Aşılar için soğuk zincir şartını kaldıran teknoloji dünyaya açılıyor

Boğaziçi Üniversitesi, Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından geliştirilen ve halihazırda Koronavirüs aşısı için kullanılması yönünde çalışmaları sürdürülen “mikro-kürecik” teknolojisiyle ilgili patentlerini Vaccizone firmasına lisansladı. Buna göre Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından 2020’de kurulan start-up firma, biyoteknoloji çalışmalarını geliştirerek, ürünleştirme süreçlerini yürütecek.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibinin yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı Koronavirüs aşısı çalışmaları kapsamında -dünyada bir ilk olarak- Prof. Özören tarafından geliştirilen "mikro-kürecik" teknolojisi kullanılıyor. Teknoloji, aşıların 30 gün boyunca oda sıcaklığında bozulmadan, dirençli bir şekilde etkinliklerini korumalarını sağlıyor ve soğuk zincir ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş.'nin koordinasyonunda yürütülen lisanslama süreci Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünde gerçekleştirilen imza töreni ile resmi olarak tamamlandı.

Lisans sayesinde Prof. Özören tarafından 2020'de kurulan Vaccizone firması bünyesinde yürütülecek çalışmalarla, 19 ülkede patentlenen mikro-kürecik teknolojisinden faydalanılarak dünya çapında ticarileştirme çalışmaları yürütülecek. Firmaya ayrıca yatırımcı Dr. Alper Türken ve Tuğrul Başar tarafından finansal kaynak sağlanması konusunda da anlaşıldı. Bu sayede teknolojinin ticarileşmesi yolundaki çalışmaların daha da hız kazanması amaçlanıyor.

"TÜRKİYE İÇİN MODEL OLACAK"

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu'nda yapılan imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Mehmed Özkan, sözleşmenin Türkiye için güzel bir model olacağını ümit ettiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Özkan, "Bu proje her şeyden önce insanlık adına faydalı. Bununla birlikte Prof. Dr. Nesrin Özören gibi hocalarımızın olması ve bu noktalara gelmesi de bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Bunun Türkiye için çok güzel bir model olmasını ümit ediyoruz, çünkü üniversitemizdeki potansiyellerin çok daha büyük olduğuna inanıyoruz. Bunu ışık tutucu, yol açıcı bir adım olarak görüyoruz. Hayırlı olmasını temenni ediyorum," diye konuştu.

"MİLLİ AŞI İÇİN ÖNEMLİ ADIM"

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi ve Vaccizone Firması kurucusu Prof. Dr. Nesrin Özören ise mikro-kürecik patentlerinin firmaya lisanslanmasının çok önemli bir adım olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kanser araştırmaları ve Koronavirüs aşısının geliştirilmesinde kullandığımız mikro-kürecik teknolojisi ABD, Avrupa ve Japonya olmak üzere dünya çapında patentlendi. Boğaziçi Üniversitesi'ne ait olan patent hakları, bu sözleşme sayesinde firmam Vaccizone'ye lisanslanmış oldu. Bu, 2020'de kurulan şirketim ve benim için hayallerimizin gerçekleşmesi anlamına geliyor. Bundan sonra patentli mikro-kürecik teknolojisi sayesinde başta Koronavirüs olmak üzere, grip ve kanser tedavileri için geliştireceğimiz yeni yöntemlerden elde edilecek gelirler firmamızın daha da gelişmesine olanak tanıyabilecek. Ayrıca
Boğaziçi Üniversitesi de bu gelirden pay alacak."

Vaccizone Yatırımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Alper Türken ise milli aşı teknolojilerinin geliştirilmesinde firmanın çok önemli bir rol üstleneceğini belirterek, "Geçtiğimiz 30 yılda bilgi teknolojileri alanında yaşanan devrimin bir benzeri önümüzdeki 30 yılda biyoteknoloji alanında yaşanacak. Bu devrimin hayatlarımız üzerinde kapsamlı ve dönüştürücü bir etkisi olacak. Türkiye'nin bu alanda özgün teknoloji ve ürünler geliştirme kapasitesini bir an önce kazanması yaşamsal bir öncelik olmalı. Biyoteknoloji alanında ABD, AB, Çin ve Japonya tarafından onaylanmış ilk milli dörtlü patentin lisans hakkına sahip olan Vaccizone'un bu süreçte merkezi bir rol oynayacağına inanıyorum. Bu anlamlı girişimin bir parçası olmaktan mutluyum," dedi.

''TÜRKİYE İÇİN BİYOTEKNOLOJİDE GLOBAL OYUNCU OLMA ŞANSI''

Vaccizone Yatırımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Tuğrul Başar da biyoteknoloji alanındaki iş birliğinin çığır açma potansiyeli olduğunun altını çizdi. Başar, “Vaccizone'u Türkiye'nin biyoteknoloji alanında global seviyede bir oyuncu olması için ülke olarak elimizdeki en büyük şans olarak değerlendiriyorum. Moleküler biyoloji alanında dünyanın sayılı bilim insanlarından Prof. Nesrin Özören'in liderliğinde, Türkiye'nin bilim yuvası Boğaziçi Üniversitesi'nin desteğiyle bir araya gelmiş olan ve ülkemizin en parlak zihinlerinden oluşan ekibimiz ve biyoteknoloji alanında çığır açma potansiyeli olan, triadik patent
dahilinde korunan teknolojimizle bunu başarabileceğimize inanıyorum" diye konuştu.

Share