Prof. Dr. Erkcan Özcan: “Fizik yasaları değişiyor yorumu için erken”

ABD’deki Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı (Fermilab), 7 Nisan’da Twitter hesabı üzerinden yaptıkları deneylerle bildiğimiz fizik yasalarının değişebileceğine dair kanıtların güçlendiğini açıkladı. Bu açıklama yüksek enerjili parçacık deneylerinin sonuçlarını açıklayan Standart Model’in doğru olmayabileceği ve yeni fizik kanunlarının, yeni parçacıkların ve şimdiye kadar görmediğimiz yeni bir kuvvetin var olabileceği şeklinde yorumlanarak bilim dünyasında ve toplumda heyecan yarattı. Ancak Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkcan Özcan, Model ile deney sonuçları arasındaki uyuşmazlığın yeni bir kuvvetin varlığından değil, kuramsal hesaplamalarda yapılan bir hatadan da kaynaklanmış olabileceğine dikkat çekiyor.

Çevremizdeki tüm hareketleri açıklayan fizik yasaları tüm etkileşimleri kütle çekim, elektromanyetizma, baskın ve zayıf nükleer olarak dörde ayırıyor. Ancak atomdan bile küçük yapı taşları da bulunuyor ve bu yapı taşlarından bazıları daha küçük bileşenlere ayrılabilirken bazıları ise ayrılamıyor. Kozmik ışınların Dünya atmosferine çarpması sonucu oluşan “müon” isimli parçacıklar da daha küçük bileşenlere ayrılamayan atom altı parçacıklar arasında. Prof. Dr.

Share

Doç. Dr. Emre Uğur ve Doç. Dr. Volkan Yılmaz’a BAGEP Ödülü

Bilim Akademisi tarafından başlatılan ve kamu fonları yerine toplumdan gelen maddi destekle yürütülen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı “BAGEP”in 2021 yılı sonuçları açıklandı. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Uğur ve Sosyal Politika öğretim üyesi Doç. Dr. Volkan Yılmaz ödüle layık görülen isimler arasında yer aldı.

En iyi genç akademisyenlerin belirlenmeleri, ödüllendirilmeleri ve yeni araştırmalar için desteklenmeleri amacıyla 2013 yılından bu yana verilmekte olan BAGEP ödüllerini 2021 yılında almaya hak kazanan isimler açıklandı. Farklı üniversiteler ve disiplinlerden toplam 42 akademisyenin ödüle layık görüldüğü programda, Boğaziçi Üniversitesi’nin genç akademisyenleri Emre Uğur ve Volkan Yılmaz da yer alıyor.

Share

Boğaziçili akademisyenden önemli buluş :İnsan bedenini gerçek zamanlı izleyen implant anten teknolojisi

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar’ın "Canlı Hücrelerle Manipüle Edilen Antenler" (AntennAlive) projesiyle, genetiği değiştirilmiş bakterilerle yeniden yapılandırılan implant antenler kullanılarak insan bedenindeki gelişmeler gerçek zamanlı izlenebilecek. Bu yıl TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı “2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programı”ndan 1 Milyon TL destek almayı başaran projenin biyomühendislik alanında öncü olması hedefleniyor.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı “2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programı”na, Boğaziçi Üniversitesi’nden seçilen üç genç bilim insanından biri olan Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar, vücut içinde gerçekleşen olayları gerçek zamanlı izleyebilecek, sentetik biyoloji ile elektronik mühendisliğini buluşturacak teknoloji “AntennAlive” projesi için çalışıyor.  Dr. Öğr.

