Boğaziçi'nden çocuklara ve gençlere iklim değişikliği eğitimi

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, aralıkta başlayan iklim dersleriyle Türkiye çapında 12-25 yaş arasında yaklaşık 650 öğrenciye ulaştı. Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi’nde ağırlanan Birleşmiş Milletler’e bağlı SDSN Türkiye Ağı işbirliği ile düzenlediği “İklim 2030: Çocuklar ve Gençler ile İklim Değişikliği Eğitimi” önümüzdeki aylarda öğretmenler ve sektör profesyonelleri için de devam edecek.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi ve Birleşmiş Milletler SDSN Türkiye Ağı ile işbirliği sayesinde hayata geçirdiği “İklim 2030: Çocuklar ve Gençler ile İklim Değişikliği Eğitimi” 12 hafta boyunca devam edecek. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü ve SDSN Türkiye Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar & Ulaşım Dönüşümünden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.

Share

Boğaziçi’nde başlayan araştırma tarımı sentetik azotlu gübrelerden kurtarmayı hedefliyor

Günümüzde tarım tamamen sentetik azotlu gübrelerle gerçekleştiriliyor ve azotlu gübreler kömür, petrol, doğalgaz gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarıyla üretiliyor. Bu enerji kaynaklarının ise önümüzdeki 150 yıl içinde tükenecekleri tahmin ediliyor. Ayrıca azotlu gübrelerin toprağa ve su ekosistemine zarar verdikleri, sera etkisine (küresel ısınma) yol açtıkları biliniyor. Bazı bitkilerde kısıtlı şekilde gerçekleşen simbiyotik azot fiksasyonu ise azotlu gübrelere doğal alternatif olarak görülüyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenecek proje, doğal azot fiksasyonunun genetik mekanizmasını anlamak için yenilikçi bir araştırmaya imza atacak. Proje kapsamında Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Dr. Igor Kryvoruchko ve ekibi, baklagillerde simbiyotik azot fiksasyonuna dahil olan alternatif proteinlerin moleküler analizini gerçekleştirecek. Bu araştırmadan elde edilecek bilgilerle gelecekte tarımı sentetik azot gübrelerinden kurtarmak ve yeni azot fiksasyonlu hububatlar üretmek mümkün hale gelecek.

Baklagillerde azot fiksasyonu, rhizobia adı verilen ve baklagillerin kök nodüllerinde yaşayan bakterilerle kurulan simbiyotik bir ilişki sonucunda meydana geliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan “Model Baklagil Medicago truncatula'sında Simbiyotik Azot Fiksasyonunda Yer Alan Alternatif Açık Okuma Pencerelerinin (AltORF) Fonksiyonel Analizi” başlıklı proje, baklagillerde gerçekleşen bu sürecin genetik alt yapısında rol oynayan alternatif proteinlere (altProts) odaklanacak.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Prof. Dr. Lale Akarun, Uluslararası Örüntü Tanıma Derneği’nin (IAPR) Başkan Yardımcısı seçildi

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Akarun, 10-14 Ocak 2021 arasında sanal olarak düzenlenen Uluslararası Örüntü Tanıma Konferansı (ICPR) Genel Kurulu’nda Örüntü Tanıma Derneği IAPR’ın Başkan Yardımcısı seçildi.

Uluslararası Örüntü Tanıma Konferansı (ICPR) Genel Kurulu’nda 50 ülkeden 65 temsilci, 2020-2022 tarihleri arasında görev yapacak yönetim kurulunu seçmek için oy kullandı. Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu;

Başkan Dan Lopresti, Lehigh University (ABD), Başkan Yardımcısı Lale Akarun, Boğaziçi Üniversitesi (Türkiye), Başkan Yardımcısı Terence Sim, Sayman, National University of Singapore, Sayman, Robert Fisher, University of Edinburgh, Birleşik Krallık, Sekreter, Arjan Kuijper, Fraunhofer Enstitüsü (Almanya)

Mühendislik Fakültesi
Share

Kanser ilaçları alanında çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Batu Erman: "Koronavirüs ilacını Boğaziçi'nde geliştireceğiz"

Boğaziçi Üniversitesi, kanser ve moleküler immünoloji çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Batu Erman’ı öğretim üyesi kadrosuna dahil etti. Kanser ilaçları geliştiren bilim insanı, son aylarda COVID-19 hastalığında ortaya çıkabilen enflamasyonu önlemek için yeni ilaç çalışmaları da yapıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü akademik kadrosuna kanser ilaçları çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Batu Erman’ı da kattı. ABD'deki lisans ve lisansüstü eğitimlerinin ardından 2004’te Türkiye’ye dönen Prof. Erman, insan bağışıklık sistemini üzerine yaptığı araştırmalarla kanser ve son olarak Koronavirüs ilaçları geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni bir laboratuvar kuracak Prof. Erman, Koronavirüs için ilaç çalışmalarına da Boğaziçi Üniversitesi'nde devam edecek.

