hakkında Türkiye'nin bilimsel araştırmalar yoluyla söz sahibi olması hedefiyle İTÜ bünyesinde kurulan Kutup Araştırmaları Uygulama Araştırma Merkezi (PolReC), Cumhurbaşkanlığı himayesinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle Türkiye'deki diğer üniversitelerden bilim insanlarının da katılımıyla Kutup bölgesinde bir dizi araştırma yürütüyor.

Share

‘’Yenilenebilir enerji kaynaklarından yapay zekâ ile en verimli düzeyde yararlanmak mümkün’’

Ülkemiz açısından stratejik değer taşıyan alanlarda yürütülecek projelere katkı sağlamak üzere, alanlarında yaptıkları üst seviye bilimsel ve/veya teknolojik çalışmalar ile tanınmış ve yurt dışında çalışma deneyimine sahip başta Türk bilim insanları olmak üzere nitelikli araştırmacıların yurtdışından Türkiye’ye gelmelerini teşvik etmeyi ve çalışmalarını Türkiye’nin önde gelen üniversite, sanayi kurum ve kuruluşları veya kamu kurumlarında yürütmelerini sağlamak için TÜBİTAK tarafından başlatılan 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’ne katılan Dr. Erdal Aydın, Kimya Mühendisliği Bölümü’nde çalışmalarına başladı.

TÜBİTAK 2232 Programı ile Boğaziçi’ne katılan Dr. Erdal Aydın lisans eğitimini ODTÜ Kimya Mühendisliği’nde, yüksek lisansını ise Proses Kontrol ve Proses Mühendisliği alanında tam burslu olarak Koç Üniversitesi’nde tamamladı. Aydın, yüksek lisansı sırasında patentli bir endüstriyel projeye de imza attı. Almanya’daki Max Planck Enstitüsü’nde Yenilenebilir Enerji Sistemleri için Hızlı Optimizasyon Algoritmaları Geliştirme alanında doktora derecesi alan Dr.

Share

“Dezavantajlı gruplar görünür oldukça lince daha çok maruz kalıyor”

Günümüzde özellikle sosyal medya kanallarında rastladığımız linç uygulamaları geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Güçlü olanın zayıf olana uyguladığı sembolik ya da fiziksel şiddet biçiminde ortaya çıkan linç hangi durumlarda daha sık görülür? Medyanın ve popüler kültürün linç gibi şiddet biçimlerini besleyen ne gibi yönleri var? Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Küçük linç kavramına popüler kültür ve medya ekseninden bakarak linç gibi şiddet biçimlerinin çok katmanlı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Küçük 2011 yılından beri Boğaziçi Üniversitesi’nde ders veriyor ve medya ve iletişim, kültürel çalışmalar, siyaset sosyolojisi, vatandaşlık ve post-kolonyal teoriler gibi alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.

Share

Nasıl Bir Yeşil Ekonomiye İhtiyacımız Var?

Editörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sevil Acar ve Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan’ın yaptıkları; yazarları arasında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Begüm Özkaynak’ın da yer aldığı Handbook of Green Economics (Yeşil Ekonomi El Kitabı), kısa süre önce Academic Press (Elsevier) yayınları arasından çıktı. Acar ve Özkaynak’ın yanı sıra Türkiye ve dünyadan araştırmacılar ve akademisyenler de kitaba yazılarıyla katkı sundu.

Bu yazarlar arasında İzzet Arı (ODTÜ), Rohit Azad (Nehru University- Hindistan), Osman Balaban (ODTÜ), Shouvik Chakraborty (University of Massachusetts-Amherst, ABD), Cristian Ducoing (Lund University- İsveç), Magnus Lindmark (Umea University- İsveç), Mark Swilling Stellenbosch University-Güney Afrika), Burcu Ünüvar (TSKB), Erinç Yeldan (Bilkent Üniversitesi) ve Rıza Fikret Yıkmaz (ODTÜ) bulunuyor.

Share

Akıllı endoskopik kapsül robotlara biyopsi yaptıracak araştırmacı Boğaziçi’nde!