Elektrik & Elektronik Mühendisliği
Mühendislik Fakültesi
Share

Sicim Teorisi uzmanları Türkiye-Rusya arasında bilim köprüsü kuracak

TÜBİTAK-Rusya Temel Araştırma Vakfı (Russian Foundation for Basic Research-RFBR) ile İşbirliği Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nden destek almaya hak kazanan projelerden biri Fizik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Can Kozçaz’ın projesi oldu. Sicim teorisinde dünyanın önde gelen genç araştırmacılarından olan Lomonosov Moskava Devlet Üniversitesi’ne bağlı Teorik ve Matematiksel Fizik Enstitüsü üyesi Yegor Zenkevich’in ekibiyle ortak çalışılacak projede, “her şeyin teorisi” olarak görülen Sicim Teorisi’ni bir köprü gibi kullanarak matematik ve fizik arasında bilgi transferi sağlanması ve ‘’Süpersimetrik Teoriler’’in arkasındaki matematiksel yapıların daha iyi anlaşılması hedefleniyor.

Başlangıçta atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötron gibi parçacıkların dinamiğini anlamak için ortaya atılan Sicim Teorisi, daha sonra etrafımızda gördüğümüz tüm fiziksel olay ve etkileşmeleri tek bir teoride birleştirerek açıklamayı vaat eden bir yaklaşıma doğru evrilmiş olduğu için “her şeyin teorisi” olarak da adlandırıyor. Sicim Teorisi için İtalyan fizikçi Daniele Amati tarafından söylenen “Sicim Teorisi şansa 20. yüzyılda bulunmuş 21. yüzyıl fiziğidir ve 22. yüzyıl matematiğine ihtiyaç duyar” ifadesi ise teorik fizikçilerin bu alandaki heyecanını ifade eden etkileyici bir bakış.

Share

NeurotechEU'nun üniversite-sanayi iş birliği platformu NEURICOO kuruluyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin kurucu ortağı olduğu prestijli bir Avrupa Üniversitesi olan NeurotechEU, konsorsiyum çapındaki işleyişi kurumsallaştırmayı ve araştırmadan ticarileşmeye yapılacak iş birliklerini hızlandıracak bir yol haritası elde etmeyi hedefleyen NEURICOO adlı bir yapı kuruyor. Bu yeni yapı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi liderliğinde tüm ortak üniversitelere ve asosiye üyelere gönderilmiş bir anket hazırlandı. Bilim insanları ve firmalar için hazırlanan anketten elde edilen bilgilerle araştırmacıların 8 neurochallenge altında yaptıkları çalışmalarda kullandıkları araştırma teknolojilerine göre NEURICOO için bir veri tabanı oluşturulacak.

Boğaziçi’nin kurucu ortağı olduğu prestijli bir Avrupa Üniversitesi olan NeurotechEU; eğitim, araştırma, teknolojik ve toplumsal inovasyon için konsorsiyum ve Avrupa çapında kapsamlı, uzun vadeli ve kurumsallaşmış bir iş birliği elde edilmesini hedefliyor. NEURICOO adlı yeni yapıyla birlikte iş birliklerini etkileştirmek ve hızlandırmak amaçlanıyor.

Share

Boğaziçili akademisyenler araştırdı: Çiftçiler ne istiyor?

Tarımsal üretimde teknolojik gelişmeler hızlanırken nesilden nesile aktarılan ve yüzyıllara dayanan geleneksel tarım bilgisi çiftçiler için önemini koruyor. Üstelik salgın döneminde yerel tarımın önemi daha da anlaşıldı. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri Zühre Aksoy ile Özlem Öz, bilimsel bilgiyle geleneksel tarım bilgisinin çiftçilerin ihtiyaçlarını gözetecek şekilde nasıl bir araya getirilebileceğini sahada araştırdı. Araştırmacılar, “Görüştüğümüz çiftçilerin çoğu ziraat mühendisleriyle bir araya gelmeye çok önem veriyor. Ekim sırasında mühendislerin tarlaya gelip neyin doğru neyin yanlış olduğunu göstermelerini istiyorlar. Çiftçiler ve tarım uzmanları, ziraat mühendisleri eşit bir zeminde birbirlerinin bilgilerinden yararlanarak birlikte çalışmalı ve bu süreç kurumsallaşmalı,” ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Zühre Aksoy ile İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Öz’ün geçtiğimiz aylarda “Journal of Rural Studies”de yayımlanan makalesi, bilimsel bilginin çiftçilerin geleneksel tarım bilgisine nasıl entegre edilebileceği sorusuna odaklanıyor.

