‘’İnsanı insan yapan şey, kendini ‘daha insan’ yapma çabasıdır’’

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden akademisyenler, ünlü fizikçi ve evrenbilimci Stephen Hawking’in kaybına ilişkin düşüncelerini Boğaziçi’nden Haberler ile paylaştılar.

Fizikçi denilince birçoğumuzun aklına Albert Einstein'dan sonra gelen ilk isim olan Stephen Hawking, 76 yaşında, ilginç bir tesadüfle Einstein’ın doğumgünü olan 14 Mart tarihinde, İngiltere’de yaşamını yitirdi. Oxford'ta fizik, Cambridge'de evrenbilimi eğitimi alan, kuantum fiziği ve kara delikler ile ilgili araştırmalar yapan Hawking, 21 yaşında sinir sistemini felç eden ALS hastalığında yakalanmış olduğundan hayatını tekerlekli sandalyeye bağlı olarak geçiriyor ve kendisi için hazırlanan özel bir bilgisayar ile iletişim kurabiliyordu.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden Türkiye’de çalışma hayatının fotoğrafını çekecek bir araştırma

Boğaziçi Üniversitesi’nde günümüz çalışma hayatında ‘Sosyal Diyalog’a odaklanan ve taraflar (işçiler, işverenler ve devlet) arasında sosyal diyaloğun geliştirilmesi için atılması gereken adımları bir yol haritası olarak kamuoyuna sunmayı hedefleyen bir araştırma projesi yürütülmeye başlandı. Koordinatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Fikret Adaman’ın üstlendiği proje kapsamında Türkiye kamuoyunun ve sosyal tarafların sosyal diyalog algısı araştırılacak. Türkiye toplumunda sendika ve işveren örgütleri algısı analiz edilerek iş hayatında sosyal diyaloğun iyileştirilmesi ve geliştirilmesi yönünde bir yol haritası oluşturulacak

Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ILO Türkiye Ofisi’nin başlattığı “Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi İçin Teknik Yardım” başlıklı proje bünyesinde bir araştırma projesi olarak konumlanan bu çalışma “Research on the Perception of the society about trade unions, employers’ organizations and social dialogue” başlığını taşıyor.

Share

Tarım sektöründe çalışan kadınlara Boğaziçi'nden 'iklim değişikliği' eğitimi

Boğaziçi Üniversitesi, “Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı”nca desteklenen ve Rize Belediyesi ortaklığında gerçekleştirilen “Değişen İklimde Tarım Sektöründe Kadın İşgücünün Farkındalığının Geliştirilmesi Projesi”nin yürütücülüğünü üstleniyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı” kapsamında desteklenen proje, 15 Eylül 2017 – 14 Eylül 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Değişen İklimde Tarım Sektöründe Kadın İşgücünün Farkındalığının Geliştirilmesi projesi iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek sektörlerin başında gelen tarımda çalışan kadınların iklim değişikliği konusunda bilgi sahibi olmalarını, iklim değişikliğinin doğuracağı risklere karşı hazırlıklı olmaları ve gerekli önlemleri almalarını sağlamayı hedefliyor. Her ne kadar öncelikli kişiler iklim değişikliğinin etkilerine en fazla maruz kalacak olan kadınlar olsa da tarım sektöründeki tüm işveren ve işçilerin de bu farkındalığa ulaşması amaçlanıyor.

Share

Yemek kartı sektörü kayıt dışı ekonomiyi azaltıyor

Boğaziçi Üniversitesi Analitik ve İçgörü Araştırma Merkezi çatısı altında yürütülen “Türkiye’de Yemek Kartlarının Makroekonomik Etki Analizi” başlıklı çalışmada Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Sami Karaca, Doç. Dr. Özlem Hesapçı ve Gözde Baycur yemek kartları sektörünün Türkiye ekonomisine katkısını araştırdılar. Analiz sonuçlarına göre yemek kartı sistemi 25,4 Milyar TL büyüklüğünde ciro yaratmış durumda. Sonuçlara göre, işyerinde yemek kartı kullananlar hem düzenli besleniyor hem de daha verimli çalışıyor. Uzmanlara göre yemek kartları aynı zamanda kayıt dışılığı önlüyor.