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Boğaziçi Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdürme kararı alan Türk bilim insanı Dr. Mehmet Turan, “Magnetically Actuated Al-Powered Endoscopic Capsule Robot for Targeted Drug Delivery and Multiple Biopsy Operations” başlıklı araştırma projesine start verdi. Projenin hedefi, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak gibi ulaşılması zor organlarda akıllı kapsül robotlar kullanılarak sorunların ve hastalıkların teşhisini çok daha erken ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilen, istenen yerlere ilaç enjekte edip biyopsi yapabilen akıllı robotları hayata geçirmek…

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’ne katılan Dr. Mehmet Turan, Alman Lisesi’ndeki eğitimi sonrasında bütünleşmiş lisans-yüksek lisans eğitimini Almanya’nın en prestijli mühendislik üniversitelerinden biri olan RWTH Aachen Üniversitesi’nde 2012 yılında tamamladı. 2013-2014 yılları arasında University of California Los Angeles’da (UCLA) araştırmacı olarak görev alan Turan, 2014-2018 yılları arasında ETH Zurich ve Max Planck Enstitüsü arasında açılan ortak doktora programı kapsamında yapay zekâ ve tıbbi robotlar alanında doktorasını yaptı.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi Üniversitesi ‘’Yarının İstanbul’u’’ için çalışacak

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı, UK Research and Innovation (UKRI) tarafından desteklenen Yarının Şehirleri projesinin İstanbul ayağının yönetim ve koordinasyon merkezi oldu. Beş yıl sürecek proje kapsamında Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı bünyesinde bir İstanbul Kent Ofisi kurulacak.

Yarının Şehirleri, Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik uluslar ve disiplinler arası bir araştırma projesi. Projenin amacı orta gelir seviyesi ve altındaki ülkelerde, kriz yönetimi anlayışından, çoklu afet tehlikeleri altında kentlerin karşı karşıya bulunduğu riskleri göz önünde bulunduran planlama ve karar alma mekanizmalarına geçişi kolaylaştırıcı çözümler sunmak.

Share

Tarlada hasadı artık robotlar yapacak

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özertan, dünyada ve ülkemizde riskle özdeşleşmiş sektörlerin başında tarımın geldiğini belirterek başta maliyet-fiyat belirsizlikleri olmak üzere son yıllarda etkilerini gözle görünür şekilde hissettiğimiz iklim değişikliğinin tarım ve gıda sektörlerini pek çok belirsizliğin yaşandığı iş kolu haline getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Özertan, ‘Tarım ekonomisinde 55 üründe dünyada ilk 10 üretici arasındayız ancak iş gücü verimliliğinde 30., arazi verimliliğinde ise 21. sıradayız’’ dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nin Tekfen Holding desteği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Malatya’da düzenlediği ‘’Açık Ders’’ seminerinde konuşan Prof. Dr. Gökhan Özertan, Türkiye’nin bir tarım ülkesi olmasına rağmen sektörün yeniliklere kapalı bir sektör olduğunu ifade etti.

Ekonomi
Share

Pizza tarifleri veren, korku hikâyeleri yazan ve elbise tasarlayan yapay zekâ ile tanışma vakti!

Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Fulbright Bursu ile Purdue Üniversitesi’nde doktora yapan ve MIT’de çalışan Pınar Yanardağ altı yıl sonra TÜBİTAK'ın 2232 programıyla Türkiye’ye dönen bilim insanlarından biri. Yanardağ, MIT Media Lab'de bulduğu dönem boyunca korku hikâyeleri yazan yapay zekâ başta olmak üzere, pizza tarifi veren veya kıyafet tasarıları yapan yapay zekâ gibi ilgi çekici projeleriyle özellikle Amerikan medyasında ilgi topladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken tanıştığı yapay zekâyı, sağlık alanına uygulayacağı projesiyle TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’na kabul edilen Yanardağ, Boğaziçi Üniversitesi’nde How to generate almost anything?” yani “Her şeyi yapay zekâ ile nasıl üretebiliriz?” başlıklı bir ders vermeye başladı. Genç araştırmacı Boğaziçi Üniversitesi’nde sağlık alanına yönelik projeler yürütecek. Yanardağ ile araştırmaları üzerine konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Mühendislik Fakültesi
Share

Hayali arkadaşlar yüksek bilişsel beceri ve yaratıcılığın ürünü

Hayali arkadaş kavramı, çoğu yetişkin tarafından bir sorun olarak görünse de, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştıran Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, çocukların hayali arkadaşlar yaratmasının bilişsel gelişimleri için yararlı olabileceğini vurguluyor. Daha önce 3-5 yaş arası çocuklarla çalışan ve şu anda da hem 3-6 hem de 8-15 yaş grubuyla ve çocukluklarında hayali arkadaşları olduğunu ifade eden yetişkinlerle projelerine devam eden Tahiroğlu’nun çalışmaları, Batı literatüründe çok sayıda örneği görülen ancak Türkiye’de sınırlı bir çalışma alanı olarak kalmış hayali oyunlar ve arkadaşlar konusunu anlamaya yönelik önemli sonuçlar sunuyor.