Share

Kimler aşıya neden karşı?

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Ceylan Engin’in İtalya’da aşı karşıtlığı üzerine yürüttüğü araştırmaya göre aşıya en çok karşı olanlar daha az eğitimli ve 25-34 yaş aralığında olanlar. Ülkenin sağlık sistemi ve politik kurumlarına olan güvensizlik arttıkça da aşı karşıtlığı yükseliyor. Engin, aşı karşıtlığının Covid-19 pandemisinden önce de özellikle gelişmiş ülkelerde yükselmeye başlamış olduğunu vurguluyor.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ceylan Engin’in Milano Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cristiano Vezzoni ile İtalya’daki aşı karşıtlığı üzerine yürüttüğü araştırma geçtiğimiz aylarda Population Review’da yayımlandı.

Share

Derin doku kanserlerine cerrahi müdahalesiz tedavi yöntemi Boğaziçi’nde geliştiriliyor

Daha çok cilt kanserlerinin tedavisinde kullanılan ve yan etkilerinin az olmasıyla bilinen fotodinamik terapi, kanserli hücreler ışınların kolayca ulaşamayacağı derin bölgelerde yer aldığında istenilen sonuçları veremiyor. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şaron Çatak ve ekibi, fotodinamik terapinin bu dezavantajını ortadan kaldıracak ve ışın yakalamakla görevli moleküllerin ışın yakalama kapasitesini iki katına çıkaracak bir araştırmaya başladı. Şaron Çatak’ın yürütücülüğündeki projede, moleküllere iki foton absorblama özelliği olan antenler yerleştirilirse bu moleküllerin hücre içinde nasıl davrandığı hesaplanacak ve elde edilen sonuçlar fotodinamik terapinin derin dokulara yerleşmiş organ kanserleri için tedavisine yönelik geliştirilmesinde yol gösterici olacak.

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şaron Çatak’ın yürütücülüğündeki “Fotodinamik terapi için yeni foto duyarlaştırıcıların tasarımı” başlıklı proje TÜBİTAK 1001 kapsamında desteklenmeye hak kazandı. İki yıl sürmesi planlanan projede, Doç. Dr. Çatak ile bir lisans, iki yüksek lisans ve bir doktora öğrencisi de araştırmacı olarak yer alıyor.

Yan etkisi minimum bir kanser tedavisi

Share

Yarışma programı, risk tercihleri araştırmasına ilham verdi

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin, aynı bölümden Dr. Öğr. Üyesi Orhan Torul ve halen Tilburg Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını sürdürmekte olan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu araştırmacı Ertunç Aydoğdu, bir dönem televizyonda büyük ilgi gören ‘’Var mısın Yok Musun?’’ yarışmasının verilerinden yola çıkarak Türkiye'deki risk tercihlerini ölçen bir makaleye imza attılar.

’Risky choices in a natural experiment from Turkey: Var Mısın Yok Musun?’’ başlığıyla Journal of Behavioral and Experimental Economics’de yayımlanan makale Eylül 2007-Mayıs 2010 döneminde yayımlanan yaklaşık 300 programdan elde edilen verilerle hazırlandı.

Ekonomi
Share

Türk ve Amerikalı öğretmenler barış eğitimine katkıda bulunacak

Ülkemizde akademik anlamda yeni bir alan olan Barış Eğitimi alanında çalışmalar yapan Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Gülistan Gürsel Bilgin tarafından ‘’Geleceğin Öğretmenleri Savaş ve Barışı Konuşuyor’’ başlıklı bir araştırma yürütülüyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin yanı sıra, St Mary's Üniversitesi ve Indiana Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin de dahil olduğu araştırma kapsamında Türkiye’den ve Amerika’dan öğretmen adaylarının barışla ilgili inanç ve deneyimlerinin incelenmesi amaçlanıyor.

