Doç. Dr. Murat Akan’a sosyal bilimlerin öncü kurumundan davet

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Akan, 2008 yılındaki kuruluşundan beri dünyanın farklı yerlerinden 300’den fazla araştırmacıya ev sahipliği yapmış olan Nantes İleri Çalışmalar Enstitüsü (Nantes Institute for Advanced Study)’ye davet edildi. 2019-2020 eğitim yılında Hindistan ve Türkiye üzerine karşılaştırmalı bir çalışma yapmak üzere enstitüye kabul edilen Doç. Dr. Murat Akan, Yavuz Aykan, Nükhet Sirman ve Huricihan İslamoğlu ile birlikte Boğaziçi Üniversitesi’nden enstitüye davet edilen dördüncü isim.

2012 – 2013 akademik yılında Göttingen Dini ve Etnik Çeşitlilik Max Planck Enstitüsü’nde araştırmacı olarak bulunan ve Columbia Üniversitesi Yayınevinden 2017 senesinde çıkan The Politics of Secularism: Religion, Diversity, and Institutional Change in France’ in yazarı Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Akan, Hindistan ve Türkiye’yi karşılaştırmalı olarak inceleyeceği çalışmasıyla gelecek eğitim yılında Nantes’de bulunacak. Akan, İleri Çalışmalar Enstitüsü ekolünün akademik bilgi üretimindeki yerini şu sözlerle aktardı: “Avrupa ve Amerika’da bulunan bir ağ olan İleri Çalışmalar Enstitüleri’nin en bilinenleri Princeton Institute for Advanced Study ve Berlin’deki Wissenschaftskolleg.  Meşhur antropolog Clifford Geertz ve feminist tarihçi Joan Wallach Scott Princeton İleri Çalışmalar Enstitüsü’nde daimi üye olarak bulunan ve bu sayede akademiye çok önemli katkılar sağlamış olan isimler. Benim gideceğim Nantes’daki  enstitü de dahil olmak üzere, İleri Çalışmalar Enstitüleri her sene dünyanın farklı yerlerinden bir seneliğine ağırlamak üzere 25 civarında kişi seçiyor.  Bu 25 kişinin arasında sadece akademisyenler değil sanatçılar, yazarlar, şairler, düşünürler de yer alabiliyor. Her araştırmacı için bir ofis tahsis ediliyor ve akademisyenler ders verme yükümlülüğü olmadan ve herhangi bir finansal kaygı duymadan sadece çalışmalarına odaklanabiliyorlar. Aynı zamanda her hafta düzenlenen seminerlerle 25 kişi çalışmalarını birbiriyle paylaşıp tartışabiliyor. Bence bu tartışma ortamı kitap yazabilmek için çok gerekli; çünkü herkes kendi araştırma alanını anlatarak birbirlerine katkı sunabiliyor. Enstitünün önemli özelliklerinden biri de çok önemli bir kütüphane ağının parçası olması, kendi yerel kütüphanesinin yanında hem şehirdeki hem de dünyanın diğer kütüphanelerindeki herhangi bir yayını masanıza getirme kapasitesi bulunuyor.”

Türkiye’ye paralel bir hikâye olarak Hindistan

Doç. Dr. Murat Akan, İleri Çalışmalar Enstitüsü’nde bulunacağı süreyi Türkiye ve Hindistan’ın karşılaştırmalı çalışmasına ayıracağını ifade etti: “Ben başvurumda Türkiye ve Hindistan’ı karşılaştırmalı olarak incelemeyi teklif etmiştim ve bunu yapabilmek için de muhtemelen orada bulunduğum süre boyunca Hindistan’a gidip geleceğim. Şu anda Hindistan’ın sorunlarıyla Türkiye’nin sorunları politik anlamda çok benziyor; sadece Türkiye Hindistan’a göre birkaç eşik daha ileride gözüküyor. Bu benzerliklerin yanında Hindistan gibi 1,4 milyar insanın yaşadığı bir yeri çalışmak Türkiye ya da Fransa gibi 70-80 milyonluk ülkeleri çalışmaya göre ciddi bir boyut meselesini içeriyor; çünkü Hindistan’da şu anda mevcut olan Keşmir sınırındaki şiddet sorunları ya da Hindular ve Müslümanlar arasındaki sorunların boyutları da nüfus etkisiyle büyüyor. Hindistan’ın Türkiye’den farklı olarak federal bir devlet olması da iki ülke arasındaki karşılaştırmayı ilginç kılıyor.”