Çocukların hayali oyunlar ya da arkadaşlar üretmesinin yüksek bir bilişsel beceri ve yaratıcılık gerektirdiğini vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, “Hayali arkadaşı olan çocukların sosyal ve bilişsel birçok alanda iyi olmasına şaşırmıyorum, çünkü aslında bir şeyin gerçeği varken onu farklı bir şekilde hayal etmek yüksek bilişsel beceri ve hayal gücü gerektiren bir süreç.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

KOBİ’lerin dilinden anlayan yazılım Boğaziçi’nde geliştiriliyor

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Boğaziçi Üniversitesi’ne gelen ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bünyesinde araştırmalarına başlayan Dr. Fatma Başak Aydemir, yapay zekâ yöntemlerini yazılım mühendisliğinde kullanarak yürüteceği projesiyle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik yazılımların daha hızlı ve daha verimli şekilde geliştirilmesini sağlayacak.

Türkiye’de çok örneği bulunmayan ve teknik okuryazarlığı gelişmemiş şirketlerin de ihtiyaçlarına doğru şekilde cevap verecek yazılımların geliştirilmesini hedefleyen ‘’Yazılım Gereksinim Mühendisliği’’ alanında araştırmalar yapan Aydemir’in projesinin uygulama alanı ise Boğaziçi Üniversitesi’ne ait bir Teknoparkın da bulunduğu Dudullu Organize Sanayi Bölgesi olacak.

Share

Kanseri odağında yok eden çığır açıcı hedefli tedavi

Boğaziçi Üniversitesi, College de France ve Fransız biyoteknoloji şirketi Ipsen, prostat kanserinde tümör hücrelerinin tamamıyla yok edilmesini hedefleyen yeni bir tedavi için işbirliği yaptı. Projenin yürütücülüğünü Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Şahin üstleniyor.

Doç. Dr. Şahin aynı zamanda, biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren Gilead Sciences Türkiye’nin 2013 yılından bu yana yürüttüğü “Gilead ile Hayat Bulan Fikirler” programı kapsamında Türkiye’den araştırma desteğine layık görülen bilim insanlarından biri oldu. 23 Ekim tarihinde düzenlenen törenle Gilead Sciences “Hayat Bulan Fikirler” Ödülü’nü alan Doç. Dr. Şahin, 2016 yılında HIV enfeksiyonuna yol açan virüsün organizmaya girdikten sonra yarattığı etkileri inceleyen araştırma projesiyle Gilead Türkiye Fellowship ödülüne değer bulunmuştu.

Mühendislik Fakültesi
Share

Türkiye aktif iklim politikası uygulayarak milli gelirini artırabilir!

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sevil Acar’ın Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan ile birlikte hazırladığı “Dual Bir Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme ve İklim Değişikliği ile Mücadele” başlıklı TÜBİTAK projesi, hem reel milli gelirin artmasını hem ülke genelinde işsizliğin ve kayıt dışı istihdamın azalmasını sağlayacak bir iklim politikası paketi öneriyor.

Proje ayrıca, yoksul bölgelerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla söz konusu bölgelerin gelir ve istihdamının zengin bölgelerinkinden daha fazla artacağı bir senaryo çiziyor. ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr.

Share

Hücreler arası moleküler haberleşme ile hastalıkların teşhisi kolaylaşacak

2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Ali Emre Pusane’nin kurduğu Nanonetworking Araştırma Grubu, nano iletişim ve moleküler iletişim alanında çalışmalarına Güney Kore, İspanya, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerdeki üniversitelerle yapılan ortak projelerle devam ederken dünyada da tanınırlığı olan bir araştırma grubu olarak dikkat çekiyor. Dr. Birkan Yılmaz’ın Kasım ayında gruba katılmasıyla araştırma ekip daha da büyüyecek.

Moleküler iletişim için nano ölçekteki fiziksel deneyleri gerçekleştirmeye başlayan araştırma ekibi, sağlık alanında erken teşhis ve akıllı cihaz teknolojileri gibi uygulamaları yönlendirmek için moleküler düzeyde bir haberleşme altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Projelerinin detaylarını Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Doç. Dr. Ali Emre Pusane ile konuştuk.