Share

Pankreas kanseri tedavisi için Boğaziçi’nden nano ilaç

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nazar İleri Ercan, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan pankreas kanserinin tedavisine yönelik bir nano ilaç geliştirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Araştırma, TÜBİTAK’ın başlattığı 2247 Ulusal Lider Araştırmacılar Programı kapsamında destekleniyor.

Romatoid Artrit hastalığı ile ilgili çalışmaları nedeniyle 2020 yılında L'Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından hayata geçirilen “Bilim Kadınları İçin” programı kapsamında ödül almaya hak kazanan genç ve yetenekli, Türk bilim kadınları arasında yer alan Nazar İleri Ercan’ın yürüttüğü, üç yıl sürmesi planlanan nano ilaç araştırması TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Nano ilacın kemoterapi, immunoterapi gibi yöntemleri tek bir yapıda toplayarak hastalıklı bölge üzerinde etkili olması hedefleniyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

NEAMWave21 Tsunami Tatbikatı 8 Mart’ta başlıyor

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 8-10 Mart 2021 tarihleri arasında Doğu Akdeniz’de düzenlenecek NEAMWave21 tsunami tatbikatında Tsunami Hizmet Sağlayıcı olarak katkı sunacak.

Enstitü, Atina Ulusal Rasathanesi ile eşgüdüm içerisinde kurgulanan Doğu Akdeniz’de Kıbrıs adası açıklarında 7.7 büyüklüğünde bir deprem senaryosu üzerinden Tsunami Hizmet Sağlayıcı olarak tatbikata dahil olacak ve dört saatlik zaman diliminde yedi ayrı mesajı ulusal ve uluslararası tüm paydaşlarına iletecek.

 

Share

Kandilli Rasathanesi 7/24 deprem ve tsunami takibinde

1-7 Mart Deprem Haftası devam ederken, dünyanın alanında önde gelenleri arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), 7 gün 24 saat aralıksız faaliyetlerini sürdürüyor. Modern sistem ve istasyonları sayesinde deprem ile buna bağlı oluşabilecek tsunamileri belirliyor ve ilgili kurumlara ulaştırıyor. Enstitü ayrıca 2001'de hayata geçirdiği "Deprem Erken Uyarı Sistemi" ile doğalgaz ve elektrik dağıtıcısı gibi kuruluşların erken uyarılarak, depremin neden olabileceği yıkıcı etkilerin azaltılması için de çalışıyor.

1-7 Mart tarihleri Türkiye'de Deprem Haftası olarak değerlendirilirken, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), 7 gün 24 saat deprem ile denizlerde buna bağlı oluşabilecek tsunamileri takip ediyor, raporluyor ve analiz ediyor. KRDAE, yeni takip istasyonları kurarken, mevcut sistemlerini de sürekli güncelliyor. Bununla beraber 2001'de faaliyete geçen 110 yer istasyonuna sahip "Deprem Erken Uyarı Sistemi" ile depremlerle oluşabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi için de faaliyetler yapılıyor. KRDAE Müdürü Prof. Dr.

Share

Ergene’nin su kalitesi için Boğaziçi’nde geliştirilen yazılım Avrupa nehirlerinde de kullanılacak

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Ulaş Tezel’in yürütücülüğünü yaptığı projede, Türkiye’nin en kirli akarsuyu olan Ergene Nehri’ndeki kirliliğin boyutu analiz edildi. Proje kapsamında Ağustos 2017’den Mayıs 2018’e kadar 75 ayrı noktadan dört mevsim boyunca su örnekleri alındı ve bölgede bulunan organize sanayi bölgelerinin atık sularını yeterli düzeyde arıtmadan nehre verdikleri gözlemlendi. Analiz edilen 250 tane kirleticinin her birinin kaynağının tespit edilmesinin yanı sıra nehirlerin su kalitesinin yönetiminde karar-destek sistemi işlevi görecek bir yazılım da geliştirildi. Tezel, ayrıca bu yazılımın yapay zekâ ile güçlendirildiği ve tüm Avrupa akarsu ağının su kalitesinin sürdürülebilir yönetimini hedefleyen uluslararası bir projede de yer alacak.

