boğaziçi üniversitesi

Farklılıkların Karşılaştığı Bir Mekân Olarak Kent

Kentsel dönüşümün mekânı ve hafızayı giderek ele geçirdiği bir şehirde, kentte yaşamak kimin hakkı? Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mine Eder ve İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Öz’ün, Tophane semti üzerinden bu sorunun cevabını aradıkları çalışmaları, “International Journal of Urban and Regional Research” tarafından verilen “En İyi Makale Ödülü”nü 2018 yılı için almaya hak kazanan iki makaleden biri oldu. Daha önce semt pazarları ve şehrin eğlence mekânları üzerine yaptıkları incelemelerle de kentsel dönüşümün sosyal ve ekonomik boyutlarını saha çalışmalarıyla anlamlandırmaya yönelik araştırmalar yürüten Özlem Öz ve Mine Eder ile mekânsal adalet, şehirde yaşama hakkı ve soylulaştırma meseleleri üzerine konuştuk.

Prof. Dr. Mine Eder ve Prof. Dr. Özlem Öz’ün “Problem Spaces and Struggles Over the Right to the City: Challenges of Living Differentially in a Gentrifying Istanbul Neighborhood” isimli makaleleri, sosyal bilimler perspektifinden kentsel ve bölgesel araştırma konularını kapsamak üzere yayımlanan hakemli dergi International Journal of Urban and Regional Research tarafından her yıl dergide yayımlanan makalelerden birine verilen “En İyi Makale Ödülü”nü Lina Olsson’un makalesiyle birlikte 2018 yılı için almaya hak kazandı.*

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden Parkinson araştırması

Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi işbirliği ile Parkinson hastalığında kognitif bozulmanın erken tanı ve teşhisi için detaylı bir inter-disipliner araştırma …

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Bilişimsel Görüntüleme Laboratuvarı kurucusu öğretim üyesi Doç. Dr. Esin Öztürk Işık’ın yürütücülüğünde, Parkinson hastalığında kognitif bozulmanın, bir diğer deyişle, hastanın dikkat, bellek, dil kullanma ve anlama, öğrenme, değerlendirme, sorun çözme, ve karar verme gibi zihinsel yetilerindeki bozulmanın, erken evrede teşhisi için birden fazla biyobelirteçin belirlenmesi amacıyla bir araştırma yürütülüyor. TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında yürütülen bu çalışma hakkında bilgi veren Doç. Dr.

Mühendislik Fakültesi
Share

Ruhsal hastalığı olan her 10 anneden 7’si tedavisiz kalıyor

Boğaziçi Üniversitesi’nden Dünya Anne Ruh Sağlığı Haftası’nda Halka Açık Sempozyum... Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Aysimi Duman tarafından yürütülen Türkiye’deki en kapsamlı hamilelik dönemi projelerinden ‘’Boğaziçi Anne-Bebek İlişkisi Projesi’’ (BABİP) kapsamında 29 Nisan tarihinde Albert Long Hall’de halka açık ‘’Anne Ruh Sağlığı’’ sempozyumu düzenlendi.

29 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Dünya Anne Ruh Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenen sempozyum, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Tekcan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Prof.

Share

‘’Su fakiri bir ülke olma riskiyle karşı karşıyayız’’

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nde “Çevre ve Turizm” ile “Sosyal ve Çevresel Perspektiflerden Sürdürülebilirlik” adlı lisans derslerini vermekte olan Dr. Akgün İlhan su üzerine çalışmalarıyla tanınan bir akademisyen. Açık Radyo’da hazırladığı Su Hakkı ve Sudan Gelen programlarının yanı sıra çeşitli mecralarda su krizi ve iklim değişikliği üzerine yazan ve ‘’Yeni Bir Su Politikasına Doğru: Türkiye’de Su Yönetimi, Alternatifler ve Öneriler” adlı bir kitabı olan Akgün İlhan ile 22 Nisan Dünya Günü’nde suyu ele aldık. Güvenli su, suya ekonomik olarak erişim, suyun maliyeti, su ayak izimiz başta olmak üzere suya dair pek çok konuya değinerek tüketim bazında yapılması gerekenleri konuştuk.

