Ekim 2016

Kanserli hücrelerin sesini duyan mikroskop: Foto-Akustik Mikroskop

Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamen yerli teknolojiyle geliştirilen, ışıkla sesin birleştiği ‘’Foto-Akustik’’ mikroskop sayesinde kanserli dokuların teşhisi kolaylaşacak. Cihazı geliştiren Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Burçin Ünlü, ayrıca radyoterapi esnasında X ışınları yerine sağlıklı hücrelerin daha az zarar görmesi için protonları kullanan yeni bir kanser tedavi yönteminin etkinliğinin arttırılması üzerine de çalıştıklarını kaydetti. Burçin Ünlü ve ekibi Türkiye’de ilk defa Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirilen teknolojiyle kanserin erken teşhisi alanında önemli çalışmalara imza atıyor.

Boğaziçili fizikçi ışığı sese dönüştüren mikroskop geliştirdi

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde en çok Ar-GE yatırımı ve araştırma yapılan sağlık sorunlarının başında kanser ve kardiyovasküler hastalıkları geliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerinin de gösterdiği gibi dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Şeker hastalığı, eklem hastalıkları, kanser ve kalp hastalıkları gibi çoğunlukla yaşlılık döneminde görülen hastalıklar günümüzde daha yüksek oranlarda görülüyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi Ağrısız ve Hızlı Kolonoskopi İçin Robot Geliştiriyor

Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği ve Biyomedikal Mühendisliği, kolonoskopi işleminin süresini yarıya indirmeyi ve işlem sonrasında hastanın ağrılarını azaltmayı hedefleyen yeni bir medikal cihaz geliştirmek için TÜBİTAK destekli bir projeye başladı. Robotik bir sistemle geleneksel kolonoskopi yöntemini değiştirmeyi amaçlayan proje kapsamında ülkemizde ilk yerli robotik kolonoskopi cihazı geliştirilecek.

Tıp Dünyasına Türkiye'den Önemli Katkı

Share

Mühendislik eğitiminde uluslararası standartlar Boğaziçi’nde

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin tüm bölümleri ABET Akreditasyonu aldı.

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, yükseköğretim kurumlarının uygulamalı bilim, mühendislik, teknoloji ve bilişim alanlarındaki programlarını değerlendiren sivil toplum kuruluşu ABET ("Accreditation Board for Engineering and Technology) tarafından verilen akreditasyonu aldı.

İlk kez 1998 yılında tüm programlarıyla ABET Akreditasyonu’na değer görülen Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin tüm programlarını kapsayan ve bu yıl itibariyle almış olduğu ABET Akreditasyonu, 2016’dan başlayarak altı yıl süreyle geçerli olacak.

Share

Kansere yenilmemek: Bir gün insanlık kazanacak

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say'ın Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 30 Eylül 2016 tarihli 30. sayısında yer alan yazısını Boğaziçi'nde Bilim okurlarına sunuyoruz.

Mustafa Çetiner gibi uzmanların yazdığı bu mecrada kanser hakkında bana söz düşmez elbet, ama yine de mühendis bakışıyla anlayabildiklerimi kendim gibi tıptan anlamayan, ama bilgisayarcılıktan biraz anlayan okuyuculara yönelik olarak, kısa paragraflar halinde toparlamayı bir deneyeceğim.

DNA bir tür bilgisayar programları kütüphanesi. İçindeki programlara "gen" diyoruz. Bu programlar adları A, T, G, C harfleriyle başlayan şu ünlü moleküller art arda dizilerek "yazılmış" (aslında evrilmiş).

Share

Prof. Dr. Okyay Kaynak’a Çin Halk Cumhuriyeti’nden Dostluk Ödülü

Çin'den Türk Bilim Adamına Büyük Ödül ...

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Emeritus öğretim üyesi Prof. Dr. Okyay Kaynak Çin Halk Cumhuriyeti hükümetinin Çin’de çalışan yabancı uzmanları onurlandırmak için verdiği en yüksek ödül olan Çin Dostluk Ödülü’ne layık görüldü.

Kaynak’a ödülü 30 Eylül 2016 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Li Keqiang ile Başbakan Yardımcıları Zhang Gao Li ve Ma Kei’nin de katıldıkları bir törenle sunuldu. Ödül, Çin hükümeti tarafından ülkenin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş yabancı uzmanlara veriliyor.

Share

Dünyada teknolojiye liderlik yapan altı kadından biri Boğaziçi’nden

Prof. Dr. Nurcan Meral Özel nükleer denemelerin yasaklanması kapsamında dev projelere imza atıyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, iki yıldır, Birleşmiş Milletler çatısı altında, Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü Uluslararası İzleme Sistemi (IMS) Direktörlüğü’nü yürütüyor.

Share

Kandilli Rasathanesi Uluslararası Tsunami Merkezi Oldu

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) bünyesindeki Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTIM); UNESCO-Hükümetlerarası Oşinografik Komisyonu’nun (IOC) bir alt organı olarak 2005 yılında kurulan “Kuzey-Doğu Atlantik, Akdeniz ve Bağlantılı Denizler için Tsunami Erken Uyarı ve Zararlarını Hafifletme Sistemi - Hükümetlerarası Eşgüdüm Grubu (ICG/NEAMTWS)” çatısı altında Tsunami Hizmet Sağlayıcı (Tsunami Service Provider) olarak tanımlandı.

KRDAE-BDTIM, 1 Temmuz 2012 tarihinden beri Aday Tsunami Hizmet Sağlayıcı olarak ülkemiz ve çevresinde meydana gelen tüm depremleri ve denizlerde meydana gelebilecek su seviyesi değişimlerini gözlemleyerek ilgili ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlara deprem bilgi ve tsunami uyarı mesajları gönderen 7/24 bir merkez olarak halihazırda faaliyet göstermekteydi.

Share

‘’Diziler toplumun yansıması’’ diyen Prof. Dr. Nükhet Sirman: Kadın sorunlarını anlatan diziler artık rating yapmıyor; ekrana erkek hikâyeleri egemen oldu

Dünyada en çok televizyon izlenen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Yapılan araştırmalara göre her gün yaklaşık 4-5 saatimizi televizyon karşısında geçiriyoruz. Geçtiğimiz yıl T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü tarafından yayınlanan verilere göre Türkiye’deki yapım şirketleri her yıl 100’ün üzerinde yeni yapım üretiyor. Türkiye’de yapılan dizilerin bir bölümü ise aynı zamanda Ortadoğu, Balkanlar ve Latin Amerika ülkelerinde de izleyicilerle buluşuyor. Senaryosundan oyuncusuna, yönetmeninden kostümcüsüne çarpan etkisiyle on binlerce insan için önemli bir ekonomi yaratan diziler aynı zamanda kendi ‘fan’ kitlelerini de oluşturuyor.

Diziler son yıllarda akademik araştırmaların da konusu oluyor. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nükhet Sirman, 2000’lerin başından bu yana ağırlıklı olarak bu alanda çalışan akademisyenlerden biri.

Share