Ergene Nehri’ndeki kirliliği mikrokirleticiler düzeyinde inceleyen ilk sistematik araştırma olma özelliğini taşıyan projede, nehirdeki kirletici kaynakları tespit edildi ve Velimeşe, Çorlu Deri İhtisas, Ergene-1, Ergene-2 ve Büyükkarıştıran organize sanayi bölgelerinin kirlenmede etkilerinin yüksek olduğu belirlendi.

Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden Covid-19 Aile Araştırması

Belirsizliklere karşı güçlü olan ebeveynlerin karantina döneminde nitelikli zaman ve eğitim süreçlerini daha iyi yönettiği gözlendi.

Boğaziçi Üniversitesi, Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Mine Göl-Güven ve ekibi tarafından yürütülen, Covid-19 salgını ve karantina sürecinin çocuk sahibi olan ailelerinin yaşamlarına yansımalarını ortaya koyan araştırmanın üçüncü raporu yayımlandı. Covid-19 evde kalma süreci olarak bilinen 15 Mart-1 Haziran tarihlerinin bitiminde 323 ebeveynden  toplanan veriler analiz edildi.

 

Share

Daha hızlı, daha az maliyetli: Fintek

Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ceylan Onay Şahin, BÜMED Dergi’nin 246. sayısında günümüz finans dünyasında hızla yükselen ve kısaca “Fintek” olarak adlandırılan finansal teknoloji şirketlerini değerlendirdi. Fintek ekosisteminin dünyada ve Türkiye’de hızlı bir büyüme içinde olduğunu belirten Ceylan Onay Şahin, ‘’Dijital dönüşüm her sektörde olduğu gibi finansal hizmetler sektöründe de hızla gerçekleşiyor. Bu dönüşüm birçok sektörde COVID-19 ile hızlanmış olsa da finansal hizmetler sektöründe uzun zamandır süregelmekte. Öyle ki bankalar artık kendilerini birer teknoloji şirketi olarak da tanımlıyor’’ saptamasını yapıyor. Prof. Dr. Ceylan Onay Şahin’in yazısını Boğaziçi’nde Bilim okurlarına sunuyoruz:

Daha hızlı, daha az maliyetli: Fintek

Finansal hizmetlerdeki dijital dönüşümde mobilite, blokzincir, büyük veri, yapay zeka gibi teknolojiler etken olmakla beraber asıl itici gücün, 2008 krizi sonrası bankacılık sektörüne duyulan güvenin sarsılması ile müşterilerin alternatif ödeme ve finansal servis sağlayıcılarına talebinin artması olduğu söylenebilir.[1]
Keza Bitcoin’in ilk ortaya çıkışı bu döneme denk gelir ve manifestosu da finansal hizmetlerdeki güven mekanizmalarının çalışması için merkezi otoritelerin gerekliliğini sorgular.[2]

Share

Boğaziçi'nde tasarlanan otonom araç projesi bildiğimiz tarımı değiştirebilir

Dr. Öğr. Üyesi Sinan Öncü, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2019’da kurduğu Akıllı ve Otonom Mobilite Laboratuvarı’nda geleceğin araçları için çalışıyor. Yüksek lisans ve doktora düzeyinde yaklaşık 10 öğrencisinden oluşan ekibe liderlik eden Öncü; drone, robotik, yapay zeka ve otonom araçlar teknolojisinden faydalanan yeni bir akıllı tarım projesi için de kolları sıvadı. Avrupa Birliği (AB) ve TÜBİTAK’tan destek alan projeyle tarım arazilerinde her bir bitkiye özel takip mümkün hale gelecek.