Share

“Orta ve düşük gelirli ülkelerin aşıya adil erişimlerini sağlamak için ilk hedef aşının fiyatının düşürülmesi olmalı’’

Sağlık politikaları ve toplumsal eşitsizlikler alanında çalışmalara imza atan Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Sosyal Politika Forumu Merkez Müdürü Doç. Dr. Volkan Yılmaz, COVID-19 aşısına küresel düzeyde adil erişimin nasıl sağlanabileceğini değerlendirdi.

COVID-19 pandemisiyle birlikte yaşadığımız ağır kriz, sosyo-ekonomik eşitsizlikleri daha da belirgin kılıp gelir adaletsizliğini ve yoksulluğu artırıyor. Dünya Bankası 2020 için en iyi senaryoda dahi 71 milyon insanın yoksulluğa itileceğine; küresel yoksulluk oranının iki haneli rakamlara ulaşacağına dikkat çekiyor. Küresel eşitsizliğin bir başka boyutu ise güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmış COVID-19 aşılarına erişimde ortaya çıkıyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nin kurucu ortağı olduğu NeurotechEU ile yükseköğretimde yeni bir dönem başlıyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin kurucu ortakları arasında yer aldığı; Avrupa Üniversiteleri İnisiyatifi (European Universities Initiative) çatısı altında desteklenen; diller, sınırlar ve disiplinler üstü bilim köprüsü olmayı hedefleyen NeurotechEU Avrupa Üniversitesi, 16 Aralık 2020’de gerçekleştirilen açılış etkinliğiyle çalışmalarına başladı.

Avrupa üniversitelerinin ve araştırma kurumlarının ABD ve Asya ile rekabet edebilirliğini artırmak amacıyla kurumsallaşmış işbirliğini esas alan Avrupa Üniversiteleri İnisiyatifi çerçevesinde hayata geçen NeurotechEU ("The European University of Brain and Technology”) açılış etkinliği NeurotechEU Yönetim Kurulu Başkanı Tansu Çelikel’in moderatörlüğü ve sunumuyla 16 Aralık tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Share

Aşılar için soğuk zincir şartını kaldıran teknoloji dünyaya açılıyor

Boğaziçi Üniversitesi, Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından geliştirilen ve halihazırda Koronavirüs aşısı için kullanılması yönünde çalışmaları sürdürülen “mikro-kürecik” teknolojisiyle ilgili patentlerini Vaccizone firmasına lisansladı. Buna göre Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören tarafından 2020’de kurulan start-up firma, biyoteknoloji çalışmalarını geliştirerek, ürünleştirme süreçlerini yürütecek.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibinin yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı Koronavirüs aşısı çalışmaları kapsamında -dünyada bir ilk olarak- Prof. Özören tarafından geliştirilen "mikro-kürecik" teknolojisi kullanılıyor. Teknoloji, aşıların 30 gün boyunca oda sıcaklığında bozulmadan, dirençli bir şekilde etkinliklerini korumalarını sağlıyor ve soğuk zincir ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Share

Boğaziçi Üniversitesi Engellilik Çalışmalarını ödüllendirdi

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu ve Research Worldwide İstanbul tarafından verilen Engellilik Çalışmaları Lisansüstü Tez Ödülü bu yıl üçüncü kez sahiplerini buldu. Engelliliği kişinin bir eksikliği ya da kusuru olarak gören damgalayıcı yaklaşımın eleştirisi üzerine kurulu engellilik çalışmalarını desteklemek amacıyla verilen ödülün bu yılki sahipleri, yükseköğretime devam eden görme engelli öğrencilere yönelik öğretimsel uyarlamalar üzerine tez yazan Ahmet Nedim Gündoğar ve sağır yetişkinlerin kimlik insaşı hakkında çalışan Furkan Erdoğdu oldu.

oğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu ve Research Worldwide İstanbul ortaklığında, Lund Üniversitesi Raoul Wallenberg Enstitüsü desteğiyle 2018 yılından beri düzenlenen Engellilik Çalışmaları Lisansüstü Tez Ödül Töreni bu yıl 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününde online olarak gerçekleştirildi. Tören boyunca eş zamanlı işaret dili tercümesi de yapıldı.

