Mayıs 2019

Konya Ovası’nda sürdürülebilir tarım ve sulama için Boğaziçi’nden bilimsel destek

Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı Türkiye’nin ‘’tahıl ambarı’’ olarak bilinen ve en önemli tarım alanlarının başında gelen Konya Ovası’ndaki tuzlu ve sodyumlu toprakların tarımsal verimliliğinin artırılması ve bölgede sürdürülebilir sulama sistemleri geliştirilmesi yönünde bir araştırma yürütüyor.

TÜBİTAK ve British Council işbirliğiyle yürütülmekte olan; Newton- Kâtip Çelebi Fonu tarafından desteklenen projenin Türkiye ayağındaki araştırma ekibinin liderliğini Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Nadim Copty üstleniyor. Türkiye’den Boğaziçi ve Ankara Üniversitesinden araştırmacıların yer aldığı; 2021 yılı yaz aylarında tamamlanması beklenen ekibin İngiltere ayağında ise Manchester, Sheffield ve Leeds üniversitelerinden araştırmacılar yer alıyor.

Share

Farklılıkların Karşılaştığı Bir Mekân Olarak Kent

Kentsel dönüşümün mekânı ve hafızayı giderek ele geçirdiği bir şehirde, kentte yaşamak kimin hakkı? Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mine Eder ve İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Öz’ün, Tophane semti üzerinden bu sorunun cevabını aradıkları çalışmaları, “International Journal of Urban and Regional Research” tarafından verilen “En İyi Makale Ödülü”nü 2018 yılı için almaya hak kazanan iki makaleden biri oldu. Daha önce semt pazarları ve şehrin eğlence mekânları üzerine yaptıkları incelemelerle de kentsel dönüşümün sosyal ve ekonomik boyutlarını saha çalışmalarıyla anlamlandırmaya yönelik araştırmalar yürüten Özlem Öz ve Mine Eder ile mekânsal adalet, şehirde yaşama hakkı ve soylulaştırma meseleleri üzerine konuştuk.

Prof. Dr. Mine Eder ve Prof. Dr. Özlem Öz’ün “Problem Spaces and Struggles Over the Right to the City: Challenges of Living Differentially in a Gentrifying Istanbul Neighborhood” isimli makaleleri, sosyal bilimler perspektifinden kentsel ve bölgesel araştırma konularını kapsamak üzere yayımlanan hakemli dergi International Journal of Urban and Regional Research tarafından her yıl dergide yayımlanan makalelerden birine verilen “En İyi Makale Ödülü”nü Lina Olsson’un makalesiyle birlikte 2018 yılı için almaya hak kazandı.*

Share

Boğaziçi’nde Farklı Disiplinleri Birleştirenler-II

Akademi dünyasında disiplinler arası çalışmak ne anlama geliyor? Boğaziçi Üniversitesi farklı disiplinler arasında geçiş yapmak öğrencilerine neler sunuyor? Bu sorular üzerine düşündüğümüz akademide disiplinler arasılık haberinin ilk bölümünde lisans eğitimlerinin ardından farklı alanlara geçiş yaparak kariyerlerini yürütmüş akademisyenlerden Olcay Akyıldız ve Asım Karaömerlioğlu ile konuşmuştuk. Dosya haberimizin ikinci bölümünde Murat Gülsoy ve Edhem Eldem sorularımızı cevaplayarak akademik kariyerde disiplinler arası çalışabilmenin ve düşünebilmenin önemini paylaştılar.

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi Müdürü ve Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Gülsoy, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Psikoloji Bölümü’nde yüksek lisans derecesini aldı.

Share

Ekonomiden Edebiyata, Mühendislikten Tarihe: Boğaziçi'nde Farklı Disiplinleri Birleştirenler-I

Disiplinler arası çalışmalar bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor, çünkü günümüzde karşılaştığımız sorunların çoğu artık tek bir disiplinin bakış açısından çözülemeyecek kadar karmaşık. Peki, Boğaziçi Üniversitesi disiplinler arası çalışmalarda nerede duruyor? Lisans eğitimlerinin ardından farklı disiplinlerde ilerlemeyi seçerek çalışmalarını farklı alanların sağladığı bakış açılarının zenginliğiyle yürütmekte olan Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız, Prof. Dr. Asım Karaömerlioğlu, Prof. Dr. Murat Gülsoy ve Prof. Dr. Edhem Eldem’e kariyer tercihlerini nasıl yaptıklarını ve disiplinler arası konumlarının onlara neler kattığını sorduk.

