boğaziçi üniversitesi

Boğaziçili bilim insanın yer aldığı ekipten sarı nokta hastalığının erken tanısı için yeni yöntem

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Ayhan’ın da arasında yer aldığı uluslararası araştırma ekibi, sarı nokta hastalığıyla ortaya çıkan görme bozukluklarını tespit etmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Görme bozukluklarını erken aşamada kolayca haritalandırabilen yöntemden faydalanılarak hastaların hayat kalitesini artıracak özel cihazların geliştirilmesi hedefleniyor.

İngiltere Londra Üniversitesi Psikoloji Bölümü Üyesi Prof. Dr. Johannes Zanker, İngiltere Torbay Hastanesi Optalmoloji Bölümü Tıp Doktoru Edward Doyle ile Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Ayhan ortak çalışmasıyla, sarı nokta hastalarının görme bozukluklarını erken aşamada hızlı ve etkin bir şekilde haritalandırabilen yeni bir metot ortaya kondu. Bu yöntemle hastalar bilgisayar üzerinde kendilerinden istenen şekil düzeltmelerini yaparken göz hareketleri de bir göz takip cihazı yardımıyla takip ediliyor.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Prof. Dr. Turgut Tüzün Onay: “Atık kulak çubukları mikroplastiğe dönüşerek insan vücuduna girebilir”

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Turgut Tüzün Onay, tek kullanımlık plastikler içinde kulak çubuklarının hafif ve küçük olmaları nedeniyle kanalizasyon şebekesinden denize ulaşabildiğini ve yıllar içinde mikroplastiğe dönüşebildiklerini dile getirdi.

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Turgut Tüzün Onay, tek kullanımlık plastikler içinde kulak çubuklarının hafif ve küçük olmaları nedeniyle kanalizasyon şebekesinden denize ulaşabildiğini ve yıllar içinde mikroplastiğe dönüşebildiklerini söyledi.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Şehirlerin iklim değişikliği karnesini Boğaziçi Üniversitesi çıkarıyor

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Dr. Öğr. Üyesi İrem Daloğlu Çetinkaya’nın yürütücüleri arasında yer aldığı uluslararası LOCALNET projesi, Türkiye’deki 12 şehrin iklim değişikliği karnesini çıkarıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi 12 şehir belediyesinin bu alanda ortaya koyduğu çalışmaların sahada incelendiği araştırmayla ülke çapında farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi İrem Daloğlu Çetinkaya ile Norveç Bergen Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nden Araştırmacı Mahir Yazar’ın yürütücüsü olduğu projeyle 12 şehir belediyesinin iklim değişikliğiyle ilgili rapor, çalışma ve projeleri değerlendiriliyor. Berlin merkezli Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü (SWP) tarafından desteklenen ve yaklaşık bir yıl sürmesi öngörülen projeyle, Türkiye şehirlerinin bu alandaki röntgenin çekilmesi hedeflenirken, ülke çapında yerel yönetimlerin farkındalıklarının geliştirilmesi de amaçlanıyor.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Biyoteknoloji girişimlerini destekleyecek Biyoküp Kuluçka Merkezi açılıyor

Boğaziçi Üniversitesi ve Teknopark İstanbul iş birliğiyle biyoteknoloji, ilaç, tıbbi cihaz alanında çalışan girişimcileri desteklemek amacıyla kurulan Biyoküp Kuluçka Merkezi çok yakında hizmete açılıyor. 50 milyon TL’den fazla yatırım yapılan, 12 laboratuvar, 8 temiz oda ve açık ofislerin bulunduğu Biyoküp Kuluçka Merkezi’nde yürütülecek Biyokuluçka Hızlandırma Programları ile yılda 40 girişimin desteklenmesi planlanıyor.