Nano iletişim yeni bir bilim alanı olarak kabul ediliyor, bu alanı nasıl tanımlayabiliriz?

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçili genç araştırmacı geleceğin enerji depolama cihazlarını geliştirecek

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye geri dönen bilim insanlarından biri olan Betül Uralcan, gelecekte pillerin yerini alacağı tahmin edilen “süperkapasitörler” üzerine çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesi’nde başlıyor. Princeton Üniversitesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği çatısı altında bütünleşik doktora ve doktora sonrası çalışmalarını tamamlayan Uralcan, enerjinin daha hızlı bir şekilde daha küçük bir alanda depolanmasını sağlayacak olan çift katmanlı kapasitörler üzerine çalışıyor. Enerji kaynaklarının giderek kısıtlı hale geldiği ve enerji depolamanın önem kazandığı günümüzde, çift katmanlı kapasitörler hızlı, çevre dostu ve güvenli olmalarıyla öne çıkıyor.

TÜBİTAK’ın tersine beyin göçü programı ile 2019-2020 akademik yılı başında Türkiye’ye dönerek çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdürme kararı alan genç araştırmacı Betül Uralcan geleceğin enerji depolama cihazlarını geliştirecek.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden perakende sektörüne hayat kurtaran algoritma çözümleri

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Aras’ın liderliğinde hazırlanan projeyle perakende sektöründe karşılaşılan problemlerinin önüne geçiliyor. Migros için üretilen algoritmalarla firmanın mağazalarında satılan ürünlerin depolandığı dağıtım merkezlerindeki süreçlerin en verimli şekilde işlemesi sağlanırken, endüstri mühendisliği alanında sıkça karşılaşılan sorunlara dair de yeni çözümler üretiliyor.

Veri madenciliği, yöneylem araştırması ve üretim/hizmet sektörlerinde ortaya çıkan optimizasyon problemlerinin çözülmesi gibi alanlarda çalışmalarını yoğunlaştıran Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Aras, Migros Ticaret A.Ş.’nde gerçekleştirilmiş proje hakkında bilgi vererek güncel çalışmalarını paylaştı.

Mühendislik Fakültesi
Share

İklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz: ‘’Suda yavaş yavaş ısınan kurbağa gibiyiz’’

Aşırı sıcaklar, yaz ortası yaşanan seller, fırtınalar derken iklim değişikliğinin iklim krizine ve hatta bazı uzmanlarca adlandırıldığı üzere ‘’iklim felaketi’’ne evrildiği bir çağa tanıklık ediyoruz. Fırtına, kuraklık ve seller sonucunda dünyada insani yardıma muhtaç kişi sayısının 2050'ye kadar 200 milyona ulaşacağı ve bu artışın ekonomik bedelinin de 20 milyar doları bulabileceği öngörülüyor. Peki, bu gidişe nasıl engel olunacak? Prof. Dr. Levent Kurnaz ile kısa süre önce okurlarla buluşan ‘’Son Buzul Erimeden’’ adlı kitabı üzerine konuştuk.

İklim kriziyle birlikte dünya korkunç bir sona mı sürükleniyor? Bu gidişata nasıl engel olunacak? Almamız gereken en acil önlemler neler? Et tüketiminden uçak yolculuğuna tüketimde neleri azaltmalıyız?

Share

''Toplumsal kaynaşma, ortak kimlikler ve aidiyetlikler üzerinden sağlanamaz''

Araştırmacı Hasret Saygı, Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü bünyesinde tamamladığı ‘’Türkiye’nin Bir Şehrinde Yerel ve Mülteci Kadınlar Arasındaki Günlük Etkileşim: Kimliklerin Müzakeresi ve İnşası" başlıklı doktora tezinde Kırşehirli yerel kadınların ve Iraklı Türkmen kadınların dil, din ve kadınlıkla ilintili konular üzerinde üzerinde ortaklaştıkları ve ayrıştıkları noktaları inceledi.

Araştırmacı Hasret Saygı, Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü bünyesinde tamamladığı ‘’Türkiye’nin Bir Şehrinde Yerel ve Mülteci Kadınlar Arasındaki Günlük Etkileşim: Kimliklerin Müzakeresi ve İnşası" başlıklı doktora tezinde Kırşehirli yerel kadınların ve Iraklı Türkmenlerin bir araya geldiği ev buluşmalarındaki sohbetleri merkeze alıyor.

Share

Pages