Murat Akan, Hindistan’ı karşılaştırmalı olarak çalışmak istemesinin nedenlerinden biri olarak da dünyadaki paralel hikâyeleri takip edebilmek olduğunu ekledi: “Hindistan hakkında ortalama bir Türk vatandaşı muhtemelen az şey biliyordur, çünkü gözümüzü daha çok Batı’ya çeviriyoruz. Örneğin Çin’i ve Hindistan’ı yan yana koyduğunuzda iki ülke de 1,4 milyar nüfusa sahip ama Çin otoriterken, Hindistan dünyanın en büyük demokrasisi. Orada yürüyen siyaset dünyanın geri kalanını çok etkileyebilecek kapasiteye sahip. Aynı zamanda çok güçlü bir yargı sistemi var ki böyle sistemlere genelde Batı ülkelerinde şahit oluruz. Hintlilerin Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye’ye para yardımı gönderdikleri de biliniyor, aslında emperyalizmle mücadele sırasında Türkiye’yle çok empati kurmuşlar. Halide Edip Adıvar gibi Hindistan’a gitmiş ve ülke üzerine yazmış entelektüeller var. Diğer bir ifadeyle hem geçmişte hem de güncelde iki ülke arasında çok sayıda paralellik bulmak mümkün.”

“Karşılaştırmalı siyaset ancak detayları kaybetmeden yapılabilir”

Doç. Dr. Akan, Hindistan’ın sömürge geçmişinden miras aldığı dil meselesini mevcut sorunların çözümünde kullanılış şeklinin de ülkeyi karşılaştırma politika alanında çalışılması gereken ilginç yerlerden biri haline getirdiğini dile getirdi: “Hindistan’da eğitim sisteminden geçmiş herkes İngilizce konuşuyor, bir yandan da parlamentoda herkes istediği dili konuşabiliyor. Hindistan’da çeşitlilik o kadar fazla ki sert kurallar konulduğunda sorunların boyutu da artıyor. Bu nedenle Hindistan parlamentosunun üç tutanağı var; ilki herkesin kendi dilinde konuştuğu gerçek tutanak, ikincisi ve üçüncüsü de İngilizceye ve hindu diline çevrilmiş tutanaklar.” Akan, ifadelerinin ön çalışmaları olduğunu ve sahada çalıştıktan sonra değişme ihtimallerinin olduğunu ekleyerek karşılaştırmalı siyasetin ancak bir ülkenin gerçeğinde yaşayarak yapılabileceğini vurguladı: “Karşılaştırmalı siyasetçi çok zor yetişiyor ve önemli olan çok sayıda ülkeyi çalışmaktansa çalışılan ülkenin detaylarını kaybetmeden ve derinine inerek çalışabilmek.”

2019-2020 eğitim yılı boyunca Nantes İleri Çalışmalar Enstitüsü’nde bulunacak olan Doç. Dr. Murat Akan, en önemli hedefinin oradaki çalışmalarını bir kitap haline getirmek olduğunu ekledi. Akan, Ekim ayında Nantes’da görevine başlamadan önce, Eylül ayı boyunca Fondation maison des sciences de l’homme DEA – Associate Directors bursu ile Strasbourg Üniversitesi’nde ön çalışmalarını tamamlayacak.  Aynı zamanda 2020 Ocak ayı boyunca Paris’te bulunan École des Hautes Études en Sciences Sociales” (EHESS, School of Advanced Studies in the Social Sciences) isimli sosyal bilimler alanında dünyanın önde gelen kurumlarından birinde 4 hafta boyunca davetli olarak Fransa siyaseti, Türkiye siyaseti, laiklik, demokrasi, karşılaştırmalı yöntem üzerine seminerler verecek.

Princeton ve Berlin başta olmak üzere Kaliforniya, Cambridge, Amsterdam, Uppsala, Kudüs gibi farklı yerlerde bulunan İleri Çalışmalar Enstitüsü (Institute for Advanced Studies), davetli araştırmacılara çalışmalarını sürdürebilecekleri ideal araştırma ortamını sağlayan ve akademik bilgi üretiminin zenginleşmesi için dünyanın farklı yerlerinden alanında yetkin isimleri birleştiren bir ekole sahip. İlki 1930 yılında Princeton’da kurulan İleri Çalışmalar Enstitüsü, geçmişinde Albert Einstein, Hermann Weyl, John von Neumann ve Kurt Gödel gibi bilim insanlarını da ağırladı. 2008 yılında Fransa’da kurulan Nantes İleri Çalışmalar Enstitüsü de her yıl farklı disiplinlerden 25 araştırmacı ve düşünürü bir araya getirmesiyle diyaloga ve tartışmaya dayalı İleri Çalışmalar Enstitüsü ekolünü sürdüren kurumlar arasında yer alıyor.

Geçmişte Boğaziçi Üniversitesi’nden Nantes İleri Çalışmalar Enstitüsü’ne davet edilen akademisyenler arasında 2016-2017 akademik yılında “Creating a Life Alongside the Law” çalışma başlığıyla bulunan Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nükhet Sirman, 2013-2014 akademik yılında “Between Person and Property: Towards a Socio-Legal History of the Slave Mother in the Early Modern Ottoman Empire” başlıklı çalışmasıyla Tarih Bölümü eski öğretim üyelerinden Dr. Yavuz Aykan ve 2012, 2015 ve 2017 yıllarında davet edilen Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Huricihan İslamoğlu bulunuyor.

 

Share