Boğaziçi Üniversitesi ve Teknopark İstanbul ortaklığında çok yakında hizmete girecek olan Biyoküp Kuluçka Merkezi açılış için gün sayıyor. Mayıs ayında yapılması planlanan resmi açılış öncesi ilaç, tıbbi cihaz ve biyoteknoloji alanlarında çalışan bilim insanı ve girişimcilere çağrı yapan Teknopark İstanbul, Biyoküp’ün Türkiye’de örneği bulunmayan altyapısı ile öncü bir üniversite-sanayi iş birliği modeli sunduğuna dikkat çekiyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nin yer aldığı Salda Gölü araştırması NASA’ya nitelikli veri bankası sunacak

Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla Burdur’da yer alan Salda Gölü'nün mikrobiyal ekolojisinin belirlenmesine yönelik yürütülen proje tamamlandı. Bu kapsamda birçok yönden Kızıl Gezegen’e benzeyen Salda Gölü’nden elde edilen veriler, NASA (Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından Mars araştırmalarında da kullanılabilecek.

Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle Burdur’da yer alan Salda Gölü’nde yapılan kapsamlı araştırma sonuçlandı. Buna göre mikrobiyal evrimde önemli rol oynayan mikrobiyal türler keşfedilerek, gölün bu açıdan kapsamlı bir haritası çıkarıldı. Korunması gereken mikrobiyal hassasiyet bölgelerinin de belirlendiği proje sayesinde elde edilen veriler ayrıca, NASA (Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından Mars’ta devam eden projeler için de nitelikli veri bankası olarak kullanılacak.

Fen Edebiyat Fakültesi
Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nin INDEPENDENT projesiyle yosundan üretilen jet yakıtı 2022'de hazır

Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Sarıtepe Kampüsü'nde Türkiye ve Avrupa'nın ilk karbon-negatif biyorafinerisi kuruldu. Biyoekonomi Odaklı Kalkınma için Entegre Biyorafineri Konsepti Projesi (INDEPENDENT) kapsamında 2 bin 500 metrekarelik bir Ar-Ge alanı ve üretim sahasında kurulan 80 metreküplük açık havuzlar ile 30 metreküplük kapalı fotobiyoreaktörlerde yetiştirilen yosunlardan biyoyakıtlar ve katma değerli diğer ürünler geliştiriliyor. Proje sayesinde yosundan üretilen jet yakıtı ise 2022'de uçaklarda kullanıma hazır hale gelecek.

Boğaziçi Üniversitesi’nin son yıllarda en kapsamlı projelerinden biri olan, Avrupa Birliği (AB) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen Biyoekonomi Odaklı Kalkınma için Entegre Biyorafineri Konsepti Projesi (INDEPENDENT) ile enerji, sağlık, gıda, tarım, hayvancılık ve çevre sektörlerine yönelik biyoyakıt, fonksiyonel gıda, biyo-gübre başta olmak üzere 11 farklı yosun tabanlı biyoteknolojik ürünün, biyoekonomi odaklı bir büyüme modeline dayanan entegre bir üretim sistemiyle elde edilmesi hedefleniyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden normalden altı kat daha iyi görüntüleyen röntgen cihazı

Boğaziçi Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Enstrümantasyon Laboratuvarı (X-Lab) bünyesinde, rutin olarak kliniklerde kullanılan cihazlara göre şimdilik 6 kat daha yüksek çözünürlükte görüntüleme yapabilen yeni bir röntgen cihazı geliştirildi. Laboratuvarın Kurucu Direktörü Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, TÜBİTAK’ın desteklediği projenin üç yıl süren yoğun bir çalışmayla tamamlandığını belirterek “Normalde tipik bir dijital röntgen cihazı 140-180 mikrometre çözünürlüğüne sahip. Biz bunu özel sensör ve yazılımlarla şu anda 27 mikrometreye kadar indirebiliyoruz. Bu şekilde vücudumuzun içindeki daha fazla detayın, şimdilik sadece 12-13 saniye süren bir çizgisel tarama şeklinde görüntülenebileceğini göstermiş olduk. Bu yaklaşım, ileride farklı uygulamalar için daha da hızlandırılabilir” diyor.