Hollanda Eindhoven Teknik Üniversitesi’ndeki doktora eğitiminin ardından Türkiye’ye dönen Dr. Öğr. Üyesi Sinan Öncü, otonom araç teknolojilerine tutkun bir bilim insanı. Bir dönem Türkiye’de dünya otomotiv sektörünün önde gelen şirketlerinden birinde çalışan ve 2019’da Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü akademik kadrosuna katılan Öncü, kurduğu ve direktörlüğünü yürüttüğü Akıllı ve Otonom Mobilite Laboratuvarı’nda geleceğin araçlarını tasarlıyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Ferhunde Özbay’ın anısına verilen makale ödülünü Dr. Taylan Acar kazandı

Nüfusbilim Derneği tarafından verilen “Ferhunde Özbay Makale Ödülü”nün bu yılki sahibi Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Taylan Acar oldu. Çalışmasında Türkiye’de kadınların eğitim durumu ile evlenme davranışlarının ilişkisini inceleyen Acar, son yıllarda aile kurma süreçlerinde yaşanan dönüşümün temel nedeninin kadınların artan oranlarda yükseköğretime katılması olduğunu söylüyor.

2015 yılında kaybettiğimiz ve vefatından kısa bir süre öncesine dek Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde ders vermiş olan Emeritus Prof. Dr. Ferhunde Özbay, Türkiye’nin ilk kadın nüfusbilim uzmanları arasında sayılıyor. Nüfusbilimin yanı sıra göç, aile, kadın emeği, kent, sosyal tarih alanlarında da çalışmalar yürütmüş olan Özbay’ın anısına Nüfusbilim Derneği tarafından 2018 yılından bu yana “Ferhunde Özbay Makale Ödülü” veriliyor.

Kadınların eğitim düzeyi evlilik kararlarını nasıl etkiliyor?

Share

Boğaziçili bilim insanı karaciğer-dostu ilaçlar için araştırmalara başladı

Bu yıl TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programına, Boğaziçi Üniversitesi’nden seçilen üç genç bilim insanından biri de kimya bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş oldu. Biyoinorganik kimya alanında çalışmalarını sürdüren bilim insanı, TÜBİTAK’tan 750 bin TL destek sağlanan projesiyle, karaciğere zarar veren ilaçların etkilerini anlayarak, bu organı daha iyi koruyan yeni ilaçların geliştirmesinde kullanılacak yeni bir test platformu için çalışacak. Bu sayede kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan birtakım güçlü ilaçların, karaciğer dostu hale gelmesi sağlanabilecek.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programı kapsamında bu yıl Boğaziçi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar ve Dr. Öğr. Üyesi Nazan İleri Ercan seçildi. Bu kapsamda bilim insanlarına çalışmaları için maddi destek sağlanırken, projelere dahil olan doktora öğrencilerine de burs desteği verilecek.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçi Üniversitesi’nden Türkiye’nin 81 kentindeki binaların enerji verimliliği için kapsamlı araştırma

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Beliz Özorhon yürütücülüğünde sürdürülen ‘’Prototip Bir Binanın Türkiye’nin Tüm Şehirlerine Yönelik Optimum Yalıtım Kalınlığının Stokastik Bir Yaklaşımla Belirlenmesi’’ başlıklı BAP projesi ile ülkemizdeki 81 kentte binalar için gerekli optimum yalıtım kalınlığı analiz edilerek enerji tasarrufunu ve enerji verimliliğini artıracak uygulamaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor.

1960’lardan bu yana dünya genelinde enerji tüketimi büyük artış gösteriyor. ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde toplam enerji tüketiminin yüzde 40’ı binalardan geliyor. Binalardaki enerji tüketimi küresel çapta sera gazı salınımının ise yüzde 10’unu oluşturuyor. Ülkemizde enerji kullanım miktarı dünya ile paralel olarak yıllar içerisinde düzenli bir artış sergilemekte. Türkiye, OECD ülkeleri arasında yıllık enerji tüketimi artışında ilk sırada ve önümüzdeki 10 sene içerisinde yüzde 50 artış bekleniyor.

Mühendislik Fakültesi
Share

Pages