Ocak 2018

Çocuğu anlamanın ilk adımı, yetişkin gözlüklerini ve toplumsal yargıları bir kenara koymak

Boğaziçi Üniversitesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Zeynep Erdiller -Yatmaz, Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erdemir ve Öğrenme Bilimleri Programı doktora öğrencisi Fethiye Erbil’in yürüttükleri ‘’Çocuk Algısı’’ konulu araştırma, aslında hepimizin içinden geçtiği bir dönem olan ancak yetişkin dünyasına adım attığımız anda unuttuğumuz çocukluğu ve ‘’çocuk’’ olmayı yeniden düşünmeyi sağlarken; yetişkinlerin çocuğa dair düşünce kalıplarını ve sistemlerini de sorgulamaya yol açıyor.

‘’Küçük yaştaki erkek veya kız’’, ‘’Soy bakımından oğul veya kız evlat’’, ‘’Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi’’, ‘’Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse; ‘’Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse’’… Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü’nde ‘’çocuk’’ bu ifadelerle tanımlanıyor…

Peki, gerçekte nedir çocuk olmak? Küçük olmak, yeteri kadar yeteneği olmamak, yetişkin olmamak, yetişkin dünyasında onaylanmayacak davranışlar sergilemek mi; ya da bunların hiç biri mi?

Share

Başkalarının amaçlarını hayal edip gerçekleştiren bilişsel robotlar

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Uğur liderliğinde, bilişsel robotlar ve robotlarda öğrenme metotları üzerine projeler yürütülüyor. Uğur, gelişimsel psikolojiyle birlikte çalışarak gelişimsel robotik alanında robotların çocukların davranışlarından ilham alarak çeşitli eylemlere yönelmesi ve eğitilebilmesi üzerine çalışıyor.

Lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden alan Emre Uğur, 2009-2013 yılları arasında Japonya’da bulunan Advanced Telecommunications Research Institute ‘de araştırmalar yaptı; Innsbruck Üniversitesi’nde 2013-2016 yılları arasında kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı ve ayrıca 2015 ve 2016 yıllarında özel atanmış yardımcı Yardımcı Doçent olarak Osaka Üniversitesi’ni ziyaret etti. Emre Uğur, halen robotların duyu motor ve bilişsel öğrenme yetilerine yönelik birden çok araştırma yürütüyor.

Share

MIT-MISTI Çekirdek Fonu’ndan Boğaziçi Üniversitesi’nin beş projesine destek

Türkiye’nin araştırma altyapısına katkı sağlamak ve yeni projelerin oluşmasında öncü olmak amacıyla Boğaziçi Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyeleri ve öğrencileri arasında ortak araştırma projeleri yapılması hedefiyle 2016’da oluşturulan MISTI (MIT Science and Technology Initiatives) Çekirdek Fonu, 2017-2018 akademik döneminde beş projeye destek verecek. MIT-MISTI Çekirdek Fonu’na Türkiye’deki üniversiteler arasından sadece Boğaziçi Üniversitesi dahil edilmiş bulunuyor.

2016 yılında başlayan işbirliği kapsamında Limak Vakfı’nın üç yıl süreyle mali destek vereceği MIT- MISTI Çekirdek Fonu kapsamında aşağıda yer alan beş projenin desteklenmesi kararlaştırıldı:

1-“D4R: Data for Refugees” Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doçent Albert Ali Salah ve MIT’den Prof. Pentland’in ortak projesi

2- “LNS 2017” başlıklı Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Taylan Akdoğan ve MIT'den Prof. Williams'ın ortak projesi

Share

Saatli Bina’nın tarihi saati ona emanet

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 Ödülleri kapsamında Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne değer bulunan Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Çetin Yılmaz makine tasarımı, ses ve mekanik titreşimler, makine dinamikleri üzerine geliştirdiği projelerle gerek bilim dünyasında gerekse sanayide ses getiren çalışmalara imza atıyor. Geliştirdiği birbirinden ilginç tasarım fikirleriyle hayal gücünün sınırlarını zorlayan Yılmaz, aynı zamanda Albert Long Hall’ün (Saatli Bina) 90 yıllık saatinin bakımını da üstleniyor…

2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olan Çetin Yılmaz, yüksek lisans ve doktorasını Michigan Üniversitesi’nde tamamladı. Halen makine sektörüne danışmanlıklar yapmakta olan Çetin Yılmaz, sanayi için geliştirdiği projelerde patente yönelik, ses getirebilecek, daha önce yapılmamış, titreşim ve tasarım bilgilerini birleştirecek tasarımlar ortaya koyuyor.

Sessiz çalışan çamaşır makinesi, gürültü sorunu olmayan otobüs

Share

Silisyumun tahtı tehlikede; geleceğin enerjisini GaN şekillendirecek

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazlı Dönmezer, enerjide geleceği şekillendirecek güç tabanlı teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyor.

Dünyanın enerji ihtiyacı katlanarak artıyor. Elektrik ise enerji ihtiyacının en fazla öne çıktığı, talebin katlanarak yükseldiği en önemli kaynaklardan biri. Elektrik enerjisinin kapsamına giren güç elektroniği teknolojisinde kullanılan silisyum, mikro elektronik cihazlar pazarını domine eden malzemelerin başında geliyor. Ancak günümüzde silisyumun yerine yeni nesil elektronik cihazlarda hem elektrik israfını azaltacak hem de enerjinin daha verimli kullanımını sağlayacak yeni materyallere ve teknolojilere geçiliyor.

Share