Share

Polimer mimarisi bina tasarlamaya benziyor

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Akgün fizikokimya, polimer ve malzeme kimyası konularında çalışmalar yürütüyor.

Pencerelerde kullanılan PVC'den mutfaklarımızdaki teflon tavaya, ofislerde kullanılan post’it’lerden tıkanan kalp damarlarına uygulanan stent’lere ya da araba lastiklerine hemen her yerde hayatımızın içindeler. Bilim dünyasında ‘’polimer’’ olarak adlandırılan; küçük basit moleküllerin devamlı olarak birbirini takip etmesi sonucu oluşan makro bileşikler günümüzde çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr.

Share

Boğaziçi Üniversitesi 2024 yılında kullanılmak üzere CERN için dedektör geliştiriyor

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü’nde bir yılı aşkın süren bir çalışmanın neticesinde açılan Kandilli Algıç, Hızlandırıcı ve Enstrümantasyon Laboratuvarı (KAHVE Lab), 2020 yılında CERN’ün ATLAS Deneyi’nde kullandığı kimi dedektörleri yenilemeyi hedefliyor. Parçacık fiziği ve hızlandırıcılar üzerine uzman isimlerin bir araya geldiği KAHVE Lab’da ayrıca yerli sanayinin çeşitli alanlarında ihtiyacını karşılayabilecek parçacık hızlandırıcılarının ülkemizde üretilmesi için çalışılıyor. Deneylerde kullandıkları malzemeleri laboratuvar bünyesindeki atölyede üreten ekip, CERN’den de getirdikleri bilgisayarlarla kurdukları sistem ile verilerin analizini yapabiliyor. Laboratuvarda yürütülen çalışmaları Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkcan Özcan ve ekibinden dinledik.

Sağlık sektöründeki görüntüleme işlemlerinden kablo endüstrisine pek çok farklı alanda kullanılan hızlandırıcı teknolojisinde Türkiye’nin artık üretici konuma gelmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Özcan, CERN’deki parçacık demetlerinin ölçülmesinde kullanılan bir algıcın yine CERN standartlarında ilk defa Türkiye’de bu laboratuvarda üretildiğini ve bu çalışma ile kazanılan tecrübeyle üretilecek ve geliştirilen hızlandırıcılar ile test edilecek olan yeni bir dedektörün ise 2024 yılında CERN’de kullanılabilmesi için çalıştıklarını belirtti.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden 0-3 Yaş Arası Erken Çocukluk Gelişimi İçin Pilot Farkındalık Programı’na destek

Boğaziçi Üniversitesi’nin destekçileri arasında yer aldığı; sosyal ve ekonomik olarak dezavantajlı 0-3 yaş arası çocukların gelişimini desteklemek üzere başlatılan İstanbul95 programı 8 Şubat’ta düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. Program, 0-3 yaş arası çocuk gelişiminin önemine ve İstanbul’a 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun boyu olan 95 cm’den bakıldığında oluşacak toplumsal faydaya pilot uygulamalar aracılığıyla dikkat çekmeyi hedefliyor. Bernard van Leer Vakfı’nın öncülüğünde, içeriği Boğaziçi Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, TESEV ve Columbia Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kent Laboratuvarı Studio-X İstanbul tarafından oluşturulan program Beyoğlu, Maltepe, Sarıyer ve Sultanbeyli Belediyeleri tarafından yürütülecek. Program kapsamında uygulanacak ve İstanbul’un dezavantajlı bölgelerinde yaşayan 500 aileye ulaşılması hedeflenen ‘’Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği Projesi’’ Boğaziçi Üniversitesi tarafından geliştirildi.

Dünyada sosyal ve ekonomik olarak dezavantajlı 0-3 yaş arası çocukların gelişimi konusunda yürüttüğü toplumsal çalışmalarla tanınan Bernard van Leer Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda İstanbul95 programı kamuoyuna tanıtıldı. Pilot olarak uygulanacak ve iki yıl sürecek olan İstanbul95 programı kapsamında, dört belediyede toplam 480 dezavantajlı aileye hamilelikten başlamak üzere, doğum sonrası depresyon, beslenme, 0-3 yaş arasında beyin gelişimi, ebeveyn-çocuk ilişkisinin önemi gibi pek çok konuda rehberlik hizmeti verilecek.