“Korunması gereken engelli kişiler değil, onların hak ve özgürlükleri”

Share

Matematik Bölümünden klasik probleme modern yaklaşım

TÜBİTAK tarafından sağlanan Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programına (1001) geçtiğimiz yıl seçilen projelerden biri Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Olcay Coşkun’un projesi oldu. 3 yıl boyunca desteklenmeye hak kazanan projenin yürütücüsü Prof. Dr. Coşkun, klasik bir teori olarak kabul edilen “grup teorisi”ne daha modern bir yaklaşım olan “kategori teorisi” kullanarak yaklaşacağını belirtiyor. Amaç ise bu alanda ortaya çıkabilecek bazı problemlere yönelik bir araç elde edebilmek.

“Matematiğin kendine özgü bir dili var ve bu dili bilmeden onu anlamaya ya da konuşmaya çalışmak çok zor,” ifadeleriyle matematik alanında yürütülen çalışmaları akademi dışına aktarmanın zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Olcay Coşkun’a TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projesini sorduk ve matematiğin dünyasına olabildiğince girmeye çalışarak projesini aktarmaya çalıştık.

Grup teorisi ve grup temsili teorisi bize neler söylüyor?

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Otonom araçlar trafiği de yönetecek

Boğaziçi Üniversitesi’nden trafik sıkışıklığına çözüm için araştırma...

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ilgın Gökaşar, otonom araçlarla trafik yönetimi yaparak trafik sıkışıklığına çare olabilecek bir sistem geliştirdi. 5G ve V2X gibi bağlantı teknolojilerini kullanan sürücüsüz bağlı araçlar, bir kaza olduğunda birbirlerinden bilgi alabiliyor ve rotalarını minimum zaman kaybı olacak şekilde değiştirebiliyor. Üstelik sistemin bir bölgede uygulanabilmesi için herhangi bir altyapı kurmaya ya da maliyetli bir yatırıma ihtiyaç yok.

Mühendislik Fakültesi
Share

Robotlar, kendi akıl ve düşünsel yetileriyle hayat boyu öğrenmeyi öğrenecek

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden robotik uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Uğur, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteğe değer bulunan ‘’Sembol ve Kural Keşfi ile Soyut Muhakeme ve Hayat Boyu Öğrenme’’ başlıklı araştırma ile kendi sensör ve motor deneyimlerini kullanarak planlama yapabilecek, daha önce görmedikleri yeni ve farklı nesnelerle iletişime geçebilecek, soyutlama, öğrenme ve planlama yetisi olan robotlar geliştirmeyi hedefliyor.

Yapay zekâ ile birlikte hayatımıza giren akıllı sistemler yepyeni dönüşümleri beraberinde getiriyor. 2000’lerin başından itibaren robotik alanında makine öğrenmesi yöntemlerinin gelişmesiyle beraber insanla atari veya satranç oynayan robotlar gibi gelişmelere tanık olduk. Günümüzde ise akıllı sistemlerin becerileri ve performansları insanları neredeyse aratmayacak boyuta ulaşmış durumda.

Mühendislik Fakültesi
Share

Ayrımcılığın psikolojisi nasıl işliyor?

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nur Soylu Yalçınkaya mültecilere karşı toplumsal tutumlara dair psikolojik süreçleri araştırıyor. Yalçınkaya uyarıyor: “Topluma ait hissetmeyen, dışlandığını hisseden bireylerin toplumun üretken üyeleri haline gelmelerini bekleyemeyiz.”

Tüm dünyada artan mülteci hareketliliği toplumları etkilerken Türkiye de gerek Suriye gerekse Asya’daki farklı ülkelerden göç alan bir ülke olarak mülteci sorununa farklı açılardan muhatap durumda.