Çevre, sürdürülebilirlik ve özellikle de su alanlarına nasıl yöneldiniz diyerek başlayalım dilerseniz? Akgün İlhan- Çevre ile kurduğumuz sorunlu ilişkinin farkına varmaya başlamam 90’lı yılların başında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümünde yaptığım lisans yıllarına denk geliyor. Oldukça disiplinler arası bir bölümünde botanik, bitki sosyolojisi, çevre sorunları, toprak bilgisi, peyzaj ekolojisi, şehir ve bölge planlama, jeoloji, tasarım, dendroloji ve proje çizimi gibi seksene yakın farklı dersi duayen hocalardan alma şansını yakaladım.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘can yoldaşı’ robot geliştiriliyor

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Akın ülkemizde yapay zekâ ve robotik alanında öncü araştırmalarıyla tanınıyor. Levent Akın liderliğinde Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacılar Binnur Görer,İbrahim Özcan ve Yiğit Yıldırım’ın yer aldığı ekip duyguları olan insansı bir robot geliştiriyor. En önemli özelliği insanlarla duygusal etkileşimde bulunabilmesi olacak robot, karşısındaki insanın üzgün veya neşeli olup olmadığını anlayacak ve kendisi de bazı tepkiler gösterebilecek. Prof. Dr. Levent Akın ve ekibinden insana ‘’can yoldaşı’’ olacak robot projesini dinledik.

Levent Hocam, daha önce Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirmiş olduğunuz sosyal robotlar (egzersiz dobotu ve rehber robot) projenizin ardından şimdi duyguları olan bir robot üzerinde çalışıyorsunuz. Projeyi sizden dinleyebilir miyiz?

Mühendislik Fakültesi
Share

Kara deliklerin varlığı ilk kez görüntüyle kanıtlandı; büyüksün Einstein!

ABD Ulusal Bilim Vakfı, bir kara deliğin çevresini gözlemlemek için kurulan Event Horizon Teleskobu'ndan elde edilen 'çığır açıcı sonucu’ 10 Nisan’da düzenlenen canlı yayınla tüm dünyaya duyurdu. Brüksel, Santiago, Taipei, Washington DC gibi şehirlerde aynı anda gerçekleştirilen ve Youtube gibi mecralardan canlı yayınlarla paylaşılan tarihte çekilmiş ilk kara delik fotoğrafı heyecan yarattı. Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Semiz bu önemli gelişmeyi ‘’Tarihi bir gözlem’’ olarak niteliyor.

Şimdiye kadar sadece Einstein'ın genel görelilik kuramının öngörüleri kullanılarak oluşturulan benzetim fotoğrafları mevcut olan kara delik ilk kez somut imajlarla dünyaya servis edildi. Kara deliğin dünyadan 500 milyon trilyon kilometre (54 milyon ışık yılı, 1 ışık yılı=9.5 trilyon kilometre) uzakta olduğu ve Güneş Sistemi'nin tamamından daha büyük boyutta olduğu ifade edildi. Bu fotoğrafla birlikte kara deliklerin varlığı ilk kez görüntülü bir şekilde kanıtlanmış oldu.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçili genç akademisyenlere BAGEP Ödülü

Bilim Akademisi tarafından başlatılan ve kamu fonları yerine toplumdan gelen maddi destekle yürütülen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP)’nın 2019 sahipleri belli oldu. Boğaziçi Üniversitesi’nden Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emine Fişek, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Anıl Doğan ve Kimya Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Sezen Soyer Uzun’un ödüle değer bulunduğu BAGEP Ödülleri töreni 26 Nisan Cuma günü Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

Bilim Akademisi tarafından 2013 yılından beri 40 yaşını doldurmamış genç akademisyenleri yeni araştırmalarında desteklemek amacıyla düzenlenen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP), 2019 yılı kazananlarını duyurdu. 310 başvuru arasından 43 akademisyenin ödüllendirildiği ve 2 yıl süreyle yılda 15.000 TL desteği kapsayan ödül programının bu seneki kazananları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde görev yapmakta olan üç genç akademisyen de bulunuyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi ve MIT'den İstanbul'u sel ve su baskınlarından korumak için proje

Boğaziçi Üniversitesi ile Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyeleri ve öğrencileri arasında ortak araştırma projeleri yapılması hedefiyle oluşturulan ve Limak Vakfı tarafından fon sağlanan MISTI (MIT Science and Technology Initiatives) - Boğaziçi Uluslararası Araştırma, Eğitim ve Destek Programı kapsamında desteklenen yeni çalışmalar arasında Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Avcı’nın araştırmacı Dr. Mehmet Emre Çamlıbel ile yürüttükleri “Drainage by Design: Optimizing Stormwater Infrastructure in Istanbul” başlıklı projesi de yer aldı.

