Aralık 2020

“Orta ve düşük gelirli ülkelerin aşıya adil erişimlerini sağlamak için ilk hedef aşının fiyatının düşürülmesi olmalı’’

Sağlık politikaları ve toplumsal eşitsizlikler alanında çalışmalara imza atan Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Sosyal Politika Forumu Merkez Müdürü Doç. Dr. Volkan Yılmaz, COVID-19 aşısına küresel düzeyde adil erişimin nasıl sağlanabileceğini değerlendirdi.

COVID-19 pandemisiyle birlikte yaşadığımız ağır kriz, sosyo-ekonomik eşitsizlikleri daha da belirgin kılıp gelir adaletsizliğini ve yoksulluğu artırıyor. Dünya Bankası 2020 için en iyi senaryoda dahi 71 milyon insanın yoksulluğa itileceğine; küresel yoksulluk oranının iki haneli rakamlara ulaşacağına dikkat çekiyor. Küresel eşitsizliğin bir başka boyutu ise güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmış COVID-19 aşılarına erişimde ortaya çıkıyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nin kurucu ortağı olduğu NeurotechEU ile yükseköğretimde yeni bir dönem başlıyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin kurucu ortakları arasında yer aldığı; Avrupa Üniversiteleri İnisiyatifi (European Universities Initiative) çatısı altında desteklenen; diller, sınırlar ve disiplinler üstü bilim köprüsü olmayı hedefleyen NeurotechEU Avrupa Üniversitesi, 16 Aralık 2020’de gerçekleştirilen açılış etkinliğiyle çalışmalarına başladı.

Avrupa üniversitelerinin ve araştırma kurumlarının ABD ve Asya ile rekabet edebilirliğini artırmak amacıyla kurumsallaşmış işbirliğini esas alan Avrupa Üniversiteleri İnisiyatifi çerçevesinde hayata geçen NeurotechEU ("The European University of Brain and Technology”) açılış etkinliği NeurotechEU Yönetim Kurulu Başkanı Tansu Çelikel’in moderatörlüğü ve sunumuyla 16 Aralık tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Share

Aşılar için soğuk zincir şartını kaldıran teknoloji dünyaya açılıyor

Boğaziçi Üniversitesi, Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından geliştirilen ve halihazırda Koronavirüs aşısı için kullanılması yönünde çalışmaları sürdürülen “mikro-kürecik” teknolojisiyle ilgili patentlerini Vaccizone firmasına lisansladı. Buna göre Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından 2020’de kurulan start-up firma, biyoteknoloji çalışmalarını geliştirerek, ürünleştirme süreçlerini yürütecek.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibinin yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı Koronavirüs aşısı çalışmaları kapsamında -dünyada bir ilk olarak- Prof. Özören tarafından geliştirilen "mikro-kürecik" teknolojisi kullanılıyor. Teknoloji, aşıların 30 gün boyunca oda sıcaklığında bozulmadan, dirençli bir şekilde etkinliklerini korumalarını sağlıyor ve soğuk zincir ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi Engellilik Çalışmalarını ödüllendirdi

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu ve Research Worldwide İstanbul tarafından verilen Engellilik Çalışmaları Lisansüstü Tez Ödülü bu yıl üçüncü kez sahiplerini buldu. Engelliliği kişinin bir eksikliği ya da kusuru olarak gören damgalayıcı yaklaşımın eleştirisi üzerine kurulu engellilik çalışmalarını desteklemek amacıyla verilen ödülün bu yılki sahipleri, yükseköğretime devam eden görme engelli öğrencilere yönelik öğretimsel uyarlamalar üzerine tez yazan Ahmet Nedim Gündoğar ve sağır yetişkinlerin kimlik insaşı hakkında çalışan Furkan Erdoğdu oldu.

oğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu ve Research Worldwide İstanbul ortaklığında, Lund Üniversitesi Raoul Wallenberg Enstitüsü desteğiyle 2018 yılından beri düzenlenen Engellilik Çalışmaları Lisansüstü Tez Ödül Töreni bu yıl 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününde online olarak gerçekleştirildi. Tören boyunca eş zamanlı işaret dili tercümesi de yapıldı.

“Korunması gereken engelli kişiler değil, onların hak ve özgürlükleri”

Share

Matematik Bölümünden klasik probleme modern yaklaşım

TÜBİTAK tarafından sağlanan Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programına (1001) geçtiğimiz yıl seçilen projelerden biri Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Olcay Coşkun’un projesi oldu. 3 yıl boyunca desteklenmeye hak kazanan projenin yürütücüsü Prof. Dr. Coşkun, klasik bir teori olarak kabul edilen “grup teorisi”ne daha modern bir yaklaşım olan “kategori teorisi” kullanarak yaklaşacağını belirtiyor. Amaç ise bu alanda ortaya çıkabilecek bazı problemlere yönelik bir araç elde edebilmek.

“Matematiğin kendine özgü bir dili var ve bu dili bilmeden onu anlamaya ya da konuşmaya çalışmak çok zor,” ifadeleriyle matematik alanında yürütülen çalışmaları akademi dışına aktarmanın zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Olcay Coşkun’a TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projesini sorduk ve matematiğin dünyasına olabildiğince girmeye çalışarak projesini aktarmaya çalıştık.

Grup teorisi ve grup temsili teorisi bize neler söylüyor?

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Otonom araçlar trafiği de yönetecek

Boğaziçi Üniversitesi’nden trafik sıkışıklığına çözüm için araştırma...

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ilgın Gökaşar, otonom araçlarla trafik yönetimi yaparak trafik sıkışıklığına çare olabilecek bir sistem geliştirdi. 5G ve V2X gibi bağlantı teknolojilerini kullanan sürücüsüz bağlı araçlar, bir kaza olduğunda birbirlerinden bilgi alabiliyor ve rotalarını minimum zaman kaybı olacak şekilde değiştirebiliyor. Üstelik sistemin bir bölgede uygulanabilmesi için herhangi bir altyapı kurmaya ya da maliyetli bir yatırıma ihtiyaç yok.

Mühendislik Fakültesi
Share

Robotlar, kendi akıl ve düşünsel yetileriyle hayat boyu öğrenmeyi öğrenecek

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden robotik uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Uğur, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteğe değer bulunan ‘’Sembol ve Kural Keşfi ile Soyut Muhakeme ve Hayat Boyu Öğrenme’’ başlıklı araştırma ile kendi sensör ve motor deneyimlerini kullanarak planlama yapabilecek, daha önce görmedikleri yeni ve farklı nesnelerle iletişime geçebilecek, soyutlama, öğrenme ve planlama yetisi olan robotlar geliştirmeyi hedefliyor.

Yapay zekâ ile birlikte hayatımıza giren akıllı sistemler yepyeni dönüşümleri beraberinde getiriyor. 2000’lerin başından itibaren robotik alanında makine öğrenmesi yöntemlerinin gelişmesiyle beraber insanla atari veya satranç oynayan robotlar gibi gelişmelere tanık olduk. Günümüzde ise akıllı sistemlerin becerileri ve performansları insanları neredeyse aratmayacak boyuta ulaşmış durumda.

Mühendislik Fakültesi
Share