2015 yılında yayımlanan bir makaleye göre* farklı disiplinlerden akademisyenlerin beraber yazdıkları yayınların sayısı giderek artarken enerji çalışmaları, kırsal kalkınma, biyomedikal bilimler, çevre bilimleri, insan kaynakları yönetimi, toplumsal sağlık ve siyaset bilimi gibi disiplinler arası çalışmaları gerekli kılan yükseköğrenim bölümlerine olan talep de artış gösteriyor.

Share

"Giyilebilir ve beden içine implant edilebilir akıllı cihazlar hayatımızı kökten değiştirecek"

Sema Dumanlı Oktar’ın liderliğini üstlendiği; BOUNtenna bünyesinde sürdürülmekte olan araştırmaların başında kalça değişim ameliyatlarında kullanılan protezler için tasarlanan ve bakteri direncine karşı savaşan Akıllı Ortopedik İmplant geliyor. Protezin herhangi bir sebepten başarısız olduğunu erken teşhis eden, bu amaçla bulunduğu ortamı izleyecek, enfeksiyon tanısı konulursa enfeksiyona karşı harekete geçebilecek cihaz Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştiriliyor.

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar giyilebilir sağlık teknolojileri alanında öncü araştırmalar yürüten bir bilim insanı.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden Parkinson araştırması

Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi işbirliği ile Parkinson hastalığında kognitif bozulmanın erken tanı ve teşhisi için detaylı bir inter-disipliner araştırma …

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Bilişimsel Görüntüleme Laboratuvarı kurucusu öğretim üyesi Doç. Dr. Esin Öztürk Işık’ın yürütücülüğünde, Parkinson hastalığında kognitif bozulmanın, bir diğer deyişle, hastanın dikkat, bellek, dil kullanma ve anlama, öğrenme, değerlendirme, sorun çözme, ve karar verme gibi zihinsel yetilerindeki bozulmanın, erken evrede teşhisi için birden fazla biyobelirteçin belirlenmesi amacıyla bir araştırma yürütülüyor. TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında yürütülen bu çalışma hakkında bilgi veren Doç. Dr.

Mühendislik Fakültesi
Share

Evren aniden yok olabilir mi?

Geçtiğimiz sene Physical Review D isimli dergide yayınlanan bir makale* evrenin aniden yok olabileceği tartışmalarını gündeme getirdi. Harvard Üniversitesi’nden fizikçi Anders Andreassen’in öncülüğünde yürütülen çalışmada Higgs bozonunun kütlesinin değişmesiyle yayılacak negatif enerji balonunun çok düşük bir ihtimalle evrenin yok olmasına neden olabileceği ileri sürülüyor. Çalışmada iddia edilen teori ve evrenin yok olmasına dair olası diğer senaryolar hakkında Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. İbrahim Semiz ve Doç. Dr. Dieter Van Den Bleeken’de bilgi aldık.

Harvard Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve Live Science gibi popüler bilim platformlarına da konu olan araştırmaya göre** evrende bir noktada Higgs alanında oluşup buradan etrafa yayılan negatif enerji balonunun bize ulaşmasıyla bildiğimiz evrenin aniden yok olabileceği öne sürülüyor. Evrenin yavaş ölümü teorisinden farklı olarak 10*139 yıl içerisinde gerçekleşebilecek böyle bir olayla evrenin aniden yok olabileceğini öne süren araştırmayı nasıl yorumlamak gerektiğini Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. İbrahim Semiz ve Doç. Dr. Dieter Van Den Bleeken’ sorduk.

Share

Ruhsal hastalığı olan her 10 anneden 7’si tedavisiz kalıyor

Boğaziçi Üniversitesi’nden Dünya Anne Ruh Sağlığı Haftası’nda Halka Açık Sempozyum... Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Aysimi Duman tarafından yürütülen Türkiye’deki en kapsamlı hamilelik dönemi projelerinden ‘’Boğaziçi Anne-Bebek İlişkisi Projesi’’ (BABİP) kapsamında 29 Nisan tarihinde Albert Long Hall’de halka açık ‘’Anne Ruh Sağlığı’’ sempozyumu düzenlendi.

29 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Dünya Anne Ruh Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenen sempozyum, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Tekcan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Prof.

Share