Share

Batan uçak enkazının yeri moleküler sinyallerle tespit edilebilecek

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi H. Birkan Yılmaz ‘’Su Altı ve Tıbbi Uygulamalar İçin Moleküler Sinyal Kaynağı Belirleme’’ (Molecular Signal Source Localization for Underwater and Medical Applications) başlıklı bir proje yürütüyor. Çalışmalarını moleküler iletişim alanında yoğunlaştıran bilim insanı TÜBİTAK 2232 programı ile İspanya’dan Türkiye’ye dönerek Boğaziçi Üniversitesi’ne katıldı.Yılmaz, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nin dünyadaki en iyi Nano Networking araştırma gruplarından birini bünyesinde barındırdığını vurguluyor.

2020’de başlayan ve üç yıl sürmesi planlanan projede moleküler iletişim teknolojisi kapsamında iletişim teorisi, akışkanlar dinamiği ve tıp biliminden yararlanarak yenilikçi uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Batan uçak enkazının konumunun tespitinden deniz tabanından geçen boru hatlarında kimyasal sızıntı olup olmadığının belirlenmesine veya kanser hücrelerinin lokalize edilmesine pek çok farklı uygulamanın, disiplinlerarası bir yaklaşım çerçevesinde, moleküler iletişim teknolojileri ile hayat bulması bekleniyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Boğaziçi’nden akademisyenler araştırdı: Toprağın nemini ölçen SMAP teknolojisi ile orman yangınlarını önlemek mümkün

Ülkemizin de içinde yer aldığı Akdeniz havzasında özellikle yaz dönemleri, kurak ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde orman yangınlarının sayısında son yıllarda ürkütücü bir artış görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Orman Genel Müdürlüğü'nün 2019 yılı verilerine göre geçen yıl Türkiye’de toplam 2 bin 688 orman yangını meydana geldi. Orman yangınlarının önceden tahmin edilerek bir erken uyarı modelinin geliştirilebilmesi için yapılan araştırmalar, yangın ve iklim arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması gerektiğine dikkat çekiyor. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde doktora öğrencisi Burcu Calda’nın Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Öğr. Üyesi M. Ali Khalvati’nin danışmanlığında yürüttüğü proje, orman yangınlarının önceden tahmin edilebilmesi konusunda yeni bir perspektif sunuyor. Bir yıl sürmesi planlanan proje, durdurulamayan orman yangınlarının başlamasında bariyer görevi gören toprak nemini SMAP teknolojisiyle belirleyerek toprak nemini artırmada mikroorganizmaların rolünü araştıracak, böylece orman yangınlarıyla mücadele konusunda biyolojik bir çözüm önerecek.

Projenin ortaya çıkışı, Burcu Calda’nın “Contributions of Plant Microbe Interactions to Enhance Drought Resistance Against Forest Fires / Orman Yangınlarına Karşı Bitki-Mikrop Etkileşimlerinin Kuraklık Direncini Artırmadaki Katkısı” başlıklı yüksek lisans tezine uzanıyor.

Share

Öğrenciler salgın döneminde uzaktan öğrenmeyi nasıl deneyimledi?

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü / Eğitim Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mutlu Şen Akbulut liderliğinde, Dr. Duygu Umutlu, Doç. Dr. Diler Öner ve Dr. Serkan Arıkan’ın da yer aldıkları ‘’Boğaziçi Üniversitesi Lisans Öğrencilerinin Salgın Dönemindeki Uzaktan Öğrenme Deneyimlerinin İncelenmesi’’ başlıklı araştırma 745 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Anket ve birebir görüşmeler yoluyla yapılan araştırmada uzaktan öğrenme sürecinde öğrencilerin sınıf arkadaşları ve eğitmenle etkileşimi, kavramsal bilgiyi inşa etme süreçleri, öğretim süreçlerinin eğitmenler tarafından nasıl tasarlandığı ve kolaylaştırıldığı; 'The Community of Inquiry' (Araştırmaya Dayalı Öğrenme Topluluğu) adı verilen modele göre incelendi.

Share

Dr. Öğr. Üyesi Gaye Soley’e 2020 TÜBİTAK Teşvik Ödülü

Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gaye Soley, “Gelişim psikolojisi alanında algısal ve sosyal-bilişsel gelişim konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle sosyal bilimler alanında 2020 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görüldü.