“Drainage by Design: Optimizing Stormwater Infrastructure in Istanbul” projesi İstanbul’un sel ve altyapı kapasite sorununa Boğaziçi Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Bilimsel Modelleme Çözümü sunuyor. Araştırmacı Dr. Mehmet Emre Çamlıbel ile birlikte projeyi yürütmekte olan Prof. Dr. Cem Avcı, iklim değişikliğinin İstanbul’un yağmur suyu altyapısına etkisini araştıracaklarını ve şehirdeki altyapıların optimizasyonu kapsamında öneriler ortaya koyacaklarını belirtiyor.

 

Mühendislik Fakültesi
Share

“Göçmen krizi ve iklim değişikliği toplumları test ediyor’’

Analitik düşünme yeteneği modern dünyanın getirdiği karmaşık durumlara karşı esnek tepkiler verebilmemizi sağlayarak bizi “modern” kılan, insana özgü özelliklerden biri. Peki, analitik düşünmek bize ne katıyor? Analitik düşünme kapasitesi nasıl geliştirilir, nelerden etkilenir ve en önemlisi analitik düşünme eğiliminin yüksek olması kişiyi nasıl farklı kılar? Bu alanda kapsamlı araştırmalar yürüten Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Adil Sarıbay, analitik düşüncenin her zaman zekâyla doğru orantılı olmadığını, ileri bir IQ’ya sahip ancak analitik düşünce eğilimi zayıf bireylerin pekâlâ var olabildiğini belirtiyor. Sarıbay ayrıca iklim değişikliği, mülteci sorunu gibi dünyayı etkileyen güncel problemler ve çatışmaların günümüzde analitik düşüncenin egemen olduğu varsayılan gelişmiş toplumları dahi sınamakta olduğuna dikkat çekiyor. Adil Sarıbay ile analitik düşüncenin yeşerdiği veya zayıf olduğu toplumların yapısına, analitik düşüncenin zekâ ve mutluluk ile ilişkisine dair kapsamlı bir söyleşi yaptık.

Analitik düşünceyi nasıl tanımlayabiliriz? Analitik düşüncenin tanımı aslında psikolojide çok yaygın bir modelden geliyor. Bu modelde Tip 1 ve Tip 2 ismi verilen iki tip zihinsel süreç söz konusu. Tip 1 süreçler evrimsel olarak daha eski, daha çok hayatta kalmayla ilgili ve hızlı tepki vermeye yönelik süreçler, bu süreçler çevredeki örüntüleri yavaş öğrenen, değiştirilmesi zor ve çok fazla bir zihinsel çaba gerektirmeyen süreçler. En basit örneklerden biri reflekslerimiz. Yılan görünce irkilerek korkup kaçma Tip 1 süreçle gerçekleşiyor.

Share

Sosyal Politika Forumu, SPA iş birliğiyle çalışmalarını uluslararası boyuta taşıyor

Bu yıl 15. yılını kutlayan Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu, geçtiğimiz günlerde sosyal politika alanının önde gelen kuruluşlarından olan Birleşik Krallık’taki Sosyal Politika Birliği (Social Policy Association) ile uluslararası kurumsal iş birliği yapan kuruluş statüsünü almaya hak kazandı. Bu sayede Sosyal Politika Forumu, Sosyal Politika Birliği ile kurumsal bağı olan Türkiye’deki ilk araştırma merkezi oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu UYGAR Merkezi (SPF), Birleşik Krallık merkezli Sosyal Politika Birliği (Social Policy Association) ile iş birliği yapan kuruluş statüsünü alarak Türkiye’deki sosyal politika çalışmalarını uluslararası boyuta taşımaya yönelik önemli bir adım attı. SPF’nin Kurucusu Emeritus Prof. Dr. Ayşe Buğra ile SPF Merkez Müdürü ve Sosyal Politika Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr.

Share

Pages