Share

Türkiye ve ABD’deki en önemli iki fay hattı için bilimsel işbirliği

Boğaziçi Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyeleri ve öğrencileri arasında ortak araştırma projeleri yapılması hedefiyle 2016’da oluşturulan MISTI (MIT Science and Technology Initiatives) Çekirdek Fonu’nun, 2017-2018 akademik döneminde destek verdiği beş projeden biri olan “NAF-SAF Seed” projesi, ABD ve Türkiye için en önemli güncel deprem tehlike kaynağı olan San Andreas Fayı (SAF) ve Kuzey Anadolu Fayı (KAF) üzerine yapılacak bilimsel çalışmaları içeriyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeodezi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Semih Ergintav ve MIT’den Dr. Robert Reilinger'in ortak projesi olan “NAF-SAF Seed” projesine ayrıca Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden Prof. Dr. Hayrullah Karabulut ve Doç. Dr. Özgün Konca da destek veriyor. Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr.

Share

Sanal paralar: Dijital çağın yeni ‘’mania’’sı mı?

Dijital para piyasası üzerine tartışmalar tüm hararetiyle sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Aygören, Prof. Dr. Asım Karaömerlioğlu ve Prof. Dr. Can Özturan'dan sanal para piyasasının dinamiklerini ve ardında yatan teknolojiyi dinledik.

Dijitalleşen dünya sonunda kendi para birimlerini de yarattı. Geçtiğimiz son birkaç yıl içinde, bugüne dek hayal bile edemeyeceğimiz bir kavram olan ‘’dijital para’’ ile tanıştık hatta tanışmakla kalmayıp her geçen gün yeni bir dijital para biriminin ortaya çıktığına tanık olduk. Hali hazırda 1000’i aşkın dijital para biriminden söz edilse de bu alanın tartışmasız lideri Bitcoin ve arkasındaki Blockchain (Blokzinciri) teknolojisi.

Share

Boğaziçi Üniversitesi, TÜBİTAK ve Türk Telekom mülteciler için el ele verdi

Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’deki 3,5 milyondan fazla Suriyeli mülteci için daha iyi yaşam koşulları oluşturmayı amaçlayan “Data for Refugees Challenge” adlı insani yardım çalışmasını TÜBİTAK ve Türk Telekom ile birlikte yürütüyor.

Data For Refugees Büyük Veri Yarışması’nın Bilimsel Komitesi’nin başkanı Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr.

Share

Çocuğu anlamanın ilk adımı, yetişkin gözlüklerini ve toplumsal yargıları bir kenara koymak

Boğaziçi Üniversitesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Zeynep Erdiller -Yatmaz, Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erdemir ve Öğrenme Bilimleri Programı doktora öğrencisi Fethiye Erbil’in yürüttükleri ‘’Çocuk Algısı’’ konulu araştırma, aslında hepimizin içinden geçtiği bir dönem olan ancak yetişkin dünyasına adım attığımız anda unuttuğumuz çocukluğu ve ‘’çocuk’’ olmayı yeniden düşünmeyi sağlarken; yetişkinlerin çocuğa dair düşünce kalıplarını ve sistemlerini de sorgulamaya yol açıyor.

‘’Küçük yaştaki erkek veya kız’’, ‘’Soy bakımından oğul veya kız evlat’’, ‘’Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi’’, ‘’Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse; ‘’Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse’’… Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü’nde ‘’çocuk’’ bu ifadelerle tanımlanıyor…

Peki, gerçekte nedir çocuk olmak? Küçük olmak, yeteri kadar yeteneği olmamak, yetişkin olmamak, yetişkin dünyasında onaylanmayacak davranışlar sergilemek mi; ya da bunların hiç biri mi?

Share

Başkalarının amaçlarını hayal edip gerçekleştiren bilişsel robotlar

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Uğur liderliğinde, bilişsel robotlar ve robotlarda öğrenme metotları üzerine projeler yürütülüyor. Uğur, gelişimsel psikolojiyle birlikte çalışarak gelişimsel robotik alanında robotların çocukların davranışlarından ilham alarak çeşitli eylemlere yönelmesi ve eğitilebilmesi üzerine çalışıyor.

Lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden alan Emre Uğur, 2009-2013 yılları arasında Japonya’da bulunan Advanced Telecommunications Research Institute ‘de araştırmalar yaptı; Innsbruck Üniversitesi’nde 2013-2016 yılları arasında kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı ve ayrıca 2015 ve 2016 yıllarında özel atanmış yardımcı Yardımcı Doçent olarak Osaka Üniversitesi’ni ziyaret etti. Emre Uğur, halen robotların duyu motor ve bilişsel öğrenme yetilerine yönelik birden çok araştırma yürütüyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

MIT-MISTI Çekirdek Fonu’ndan Boğaziçi Üniversitesi’nin beş projesine destek

Türkiye’nin araştırma altyapısına katkı sağlamak ve yeni projelerin oluşmasında öncü olmak amacıyla Boğaziçi Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyeleri ve öğrencileri arasında ortak araştırma projeleri yapılması hedefiyle 2016’da oluşturulan MISTI (MIT Science and Technology Initiatives) Çekirdek Fonu, 2017-2018 akademik döneminde beş projeye destek verecek. MIT-MISTI Çekirdek Fonu’na Türkiye’deki üniversiteler arasından sadece Boğaziçi Üniversitesi dahil edilmiş bulunuyor.

2016 yılında başlayan işbirliği kapsamında Limak Vakfı’nın üç yıl süreyle mali destek vereceği MIT- MISTI Çekirdek Fonu kapsamında aşağıda yer alan beş projenin desteklenmesi kararlaştırıldı:

1-“D4R: Data for Refugees” Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doçent Albert Ali Salah ve MIT’den Prof. Pentland’in ortak projesi

2- “LNS 2017” başlıklı Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Taylan Akdoğan ve MIT'den Prof. Williams'ın ortak projesi

Share

Saatli Bina’nın tarihi saati ona emanet

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Çetin Yılmaz makine tasarımı, ses ve mekanik titreşimler, makine dinamikleri üzerine geliştirdiği projelerle gerek bilim dünyasında gerekse sanayide ses getiren çalışmalara imza atıyor. Geliştirdiği birbirinden ilginç tasarım fikirleriyle hayal gücünün sınırlarını zorlayan Yılmaz, aynı zamanda Albert Long Hall’ün (Saatli Bina) 90 yıllık saatinin bakımını da üstleniyor…

2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olan Çetin Yılmaz, yüksek lisans ve doktorasını Michigan Üniversitesi’nde tamamladı. Halen makine sektörüne danışmanlıklar yapmakta olan Çetin Yılmaz, sanayi için geliştirdiği projelerde patente yönelik, ses getirebilecek, daha önce yapılmamış, titreşim ve tasarım bilgilerini birleştirecek tasarımlar ortaya koyuyor.

Sessiz çalışan çamaşır makinesi, gürültü sorunu olmayan otobüs

Share

Silisyumun tahtı tehlikede; geleceğin enerjisini GaN şekillendirecek

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazlı Dönmezer, enerjide geleceği şekillendirecek güç tabanlı teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyor.

Dünyanın enerji ihtiyacı katlanarak artıyor. Elektrik ise enerji ihtiyacının en fazla öne çıktığı, talebin katlanarak yükseldiği en önemli kaynaklardan biri. Elektrik enerjisinin kapsamına giren güç elektroniği teknolojisinde kullanılan silisyum, mikro elektronik cihazlar pazarını domine eden malzemelerin başında geliyor. Ancak günümüzde silisyumun yerine yeni nesil elektronik cihazlarda hem elektrik israfını azaltacak hem de enerjinin daha verimli kullanımını sağlayacak yeni materyallere ve teknolojilere geçiliyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden kuantum bilgisayarın temelleri için adım…

Yrd. Doç. Dr. İlke Ercan’ın projesi, Boğaziçi-MIT MISTI Çekirdek Fonu’na kabul edildi

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İlke Ercan, lisans eğitimini ODTÜ’de tamamladıktan sonra yüksek lisans ve doktora çalışmalarını ABD’de sürdürdü. 2014 yılında doktorasını Massachusetts Üniversitesi’nden alan ve 2015 yılı sonbaharından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan İlke Ercan, Fizik ile Elektrik –Elektronik alanlarını buluşturan çok disiplinli araştırma projeleri yürütüyor.