TÜBİTAK’ın bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek, bilim insanlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için imkân sağlamak amacıyla verdiği “TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri” 5 Kasım 2020 tarihinde açıklandı.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçi, lazer teknolojilerinde çığır açan bilim insanı Donna Strickland'ı ağırladı

2018 Nobel Fizik Ödülü’nün sahibi, Waterloo Üniversitesi Fizik ve Astronomi Bölümü Profesörü Donna Strickland, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nün davetiyle 28 Ekim tarihinde çevrimiçi bir konferans verdi. Strickland günümüzde kornea ameliyatlarında kullanılan lazer teknolojilerini geliştiren birkaç bilim insanından biri olarak tanınıyor. Bu önemli konferansın ardından, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü araştırmacılarından Dr. Natali Çizmeciyan, Donna Strickland'e Nobel kazandıran çığır açıcı lazer sistemini ve bu buluşun hikayesini Boğaziçi'nde Bilim okurları için yazdı...

Özgün lazer kaynaklarının geliştirilmesi konusunda uzman Prof. Gerard Mourou ve o zamanlar genç bir doktora öğrencisi olan Donna Strickland’ın beraber tasarlayıp başarılı bir şekilde çalıştırdıkları lazer sistemi, hem atım uzunluğundan fedakarlık etmeden hem de lazeri meydana getiren bileşenlere zarar vermeden, rakiplerinin erişemediği tepe güçlerine erişmeyi başarmıştır.

 

Share

Boğaziçi Üniversitesi ve TÜBİTAK dijital dönüşüm için güçlerini birleştiriyor

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri 4.0 Platformu tarafından geliştirilen "D3A Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı", TÜBİTAK TÜSSİDE (Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü) aracılığıyla KOBİ'lere uygulanmaya başlıyor. TÜSSİDE ve Boğaziçi Üniversitesi arasındaki iş birliği protokolü 23 Ekim'de TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan’ın katılımıyla TÜSSİDE'de yapıldı.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri 4.0 Platformu tarafından geliştirilen "D3A Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı", Türkiye sanayisinin yüzde 99'unu oluşturan KOBİ'lerin dijital dönüşümlerinde ayrıntılı yol haritası sunuyor. Organizasyon, müşteri, ürün geliştirme, tedarik zinciri ve üretim yönetimi olmak üzere beş boyuta odaklanan D3A ile KOBİ'ler ihtiyaçlarını belirleyip dijital dönüşüm süreçlerini sorunsuz yürütebilecek.

 

Share

Sürdürülebilir bir Gelecek için Deniz Suyu Kullanılarak Üretilmiş Betonlar

Tatlı suya erişimin giderek azaldığı gezegenimizde, var olan kaynakları en verimli şekilde kullanmak yakın geleceğin en önemli sorunlarından biri olacak gibi duruyor. Bu soruna yapı sektörü açısından bakan ve beton yapımında tatlı suya bağımlılığı azaltmak üzere çalışmalarına başlayan Prof. Dr. Nilüfer Özyurt Zihnioğlu ve ekibi, deniz suyu kullanılarak beton üretilmesinin önümüzdeki yıllarda önemli bir alternatif olacağına dikkat çekiyor. Araştırmalarına göre deniz suyuyla üretilmiş betonlar da tatlı su kullanılarak yapılan betonlar kadar dayanımlı ve uzun ömürlü, üstelik denize kıyısı olan birçok ülke için lojistik olarak da çok avantajlı olabilir.

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Özyurt’un yürütücülüğünde aynı bölümden doktora öğrencisi Olcay Aydoğan, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Dr. Abdullah Akca ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Senem Bilici’nin yer aldığı “Sürdürülebilir Bir Gelecek için Deniz Suyu Kullanılarak Üretilmiş Sentetik Lifli Betonlar” isimli proje, deniz suyuyla beton üretiminin imkânları üzerine önemli veriler sunuyor.

Share

Prof. Dr. İbrahim Semiz yazdı: ‘’Penrose’un Nobel’i: Karadelikler gerçekçidir’’

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Semiz, 2020 Nobel Fizik Ödülü’nü ve ödülü iki meslektaşı ile paylaşan fizikçi, kuramcı Roger Penrose'un bilime olan katkılarını Sarkac.org’a yazdı.

2020 Nobel Fizik Ödülü  kara deliklerin keşfine katkı sağlayan çalışmalarından dolayı İngiliz matematiksel fizikçi Roger Penrose, Alman astrofizikçi Reinhard Genzel ve Amerikalı gök bilimci Andrea Ghez arasında paylaştırıldı.

Share

Pages