Şubat 2018

Yemek kartı sektörü kayıt dışı ekonomiyi azaltıyor

Boğaziçi Üniversitesi Analitik ve İçgörü Araştırma Merkezi çatısı altında yürütülen “Türkiye’de Yemek Kartlarının Makroekonomik Etki Analizi” başlıklı çalışmada Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Sami Karaca, Doç. Dr. Özlem Hesapçı ve Gözde Baycur yemek kartları sektörünün Türkiye ekonomisine katkısını araştırdılar. Analiz sonuçlarına göre yemek kartı sistemi 25,4 Milyar TL büyüklüğünde ciro yaratmış durumda. Sonuçlara göre, işyerinde yemek kartı kullananlar hem düzenli besleniyor hem de daha verimli çalışıyor. Uzmanlara göre yemek kartları aynı zamanda kayıt dışılığı önlüyor.

Share

Polimer mimarisi bina tasarlamaya benziyor

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Akgün fizikokimya, polimer ve malzeme kimyası konularında çalışmalar yürütüyor.

Pencerelerde kullanılan PVC'den mutfaklarımızdaki teflon tavaya, ofislerde kullanılan post’it’lerden tıkanan kalp damarlarına uygulanan stent’lere ya da araba lastiklerine hemen her yerde hayatımızın içindeler. Bilim dünyasında ‘’polimer’’ olarak adlandırılan; küçük basit moleküllerin devamlı olarak birbirini takip etmesi sonucu oluşan makro bileşikler günümüzde çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr.

Share

Boğaziçi Üniversitesi 2024 yılında kullanılmak üzere CERN için dedektör geliştiriyor

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü’nde bir yılı aşkın süren bir çalışmanın neticesinde açılan Kandilli Algıç, Hızlandırıcı ve Enstrümantasyon Laboratuvarı (KAHVE Lab), 2020 yılında CERN’ün ATLAS Deneyi’nde kullandığı kimi dedektörleri yenilemeyi hedefliyor. Parçacık fiziği ve hızlandırıcılar üzerine uzman isimlerin bir araya geldiği KAHVE Lab’da ayrıca yerli sanayinin çeşitli alanlarında ihtiyacını karşılayabilecek parçacık hızlandırıcılarının ülkemizde üretilmesi için çalışılıyor. Deneylerde kullandıkları malzemeleri laboratuvar bünyesindeki atölyede üreten ekip, CERN’den de getirdikleri bilgisayarlarla kurdukları sistem ile verilerin analizini yapabiliyor. Laboratuvarda yürütülen çalışmaları Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkcan Özcan ve ekibinden dinledik.

Sağlık sektöründeki görüntüleme işlemlerinden kablo endüstrisine pek çok farklı alanda kullanılan hızlandırıcı teknolojisinde Türkiye’nin artık üretici konuma gelmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Özcan, CERN’deki parçacık demetlerinin ölçülmesinde kullanılan bir algıcın yine CERN standartlarında ilk defa Türkiye’de bu laboratuvarda üretildiğini ve bu çalışma ile kazanılan tecrübeyle üretilecek ve geliştirilen hızlandırıcılar ile test edilecek olan yeni bir dedektörün ise 2024 yılında CERN’de kullanılabilmesi için çalıştıklarını belirtti.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden 0-3 Yaş Arası Erken Çocukluk Gelişimi İçin Pilot Farkındalık Programı’na destek

Boğaziçi Üniversitesi’nin destekçileri arasında yer aldığı; sosyal ve ekonomik olarak dezavantajlı 0-3 yaş arası çocukların gelişimini desteklemek üzere başlatılan İstanbul95 programı 8 Şubat’ta düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. Program, 0-3 yaş arası çocuk gelişiminin önemine ve İstanbul’a 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun boyu olan 95 cm’den bakıldığında oluşacak toplumsal faydaya pilot uygulamalar aracılığıyla dikkat çekmeyi hedefliyor. Bernard van Leer Vakfı’nın öncülüğünde, içeriği Boğaziçi Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, TESEV ve Columbia Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kent Laboratuvarı Studio-X İstanbul tarafından oluşturulan program Beyoğlu, Maltepe, Sarıyer ve Sultanbeyli Belediyeleri tarafından yürütülecek. Program kapsamında uygulanacak ve İstanbul’un dezavantajlı bölgelerinde yaşayan 500 aileye ulaşılması hedeflenen ‘’Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği Projesi’’ Boğaziçi Üniversitesi tarafından geliştirildi.

Dünyada sosyal ve ekonomik olarak dezavantajlı 0-3 yaş arası çocukların gelişimi konusunda yürüttüğü toplumsal çalışmalarla tanınan Bernard van Leer Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda İstanbul95 programı kamuoyuna tanıtıldı. Pilot olarak uygulanacak ve iki yıl sürecek olan İstanbul95 programı kapsamında, dört belediyede toplam 480 dezavantajlı aileye hamilelikten başlamak üzere, doğum sonrası depresyon, beslenme, 0-3 yaş arasında beyin gelişimi, ebeveyn-çocuk ilişkisinin önemi gibi pek çok konuda rehberlik hizmeti verilecek.

Share

Türkiye ve ABD’deki en önemli iki fay hattı için bilimsel işbirliği

Boğaziçi Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyeleri ve öğrencileri arasında ortak araştırma projeleri yapılması hedefiyle 2016’da oluşturulan MISTI (MIT Science and Technology Initiatives) Çekirdek Fonu’nun, 2017-2018 akademik döneminde destek verdiği beş projeden biri olan “NAF-SAF Seed” projesi, ABD ve Türkiye için en önemli güncel deprem tehlike kaynağı olan San Andreas Fayı (SAF) ve Kuzey Anadolu Fayı (KAF) üzerine yapılacak bilimsel çalışmaları içeriyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeodezi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Semih Ergintav ve MIT’den Dr. Robert Reilinger'in ortak projesi olan “NAF-SAF Seed” projesine ayrıca Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden Prof. Dr. Hayrullah Karabulut ve Doç. Dr. Özgün Konca da destek veriyor. Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr.

Share