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

‘’Türkiye ekonomisi son 15 yıldır erken sanayisizleşme sürecinden geçiyor’’

Türkiye ekonomisini, 2008-2009 küresel krizinin etkileri ve sonuçları çerçevesinde inceleyen yazılardan oluşan ‘’Geçmişten Geleceğe Türkiye Ekonomisi’’ başlıklı kitap (İletişim Yayınları) kısa süre önce okurlarla buluştu. Kitabı derleyen isimler arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Koyuncu ile bu kapsamlı çalışma üzerine konuştuk.

‘Geçmişten Geleceğe Türkiye Ekonomisi’’ nde Türkiye’nin sanayileşme ve sanayisizleşme sorunlarına özel bir önemle eğiliniyor. İmalat sanayi, ticaret ve finans sektörüyle ilgili gelişmeler, yine bu bağlamda ve makroekonomik analiz açısından ele alınıyor. Gelir dağılımı ve yoksulluğun “gerçek” bir muhasebesini yapan incelemeler bu tabloyu bütünlüyor. Kitap, Türkiye ekonomisini anlamada ve yorumlamada edebi metinlere başvurmak gibi alışılmadık bir yöntemi kullanan ‘’İktisat Eğitiminde Farklı Yaklaşımlar: Türkiye Ekonomisi Derslerinde Edebiyattan Yararlanmak’’ bölümüyle sona eriyor.

Ekonomi
Share

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Vivarium’a uluslararası akreditasyon

Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası akredite deneysel hayvan laboratuvarı Boğaziçi Üniversitesi’nde…

Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi kapsamında yer alan ‘Deneysel Hayvan Üretim ve Bakım Birimi’ (Vivarium) bilimsel araştırmalarda deney hayvanlarının kullanımı alanında dünya çapında tek değerlendirme ve akreditasyon kurumu olan AAALAC International’dan ‘’Full Accreditation’’ alarak Türkiye’nin uluslararası akredite ilk deneysel hayvan laboratuvarı oldu.

Share

Boğaziçili akademisyenlere TÜBA’dan Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri 12 Aralık’ta gerçekleştirilen törenle sahiplerine sunuldu. TÜBA’nın bilim insanlarına her yıl verdiği TÜBA Uluslararası Akademi, Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (GEBİP) ve Bilimsel Telif Eser (TESEP) Ödülleri kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Doç. Dr. Bülent Akgün ile Makine Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Çetin Yılmaz, ‘’Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı’’ ödülüne değer görüldüler.

TÜBA’nın, bilim insanlarını teşvik, takdir ve ödüllendirme işlevi kapsamında 2015 yılından bu yana düzenlenen “TÜBA Ödülleri Töreni”, 12 Aralık 2017 Salı günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Törende “TÜBA Uluslararası Akademi, Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (TÜBA-GEBİP) ve Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Ödülleri” sahiplerini buldu.

Share

Akıllı kentler için akıllı sistemler geliştiren ödüllü araştırmacı Boğaziçi’nde

ABD’de kentler için akıllı sistemler geliştiren Boğaziçi Üniversitesi mezunu başarılı bilim insanı Doç. Dr. Nurçin Çelik, ABD’deki çalışmalarına kısa bir ara vererek, araştırmalarına devam etmek ve 2017 Sonbahar döneminde ders vermek üzere, mezun olduğu okuluna döndü.

Boğaziçi Üniversitesi mezunu iki parlak genç bilim insanı olan Nurçin Çelik ve Sinan Keten, geçtiğimiz yıl Ocak ayında ABD Başkanlığı tarafından araştırma kariyerlerinin erken döneminde bilim insanları ve mühendislere sunulan en yüksek ‘Onur Nişanı’na layık görülmüşlerdi. Uluslararası alanda birçok dergide makaleleri yayımlanan ve çok sayıda ödül alan Çelik'in, dinamik veri güdümlü çok ölçekli simülasyonlar ile kompleks sistemlerin kontrolü üzerine çalışmaları bulunuyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Pages