2010’da Boğaziçi Üniversitesi Medikal Görüntüleme Laboratuvarları (BUMIL) bünyesinde kurulan X-Lab; medikal teşhis sistemleri, X-ray teknolojileri, yarıiletken temelli görüntüleme teknikleri, medikal görüntü işleme ile medikal elektronik tasarımları alanında yaklaşık 10 kişilik bir lisansüstü öğrencisi araştırmacı ekiple çalışıyor. Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr.

Mühendislik Fakültesi
Share

Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerle ilgili araştırma başladı

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu “Türkiye’deki Suriyeli Göçmenlerin Eğitim, İşgücü Piyasası, Demografi ve Sağlık Çıktılarının Bir Analizi” başlıklı araştırma başladı. Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmenleri temsil etme özelliği olan bir örneklemi kullanarak gerçekleştirilecek ve Suriyeli göçmenlerin ekonomi, eğitim, sağlık ve nüfus durumları hakkında çok boyutlu sorular yöneltecek projenin iki yıl sürmesi planlanıyor.

Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu projede; eğitim, ekonomi, sağlık gibi birçok alanda Suriyeli mültecilere yönelik detaylı bir analiz yapılacak. Analiz için hem Türkiye’deki yerel halk hem de Suriyeli mültecilere dair örneklem barındıran Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün her beş yılda bir yaptığı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nın (TNSA) 2018 yılı verileri kullanılacak. Bu verilerin Suriyeliler ile Türkiye’deki yerel halkın bir karşılaştırmasını yapma olanağı sağladığını ifade eden Prof. Dr.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliğine dayanıklı “akıllı bitkiler” için çalışmalar başladı

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Steven Footitt ve ekibi, iklim değişikliğine dayanıklı “akıllı bitki”lerin üretilmesi için gereken genetik araştırmalarına başladı. Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Fonu (BAP) tarafından desteklenen iki yıl sürecek projeyle iklim değişikliğinin bitki tohumlarında çimlenmeyi önleyen uyku halini nasıl etkilediği gen araştırmalarıyla ortaya çıkarılacak. Footitt’e göre böylelikle akıllı bitkilerin üretilmesine büyük katkı sağlanarak, Türkiye’de tarım ve gıda güvenliği konusunda önemli bir adım atılmış olacak.

Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliğinin tarım ve gıda güvenliğine etkileriyle ilgili birçok araştırma devam ediyor. Bunlar arasında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Steven Footitt ve ekibinin projesi, bitki tohumlarındaki uyku halinin gen araştırmalarıyla anlaşılarak, iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek akıllı bitkilerin üretilmesinin önünü açmayı hedefliyor.

Share

Boğaziçi öncülüğünde yürütülen projeyle Kafkasya’daki deformasyon ve depremler daha iyi anlaşılacak

Boğaziçi Üniversitesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrullah Karabulut’un yürütücüsü olduğu projeyle, Kafkasya’daki deformasyon ve depremleri daha iyi anlamak için Türkiye ve Rusya iş birliğiyle kapsamlı sismolojik ve jeodezik veri tabanları oluşturulacak. Bu sayede yaklaşık 15 yıl öncesine uzanan verilerle bölgeye dair daha detaylı tektonik modeller elde edilmesi hedefleniyor. Üç yıl sürmesi planlanan projede araştırmacı olarak görev alan Dr. Sezim Ezgi Güvercin, Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtladı.

TÜBİTAK ile Rusya Temel Araştırmalar Vakfı (RFBR) arasındaki bilimsel ve teknolojik iş birliği kapsamında desteklenmesine karar verilen bilimsel çalışmalar içerisinde Boğaziçi Üniversitesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrullah Karabulut’un yürütücüsü olduğu proje de yer aldı. “Kafkas Bölgesinin Kapsamlı Sismolojik ve Jeodezik Gözlemlere Dayalı Sismotektoniği ve Kinematiği” başlıklı proje, Kafkasya’daki ülkelerden yer bilimleri araştırmacılarını ilk kez büyük çapta bilimsel araştırma için bir araya getirecek.

Share

Pages